http://www.hipnoterapi.com http://www.hipnoterapi.com
http://www.hipnoterapi.com Uzm.Psikolog Tuncay Özer'in Kariyeri Hipnoz Hakkında Bilimsel ve Deneysel Videolar ve Belgeseller Gevşeme Müzikleri MP4 Formatında Uzm.Psikolog Tuncay ÖZER'in resimleri Randevu için bilgiler,adres ve telefonlar

Hipnoz Uygulama Örnekleri

Hipnoz hakkındaki sık sorular ve yanıtları

Hipnozu yaşayanlar ne diyor

Hipnozu yaşayanların deneyimleri

Hipnozda ne tür değişiklikler meydana gelir

Hipnoz hangi hastalık ve problemlerde kullanılır?

Hipnoz ne kadar etkilidir? Bilimsel araştırmaların sonuçları

Hipnozun Tarihi

Hipnozun Tarihi

Hipnotik Fenomenler

Hipnoz Hakkında Bilimsel Makaleler

Ericksonian Hipnoz ve Psikoterapi

Psikoterapi nedir ne değildir?

Sigara Bağımlılığında % 90 Başarılı bir Yöntem. Endorfin tedavisi

Rüya Analizleri

Gevşeme Yöntemleri

neurofeedback yöntemi

Meditasyon

Dost Siteler

Güzel Sözler,sevdiğim sözler






 

O BİR ZAMANLAR BEN ASLA İNGİLİZCE ÖĞRENEMEM DİYORDU!

   

İngilizceyi bir çok insan okulda veya kurslarda derslerde adeta unutmak için öğreniyor. İnsanlar İngilizceyi özelliklede grameri defalarca öğrenip öğrenip unutuyorlar. Konuşmak zorunda kaldıklarında kelime ve cümle ağızdan bir türlü çıkmıyor. Çünkü bir cümle konuşmak için beyinlerindeki bir çok bilgiyi (gramer) geri getirmeleri gerekiyor. Diyelim ki bilgiyi bir araya getirdiler bu seferde yanlış söyleme korkusu ile kelime veya cümle ağızdan çıkamıyor. Haydi diyelim ki yanlış söyleme korkularını bir şekilde aştılar. Bu seferde hatırladıkları bilginin doğru olup olmadığından emin olamıyorlar. Bu durum İngilizce beyne bir bilgi olarak yerleştirildiğinde her zaman hemen hemen herkeste görülen bir durum. Oysa dil bu kadar zor bir şey olsaydı çocukların bunu çok zor öğrenmesi ve ancak 40 yaşlarında konuşmaya başlamaları gerekirdi. Çocuklar dili çok hızlı ve kolay şekilde öğrendiklerine göre dil aslında çok kolay bir şey. Çocuklar dili bir bilgi olarak öğrenmiyorlar. Burada işte benim yaptığım dili öğretirken beyni çocuk modunda kullanmaktır. Dil öğrenmede önemli olan yetenek beyni çocuk modunda çalıştırabilmektir. Ben danışanlarıma bunu öğretiyorum.

İngilizce günümüzde bir çok insan için çok büyük bir ihtiyaç bir çok insan için ise kabus gibi bir şey. Daha doğrusu yanlış eğitim sistemleri İngilizceyi bir kabusa çevirebiliyor. İngilizce ile başı belada olan bir çok insan gördüm. Klasik eğitim sisteminde öğrencilere ilk önce gramer öğretiliyor. Ancak yabancı bir dili konuşmanın ve anlayabilmenin keyfi öğretilemiyor. Gramer ile bir dilin yapısını öğrenebilirsiniz. Bir dilin yapısını bilmek başka şeydir o dili akıcı şekilde konuşabilmek anlayabilmek başka şeydir. İngilizce ve Türkçe'nin gramer olarak yapısı oldukça farklıdır. İşte bir çok öğrenci bu farklılığın kurbanı olur. Örneğin kendisine bir şey sorulduğunda doğru cümleyi bulmak ve yanıt vermek için öğrencinin zihninden bir çok formül bir çok bilgi (gramer ile ilgili) o anda karma karışık olur. Çünkü dili gramer üzerinden öğrenmeye çalışmaktadırlar. Oysa doğrusu dili gramer üzerinden değil de anlam üzerinden öğrenmektir. (çocukların dili öğrenme sistemi). İşte ben insanlara dili anlam üzerinden öğretmenin doğru olduğuna inanıyorum. Diyeceksiniz ki gramer olmadan bir dil nasıl öğrenilebilir? Bebekler ve çocuklar nasıl öğreniyorsa öyle öğrenilebilir. Gramer daha çok öğrenilen değil anlaşılan bir şeydir. Gramer anlaşıldıkça da otomatikleşir. Öğrendiğimiz bazı şeyler otomatikleştiğinde dil akıcı hale gelir.

Şunu söylemeliyim ki ben hiç kimseye İngilizce öğretmiyorum. Ben sadece İngilizce ile başı belada olan insanlara yardımcı oluyorum. Şimdi İngilizce ile başı belada olan bir danışanım ile yaptığımız çalışmayı örnek vererek ne demek istediğimi anlatmaya çalışayım. Danışan bu sayfalarda gerçek isminin belirtilmesinde bir sakınca görmediği için bende bu sayfada onu gerçek ismi ile anacağım. Danışan (Levent Büyükince) Yeditepe Üniversitesi İngilizce hazırlık sınıfı öğrencisi idi. Hayatı boyunca İngilizce öğrenmeye çalışmış ancak sonuç olarak asla İngilizceyi öğrenebileceğine inanmadığı için okulunu bırakmaya hazırlanıyordu. Bu duygularla bana gelmişti. Ancak benim de ona İngilizce öğretebileceğime inanmıyordu. Çünkü ilkokuldan bu yana İngilizce eğitimi (özel dersler) alıyordu ancak aklında neredeyse hiç bir şey kalmıyordu. Oysa Levent çok zeki. İngilizce dışında her şeyi çok çabuk öğrenebiliyor. İngilizceden nefret ettiği fazlası ile belli olan bir öğrenciydi o. Levent şu anda İngilizceyi çok seviyor ve İngilizce hazırlık sınıfını başarı ile bitirdi.

Kendisi ile 10 seanslık bir çalışma yaptık. Bu 10 seans 3 ayda gerçekleştirilmiştir. Kendisi ile klasik hipnozu da hiç kullanmadık. Ancak hipnotik teknikler kullandık. Klasik hipnoza  gerek kalmadı. Klasik hipnozdan çok daha başarılı ve hızlı sonuçlar verebilecek teknikler kullandık. Örneğin hiç defter ve kitap kullanmadık. Çalışma mataryalimiz İngilizce bazı videolar oldu.  Kendisinin bilgisayarına dili öğrenmeyi kolaylaştırıcı bazı programlar yükledim. İngilizceyi öğrenen insanların kafasını karıştıran konuları basit, anlaşılabilir ve somut bir şekilde anlattım. Dili öğrenirken öğrendiğimiz hiç bir şey belirsiz olmamalı. Dili öğrenirken öğrenme anında zihnimizde hiç bir belirsizlik olmamalı. Çünkü beynimiz belirsiz bilgileri sevmez ve unutma eğilimindedir. Ona verdiğim her bilgi açık, net ve somut olduğu için beyni bilgileri reddetmedi. Levent biraz mühendis zihinli ve analitik bir genç olduğu için bir bilgi soyut ve muğlak olduğunda beyni öğrenmekte zorlanıyordu. Bende İngilizceyi ona somutlaştırarak ve netleştirerek anlattığım için artık öğrenmekte zorlanmıyordu. Yani Levent artık İngilizceyi öğrenmiyor anlıyordu. Bunu yapabileceğine bir zamanlar kendisi asla inanmıyordu.

Levent İngilizce hazırlık sınıfını geçtiği günlerde bende siteye İngilizce eğitimi konusunda bir sayfa yapmayı düşünüyordum. Levent'in durumunu örnek göstererek bu konuyu daha iyi açıklayabileceğimi düşündüm ve kendi durumunu sitede açıklamam için kendisinden izin istedim. Kendisi de bana aşağıdaki yazıyı (italik yazılmıştır) mail olarak gönderdi. Bu sayfaya katkıda bulunmak istediğini söyledi.

İsmim Levent Büyükince.Yeditepe Üniversitesinde öğrenciyim. Çocukluğumdan  itibaren sürekli olarak ailem tarafından İngilizce öğrenmem için baskı yapıldı. İlk başlarda kendi isteğimle de çalışıyordum ancak yapamıyordum. Daha sonrasında eğitim dili İngilizce olan bir üniversiteyi  kazanmam benim için içinden çıkılmaz bir hal almıştı ki bunun sebebi benim İngilizceyi  öğrenemememdi.. Bu noktada başladı Tuncay hocamın bana yardımları hiçbir şekilde klasik ders çalışma yöntemlerini kullanmadan ve daha önemlisi benim sıkılmama neden olmayacak şekildeki öğrenme yöntemlerini benimle paylaşması . Benim tatmin olabileceğim bir sürede ve eğlenerek aynı zamanda edindiğim altyapıyı hiçbir zaman unutturmayacak şekilde farklı yöntemlerle İngilizceyi öğrendim ve öğreniyorum. Daha önceden kafamda olan ben İngilizce öğrenemem başlığını silip, dilin ne kadar yararlı ve aynı zamanda kolay bir iletişim aracı olduğu artık beynimde yer etmişti. Ben bu şekilde bir şeyin olabileceğine ilk seanslarımızda inanmıyordum. Ancak şuan iyi ki böyle yetenekli ve kendi mesleğinde en iyilerden  biri olan Tuncay hocamla tanışmışım ve eğitim almışım diyorum. Ve artık bir şeye daha inanıyorum eğer bir şeyi  severek ve isteyerek yaparsanız onu er  yada geç başarırsınız tabiî bunu için iyi bir klavuz şart.Tüm bunların yanında bana hayata nasıl daha olumlu bakacağımı ve hiçbir olumsuzluğun insanın yüzündeki gülümsemeyi gideremeyeceği gerçeğini de öğretti. Kişiliğimin oluşmasında  çok yararının da olduğunu düşünüyorum bu noktada. Kendisine  her şey  için teşekkür ederim.

Unutmadan söyleyeyim. Levent ile yaptığımız msn görüşmesinde Levent'in çok yakında babası ile birlikte yurt dışına iş gezisine gideceğini öğrendim. Levent yurt dışına çıkarak İngilizce konuşmak için sabırsızlandığını söyledi. İngilizceden bu kadar nefret eden biri artık İngilizce konuşmak için sabırsızlanıyordu.

Sonuç olarak size şunu çok açık ve net söyleyebilirim. İngilizce ile başınız dertte ise, bir türlü İngilizcenize ilerletemiyorsanız  ve Levent'in başardığını başarmak istiyorsanız ve başarabileceğinize inanıyorsanız beni arayabilirsiniz. En fazla 16 seansta  İngilizce bir filmi hiç bir altyazı olmadan anlayabilecek düzeye İngilizcenizi getirebilirsiniz. Bu durum tarafımızdan garanti edilmektedir. Eğer İngilizce düzeyinizde tatmin edici bir gelişme olmaz ise ücretiniz iade edilmektedir.

Yazan: Uzm.Psikolog Tuncay ÖZER

 

 

 
   
 

©Copyright 2001-2009 Uzm.Psikolog Tuncay Özer. Tüm hakları saklıdır.