Hipnozla Fobi Tedavisi

Fobi Nedir?

Fobiler, belli bir mantığa ya da deneyime dayanmamasına rağmen anlamsız bir şekilde ortaya çıkan ve yinelenen korkular olarak nitelendirilebilir. Örneğin çocukluğunda okulda gördüğü iri yapılı bir örümcek tarafından ısırılan, zehirlenen bir kişinin örümceklerden korkması ve bu korkunun hayatı olarak devam etmesi spesifik bir olaya, tecrübeye dayanmaktadır. Dolayısıyla bu korkuyu ‘fobi’ olarak adlandırmak doğru olmaz. Ama böyle bir olay yaşamadığı halde annesinin örümceklerden korkmasını ve ufacık bir örümcek gördüğü zaman bile sıçrayarak sandalye tepelerine çıkmasını görmüş olan çocuk, mantıklı kabul edilebilecek bir sebebe ya da tecrübeye sahip olmadığı halde örümceklerden korkmaya başlayabilir. Zaman içinde ilerleyen ve örümcekleri düşündüğünde bile nefesinin kesilmesine, heyecanlanmasına,  ölecek gibi hissetmesine, kalp atış hızının artmasına neden olan bu korku araknafobia ya da daha doğrusu araknofobi ya da örümcek korkusu olarak tarif edilebilir.

Bütün fobiler temelde bu şekilde ortaya çıkar ve gelişir. Tabi fobinin ortaya çıkmasını sağlayan farklı durumlar olabilir. Yukarıda verdiğimiz örümcek fobisi örneği, öğrenilmiş bir fobidir. Ama uçağa binmek üzereyken tansiyonu yükselerek fenalık geçiren ve uçak fobisi, uçuş fobisi geliştiren kişi edinilmiş fobinin sahibidir. Hayatının bundan sonraki döneminde uçak gördüğünde ya da uçmaktan bahsedildiğinde tansiyonunun yükseldiği durumdaki belirtilerin aynısını yaşadığını hissedecek,  ölmek üzere olduğunu düşünecektir. Zaten birçok fobide gösterilen ortak belirtiler kalp atışının hızlanması, ağız kuruluğu, terleme, klostrofobi ve panik atak gibi belirtilerdir.

Kısacası bazı durumlarda hayatımızı devam ettirmek için gerekli olan korkuların (örneğin vahşi hayvanlardan, köpeklerden korkmak hayatı olumsuz biçimde etkilemez, çoğu durumda faydalıdır) aksine, kontrolden çıkan ve aslında normal şartlarda hiçbir olumsuz etkisi olmayan durumlarda (uçuş korkusunda uçağa binmek hatta uçağı düşünmek gibi durumlarda) aşırı derecede endişe ve korku hissedilmesi, kalp atışlarının hızlanması, nefes almakta zorlanılması gibi fiziksel belirtiler gösterilmesi, bu durumların düşünsel olarak kontrol edilememesi, kişinin fobi sahibi olduğunun belirtisi olarak kabul edilebilir.

Hipnozla Fobi Tedavisi

Fobiler ya da korkular söz konusu olduğunda en etkili tedavi yönteminin hipnoz ile tedavi yani hipnoterapi yöntemi olduğu söylenebilir. Hatta neredeyse psikolojik temelli bütün sorunlar için bu söylenebilir. Örneğin şişmanlık ve aşırı yeme söz konusu olduğunda da diyetlerle ya da ilaçlarla kilolardan kurtulmaya çalışmak, yeme güdüsünü bastırmak çok zor olabilir. Ama hipnoterapi ile bu beslenme tarzının sağlıksız ve gereksiz olduğu fikrinin bilinçaltına yerleştirilmesi,  önceden öğrenilmiş olan davranışların veya alışkanlıkların yeniden düzenlenmesi mümkün olmaktadır. Dolayısıyla farklı diyetlerle ya da ilaçlarla aşırı yeme, şişmanlık sorunlarıyla başa çıkamayan kişiler birkaç seans hipnoz tedavisi alarak problemlerinden kalıcı olarak kurtulabilirler.

Fobiler için de aynı mantık geçerlidir. Bu korkuların ortaya çıkmasına ve belli bir durumla özdeşleştirilmelerine neden olan bazı sebepler vardır. Hipnoanaliz yöntemleriyle sorunun temeline inilir ve problemin ortaya çıkmasına neden olan kaynak tespit edilir. Daha sonra kişinin bilinçaltı düzeyinde bu durumların ve olayların tekrar yorumlanmasını, düzenlenmesini, modifiye edilmesini sağlayacak olan telkinler verilir. Böylece kişinin uçak fobisi, örümcek fobisi gibi farklı fobilerinin ortaya çıkmasına neden olan olayları, düşünce kalıplarını ya da davranış alışkanlıklarını değiştirmesi sağlanmış olur. Bu da söz konusu olan fobinin ya da başka psikolojik sorunların kalıcı şekilde ortadan kaldırılması anlamına gelir.

Hipnozun İşe Yaraması İçin Gerekenler

Hipnoz bilimsel bir yöntemdir ve filmlerde, televizyon programlarında yansıtılanın aksine kişinin bilincini tamamen kaybetmesini ve verilen her telkini, bir anlamda emri uygulamaya koyması değildir. Kişiler hipnoz altındayken bilinçaltlarına ulaşılmasını sağlayan bir kapıyı açmış gibilerdir ama bu bilinçlerini tamamen kaybettikleri anlamına gelmez. Yani hipnoterapi yönteminden faydalanmak isteyen kişinin sorunundan ya da hastalığından kurtulmayı kendisinin istemesi, verilen telkinlerin o kişinin etik değerleriyle ya da sosyal değerleriyle çatışmayan telkinler olması gerekir. Aksi halde hipnoz ile tedavi yönteminden başarılı bir sonuç almak mümkün olmayacaktır.

Diğer bir konu ise tedavinin süresi, tedavinin kaç seans süreceği konusudur. Buna kesin cevap vermek de mümkün değildir. Örneğin belli bir sorun için ‘5-8 seans yeterli olacaktır’ türünde bir şeyler söylenebilir ama hipnoterapistler bunu tercih etmezler. Çünkü açıkta görünen fobinin, hastalığın ya da alışkanlığın ortaya çıkmasına neden olan sebep yüzeysel olabileceği gibi çok derinlerde gömülü ve yerleşik kalıp halini almış düşünceler, tecrübeler olabilir. Dolayısıyla aynı sorun nedeniyle hipnoterapiste giden kişilerden bir tanesinin sorunu tek seansta çözülürken diğerinin 8-10 seans yapması gerekebilir. Bu nedenle etik olarak tedavi için belli bir seans sayısı vermek doğru olmaz. Ama psikolojik temelli tüm sorunların çözümünde hipnoterapi yönteminin çok etkili olduğu ve diğer yöntemlerden daha kısa sürede ve kesin olarak sonuca ulaşacağı söylenebilir. Tabi bu durum yazımızın konusu olan korkular ve fobiler için de geçerlidir. Fobilerinizden kurtulmayı istemeniz, hipnoterapi yöntemine ve uygulamayı yapacak olan hipnoterapiste güvenmeniz, fobinizden mümkün olan en kısa sürede ve kalıcı olarak kurtulmanızı sağlayacaktır.

fobi-tedavisi

Borderline Kişilik Bozukluğu Hipnozla Tedavisi

27 yaşında bir erkek olan danışanın (G.İ) başlıca sorunları aşağıda sıralanmıştır. 1- İnsanlarla iletişim …

Telkinle Tedavi Nedir?

Telkinle tedavi, telkin gücünü kullanarak bazı sağlık sorunlarından kurtulmanızı sağlamayı hedefleyen tedavi tekniği …

Telkin Nedir?

Telkin, şuur dışı bir süreçte kişilerdeki belli fikirlerin ya da fiziksel bazı durumların değiştirilmesini sağlamak …