|
İngilizceyi bir çok insan
okulda veya kurslarda derslerde adeta unutmak için öğreniyor.
İnsanlar İngilizceyi özelliklede grameri defalarca öğrenip öğrenip
unutuyorlar. Konuşmak zorunda kaldıklarında kelime ve cümle ağızdan
bir türlü çıkmıyor. Çünkü bir cümle konuşmak için beyinlerindeki bir
çok bilgiyi (gramer) geri getirmeleri gerekiyor. Diyelim ki bilgiyi
bir araya getirdiler bu seferde yanlış söyleme korkusu ile kelime
veya cümle ağızdan çıkamıyor. Haydi diyelim ki yanlış söyleme
korkularını bir şekilde aştılar. Bu seferde hatırladıkları bilginin
doğru olup olmadığından emin olamıyorlar. Bu durum İngilizce beyne
bir bilgi olarak yerleştirildiğinde her zaman hemen hemen herkeste
görülen bir durum. Oysa dil bu kadar zor bir şey olsaydı çocukların
bunu çok zor öğrenmesi ve ancak 40 yaşlarında konuşmaya başlamaları
gerekirdi. Çocuklar dili çok hızlı ve kolay şekilde öğrendiklerine
göre dil aslında çok kolay bir şey. Çocuklar dili bir bilgi olarak
öğrenmiyorlar. Burada işte benim yaptığım dili öğretirken beyni
çocuk modunda kullanmaktır. Dil öğrenmede önemli olan yetenek beyni
çocuk modunda çalıştırabilmektir. Ben danışanlarıma bunu
öğretiyorum.
İngilizce günümüzde bir çok
insan için çok büyük bir ihtiyaç bir çok insan için ise kabus gibi
bir şey. Daha doğrusu yanlış eğitim sistemleri İngilizceyi bir
kabusa çevirebiliyor. İngilizce ile başı belada olan bir çok insan
gördüm. Klasik eğitim sisteminde öğrencilere ilk önce gramer
öğretiliyor. Ancak yabancı bir dili konuşmanın ve anlayabilmenin
keyfi öğretilemiyor. Gramer ile bir dilin yapısını öğrenebilirsiniz.
Bir dilin yapısını bilmek başka şeydir o dili akıcı şekilde
konuşabilmek anlayabilmek başka şeydir. İngilizce ve Türkçe'nin
gramer olarak yapısı oldukça farklıdır. İşte bir çok öğrenci bu
farklılığın kurbanı olur. Örneğin kendisine bir şey sorulduğunda
doğru cümleyi bulmak ve yanıt vermek için öğrencinin zihninden bir
çok formül bir çok bilgi (gramer ile ilgili) o anda karma karışık
olur. Çünkü dili gramer üzerinden öğrenmeye çalışmaktadırlar. Oysa
doğrusu dili gramer üzerinden değil de anlam üzerinden öğrenmektir.
(çocukların dili öğrenme sistemi). İşte ben insanlara dili anlam
üzerinden öğretmenin doğru olduğuna inanıyorum. Diyeceksiniz ki
gramer olmadan bir dil nasıl öğrenilebilir? Bebekler ve çocuklar
nasıl öğreniyorsa öyle öğrenilebilir. Gramer daha çok öğrenilen
değil anlaşılan bir şeydir. Gramer anlaşıldıkça da otomatikleşir.
Öğrendiğimiz bazı şeyler otomatikleştiğinde dil akıcı hale gelir.
Şunu söylemeliyim ki ben hiç
kimseye İngilizce öğretmiyorum. Ben sadece İngilizce ile başı belada
olan insanlara yardımcı oluyorum. Şimdi İngilizce ile başı belada
olan bir danışanım ile yaptığımız çalışmayı örnek vererek ne demek
istediğimi anlatmaya çalışayım. Danışan bu sayfalarda gerçek isminin
belirtilmesinde bir sakınca görmediği için bende bu sayfada onu
gerçek ismi ile anacağım. Danışan (Levent Büyükince) Yeditepe
Üniversitesi İngilizce hazırlık sınıfı öğrencisi idi. Hayatı boyunca
İngilizce öğrenmeye çalışmış ancak sonuç olarak asla İngilizceyi
öğrenebileceğine inanmadığı için okulunu bırakmaya hazırlanıyordu.
Bu duygularla bana gelmişti. Ancak benim de ona İngilizce
öğretebileceğime inanmıyordu. Çünkü ilkokuldan bu yana İngilizce
eğitimi (özel dersler) alıyordu ancak aklında neredeyse hiç bir şey
kalmıyordu. Oysa Levent çok zeki. İngilizce dışında her şeyi çok
çabuk öğrenebiliyor. İngilizceden nefret ettiği fazlası ile belli
olan bir öğrenciydi o. Levent şu anda İngilizceyi çok seviyor ve
İngilizce hazırlık sınıfını başarı ile bitirdi.
Kendisi ile 10 seanslık bir
çalışma yaptık. Bu 10 seans 3 ayda gerçekleştirilmiştir. Kendisi ile
klasik hipnozu da hiç kullanmadık. Ancak hipnotik teknikler
kullandık. Klasik hipnoza gerek kalmadı. Klasik hipnozdan çok
daha başarılı ve hızlı sonuçlar verebilecek teknikler kullandık.
Örneğin hiç defter ve kitap kullanmadık. Çalışma mataryalimiz
İngilizce bazı videolar oldu. Kendisinin bilgisayarına dili
öğrenmeyi kolaylaştırıcı bazı programlar yükledim. İngilizceyi
öğrenen insanların kafasını karıştıran konuları basit, anlaşılabilir
ve somut bir şekilde anlattım. Dili öğrenirken öğrendiğimiz hiç bir
şey belirsiz olmamalı. Dili öğrenirken öğrenme anında zihnimizde hiç
bir belirsizlik olmamalı. Çünkü beynimiz belirsiz bilgileri sevmez
ve unutma eğilimindedir. Ona verdiğim her bilgi açık, net ve somut
olduğu için beyni bilgileri reddetmedi. Levent biraz mühendis
zihinli ve analitik bir genç olduğu için bir bilgi soyut ve muğlak
olduğunda beyni öğrenmekte zorlanıyordu. Bende İngilizceyi ona
somutlaştırarak ve netleştirerek anlattığım için artık öğrenmekte
zorlanmıyordu. Yani Levent artık İngilizceyi öğrenmiyor anlıyordu.
Bunu yapabileceğine bir zamanlar kendisi asla inanmıyordu.
Levent İngilizce hazırlık
sınıfını geçtiği günlerde bende siteye İngilizce eğitimi konusunda
bir sayfa yapmayı düşünüyordum. Levent'in durumunu örnek göstererek
bu konuyu daha iyi açıklayabileceğimi düşündüm ve kendi durumunu
sitede açıklamam için kendisinden izin istedim. Kendisi de bana
aşağıdaki yazıyı (italik yazılmıştır) mail olarak gönderdi. Bu
sayfaya katkıda bulunmak istediğini söyledi.
İsmim Levent Büyükince.Yeditepe
Üniversitesinde öğrenciyim. Çocukluğumdan itibaren sürekli olarak
ailem tarafından İngilizce öğrenmem için baskı yapıldı. İlk başlarda
kendi isteğimle de çalışıyordum ancak yapamıyordum. Daha sonrasında
eğitim dili İngilizce olan bir üniversiteyi kazanmam benim için
içinden çıkılmaz bir hal almıştı ki bunun sebebi benim İngilizceyi
öğrenemememdi.. Bu noktada başladı Tuncay hocamın bana yardımları
hiçbir şekilde klasik ders çalışma yöntemlerini kullanmadan ve daha
önemlisi benim sıkılmama neden olmayacak şekildeki öğrenme
yöntemlerini benimle paylaşması . Benim tatmin olabileceğim bir
sürede ve eğlenerek aynı zamanda edindiğim altyapıyı hiçbir zaman
unutturmayacak şekilde farklı yöntemlerle İngilizceyi öğrendim ve
öğreniyorum. Daha önceden kafamda olan ben İngilizce öğrenemem
başlığını silip, dilin ne kadar yararlı ve aynı zamanda kolay bir
iletişim aracı olduğu artık beynimde yer etmişti. Ben bu şekilde bir
şeyin olabileceğine ilk seanslarımızda inanmıyordum. Ancak şuan iyi
ki böyle yetenekli ve kendi mesleğinde en iyilerden biri olan
Tuncay hocamla tanışmışım ve eğitim almışım diyorum. Ve artık bir
şeye daha inanıyorum eğer bir şeyi severek ve isteyerek yaparsanız
onu er yada geç başarırsınız tabiî bunu için iyi bir klavuz
şart.Tüm bunların yanında bana hayata nasıl daha olumlu bakacağımı
ve hiçbir olumsuzluğun insanın yüzündeki gülümsemeyi gideremeyeceği
gerçeğini de öğretti. Kişiliğimin oluşmasında çok yararının da
olduğunu düşünüyorum bu noktada. Kendisine her şey için teşekkür
ederim.
Unutmadan söyleyeyim. Levent
ile yaptığımız msn görüşmesinde Levent'in çok yakında babası ile
birlikte yurt dışına iş gezisine gideceğini öğrendim. Levent yurt
dışına çıkarak İngilizce konuşmak için sabırsızlandığını söyledi.
İngilizceden bu kadar nefret eden biri artık İngilizce konuşmak için
sabırsızlanıyordu.
Sonuç olarak size şunu çok
açık ve net söyleyebilirim. İngilizce ile başınız dertte ise, bir
türlü İngilizcenize ilerletemiyorsanız ve Levent'in
başardığını başarmak istiyorsanız ve başarabileceğinize
inanıyorsanız beni arayabilirsiniz. En fazla 16 seansta
İngilizce bir filmi hiç bir altyazı olmadan anlayabilecek düzeye
İngilizcenizi getirebilirsiniz. Bu durum tarafımızdan garanti
edilmektedir. Eğer İngilizce düzeyinizde tatmin edici bir gelişme
olmaz ise ücretiniz iade edilmektedir.
Yazan: Uzm.Psikolog Tuncay ÖZER
|