Hipnozla İngilizce

Hipnoterapi seansları ile birlikte ingilizce öğrenmek ister misiniz?

İngilizce ders olduğunda zor olabilir. Ve siz de İngilizcenin bu yüzü ile karşılaştığınız için zorlanıyor olabilirsiniz. İngilizceyi zorlaştıran ana şey, İngilizce eğitimine gramer ile başlanmasıdır. Bunaltının asıl kaynağı budur. Aşağıdaki resim google görsellerde “english grammer” diye arama yaptığımızda karşımıza çıkan bir resimdir. Bu resim klasik İngilizce eğitimi hakkında insanların neler hissettiğini çok güzel anlatmaktadır.

Bize göre dili yanlış eğitim öğretim yöntemleri zorlaştırır. Dil zor bir şey olsaydı bebeklerin ve çocukların dili çok zor öğrenmeleri gerekirdi. Oysa en kolay onlar öğrenmektedir.
Klasik yöntemlerin bunalttığı insanlar bunaltının da etkisi ile bu bunaltıdan bir an önce kurtulmak için hızlandırılmış (bir haftalık yoğun kurslar) İngilizce kurslarını çözüm olarak düşünmeye başlarlar. Ancak diyelim ki acı bir şurup var ve şuruptan birazcık yavaş yavaş içtiniz ve mideniz bunaldı. Acı ve mide bulandıran şurubun şişesini ağzınıza dikip, şişenin tamamını en kısa sürede içmeniz bunaltıdan kurtulmanızı sağlayabilecek midir? Yoksa bunaltıyı ve hissettiğiniz acıyı arttıracak mıdır?

Ve klasik İngilizce eğitim sisteminde elde edilen sonuçlar mizah dergilerinin dikkatinden kaçmaz.
Bunaltıdan kurtulma çabaları (mucize arayışları) şu şekilde devam eder:
-Belki uyurken İngilizce öğrenebilirim.
(Acı şurubu belki uyurken içebilirim)
-Belki birisi bilinçdışı zihnime İngilizce bilgileri-kelimeleri yerleştirir de bende şu İngilizce illetinden kurtulurum şeklinde düşünmeye başlayabilirler.
(Acı şurubu belki damardan bana verebilecek birileri vardır.)
OYSA BİLİMSEL GERÇEKLER ŞUNLARDIR:
•İngilizceyi öğrenmek, bilinçdışı zihnin işi değildir.

  • Hipnoz esnasında dil öğrenmeniz mümkün değildir.
    (Bu acı ilacı damardan almak maalesef mümkün değildir)
  • Hipnoz durumunda kişinin gözleri kapalı olacağından İngilizcenin yazılışını görmesi mümkün değildir. İngilizce yazılışı ve okunuşu farklı bir dil olduğu için bu şekilde gözleri kapalı öğrenilemez.
  • Ayrıca Dünya’nın hiçbir yerinde hipnoz trans dil eğitiminde bir araç olarak kullanılamamaktadır. Kullanılması da gerek teorik olarak gerek bilimsel anlamda mümkün değildir.

Bazı web sitelerinde bilgiyi bilinçdışı zihne yerleştirdikleri şeklinde iddialar görürsünüz. Ancak her nedense aynı kişiler yada kuruluşlar nedense ilkokul mezunu kişileri eğitimlerine kabul etmezler. Acaba ilkokul mezunu kişilerde bilinçdışı zihin yok mu ki bu kişiler yada kuruluşlar ilkokul mezunlarını sistemlerine kabul etmiyorlar?
Lütfen her söylenilene her duyduğunuza inanmayınız. Önce duyduklarınızı iyi bir analizden ve mantık süzgecinden geçiriniz. Türkiye’de son yıllarda TV kanallarında gazetelerde “Artık İngilizce bir haftada öğrenilebiliyormuş” şeklinde bir çok reklamla karşılaşırsınız. Eğer İngilizce bir haftada öğrenilebilen bir şey olsa idi Türkiye’de bunu öğrenmeyen kalmazdı.
Hipnoz dil eğitiminde anca ancak kişi:
A)Bir İngilizce fobisi geliştirilmiş ise,

  1. B) İngilizce eğitimi ile ilgili yoğun kaygıları var ise,
  2. C) Dil eğitimi konusunda motivasyonu arttırmak için kullanılabilir.

Bu yukarıdaki amaçları gerçekleştirmek için de kişinin yapılacak testler sonucunda uygun (hipnoza yatkın) bulunması-olması gerekir.
Bizim Yöntemimizin Özellikleri Nelerdir?
Bizim yöntemimiz acı şurubu portakal suyuna karıştırarak içmeye benzer. Çünkü biz bu acı şurubun tadını değiştiriyoruz. Her birey için o bireye özel o bireyin içebileceği acı olmayan bir şurup hazırlıyoruz. (Eczacınızın tezgahın arkasında sizin için size özel bir ilaç hazırlaması gibi)
Bazılarınız bu noktada şöyle sorabilir: Peki sizin portakal suyunun içeriğinde neler var? Her zaman portakal suyu kullanmıyoruz. Bazen nar suyu, bazen şeftali, suyu bazen de kokteyl kullanıyoruz. Bazı küçük denemelerden sonra her danışanımızın seveceği, danışanımızın ağız tadına uygun bir kokteyl mutlaka hazırlıyoruz. Tabi ki bu kokteylin içindeki İngilizce miktarı da kişiden kişiye değişiyor.
Şu an buraya Amerikalı 4 yaşlarında bir çocuğu getirsek Türkiye’deki yıllardır İngilizce eğitimi alan bir çok insandan çok daha iyi ve çok daha akıcı bir İngilizceye sahip olacağını tahmin etmek hiç zor olmasa gerek. İşte biz size bu Amerikalı çocuğun yaşadığı ana dili ortamının bir simülasyonunu sunuyoruz. Bir pilot nasıl ki Airbus uçağını kullanmayı bir simülatörde öğreniyorsa sizde simülatörde dili öğreniyorsunuz. Bu Amerikalı çocuk İngilizceyi öğrenmek adına Amerika’da her ne ile karşılaşıyorsa sizde simülatörde bir benzeri ile karşılaşıyorsunuz. Örneğin simülatör size Amerikalı çocukların izlediği filmleri izletiyor. (Ancak izlerken mutlaka anlıyorsunuz. İzlerken anlamanız için simülatör Türkçe açıklamalar yapıyor. İzlediklerinizi anlamaya çalışırken karnınıza ağrılar girmiyor., bunaltı hissetmiyorsunuz) Çocukların dinlediği hikayeleri, masalları çocukların dinlediği ve öğrendiği tekerlemeleri dinliyor ve öğreniyorsunuz. Çocuklar ilk önce hangi kelimeleri öğreniyor ise sizde ilk önce onları öğreniyorsunuz. Bir çocuk dile nasıl ve hangi açıdan bakıyorsa sizde aynı şekilde bakmaya başlıyorsunuz. Çocuk dilden hangi tadı alıyorsa sizde aynı tadı alıyorsunuz.
Simülatör bir gün önce öğrendiğiniz herhangi bir kelimeyi veya bilgiyi her gün karşınıza ortalama 100 sefer çıkarıyor.
Bir hafta içinde o bilgi veya kelime ile 700 sefer karşılaşıyorsunuz.
Bir ay içinde o bilgi veya kelime ile 2800 sefer karşılaşıyorsunuz.
Bir yıl içinde 33.600 sefer karşınıza çıkıyor.
Ve bu karşılaşmalarınızı hayatınızın son gününe kadar sürdürüyorsunuz.
Bu kadar fazlaca hemen hemen her yerde karşınıza çıkan bir bilgiyi/kelimeyi unutabilir misiniz?
Simülatör öğrenilen bilgileri televizyonunuzda, cep telefonunuzda arabanızın navigasyon cihazında, sabahleyin banyoda traş olurken aynanızda, kırmızı ışıkta beklerken, yolda yürürken vs.vs bir çok yerde karşınıza çıkarabiliyor. Bizim sistemimiz bilgiyi kişinin sadece bilinçdışı zihnine değil beyninin her yerine, hayatının her yerine yerleştiriyor. Bizim yöntemimizde etrafınız tamamen dil ile kuşatılıyor. Nereye baksanız İngilizce bir şeyler görüyorsunuz.
Bilinçdışı öğrenmenin olduğu tartışmasız bilimsel bir gerçektir. Ancak bilinçdışı zihin bilinçten öğrenir. Bilinçli zihnimizle defalarca karşılaştığımız bir bilgi gittikçe yavaş yavaş bilinçdışımıza yerleşir ve yerleştikçe de otomatikleşir. Bu duruma en uygun örnek araba kullanmayı bilinçdışı zihnimizle öğrenmemiz ve bir çok tekrardan sonra da bilinçdışı zihnimizle bu öğrenmeyi sürdürmemizdir. Gerekli ve yeterli miktarda tekrar olmadan hiçbir bilgiyi bilinçdışı zihin öğrenmiş ve almış olmaz. Bir bilgiyi bilinçdışı zihne yerleştirmenin tek ama tek yolu gerekli tekrarı yapmaktır. Nitekim nasıl şiir ezberlediğimizi bir hatırlayalım. Defalarca tekrar ederek değil mi? Defalarca tekrar ettikten sonra peki ne olmuştur? Bu bilgi otomatikleşir (beyne iyice yerleşir-bilinçdışı olarak sürdürülür).
Sonuç olarak hiçbir bilgi bilinçdışı zihne doğrudan (gerekli tekrar sayısına ulaşılmadan) çok kısa bir sürede yerleşmez. Çünkü bilinçdışı zihnimiz her şeyi bilinçli zihnimizden daha yavaş öğrenir ve daha geç unutur. Bu bağlamda bilinçli zihnimizi kısa süreli hafızaya benzetebiliriz. Bilinçdışı zihnimizi de uzun süreli hafızaya benzetebiliriz. Bir bilginin uzun süreli hafızaya (bilinçdışı) aktarılabilmesi için önce kısa süreli hafızadan (bilinç) geçmesi gerekmektedir. Sonuç olarak bilinci by pass ederek bilinçdışı zihne İngilizceyi doldurma imkanı maalesef bilimsel olarak bulunmamaktadır.
Bizim sistemimiz bir bilgiyi bilinçdışı zihne aktarmanın tek ama tek yolu olan “tekrar” yolunu kullanır. Ancak tekrarlar hemen hemen her yerde yapıldığından kişi zorlanmadan öğrenir ve bilinçdışı zihnine (uzun süreli hafızaya) bilgiyi aktarır.
Türkiye’de Türkçe gramer eğitimi sizce hangi sınıfta başlıyor?
Neden gramer eğitimine ilkokul 1.sınıfta başlanmıyor?
Türkçe söz konusu olduğunda durum böyle iken İngilizce de durum neden farklı olsun ki?
Diğer Sistemlerden Bizim Sistemimizin Farkı Nedir?

Beynin dil öğrenme faaliyeti nörolojik olarak takip edilebilmektedir. Dil eğitiminde bizim kullandığımız sistem beyinde dil bölgelerinde gözlemlenebilir değişiklik yaratmaktadır. Oysa diğer klasik eğitim sistemlerinde beyne giren bir bilgi, bir yandan girer diğer yandan çıkar. Klasik sistemlerde kullanılan araç gereçler  e eğitim sistemi beynin dil bölgelerini uyarmaz ve beynin dil bölgelerine daha ulaşamadan silinir gider. Resim 1 deki kırmızı bölge Türkçe bölgesidir. Sarı bölge İngilizce bölgesidir. Turuncu bölge ortak alandır. İngilizce öğrenen bir insanda sarı bölgenin gittikçe büyümesi beklenir ki bizim sistemimizde de olan budur. Bakınız resim 2.

 

Biz kişi öğrenme güçlüğü yaşıyorsa bunu analiz ediyoruz, sebebini ortaya çıkarıyoruz ve bu sebebe uygun stratejiler belirliyoruz.
Bazı kişilerin İngilizce öğrenememesinin tek sebebi kendi kişilik yapılarının bazı özellikleri olabilir. Bu özellikleri şöyle sıralayabiliriz:
1- Acelecilik.
2- Fazlası ile analitik bir zihin (gereğinden çok fazla soru sorarlar).
3- Mükemmeliyetçilik (Hatasız olmaya çalışırlar).
4- Aşırı olumsuz düşünme ve negatife odaklanma.
5-Ya geçmişte yada gelecekte yaşama (şimdiye odaklanamama)
Bir kişide bu yukarıdaki özelliklerin tamamı aynı anda yoğun bir şekilde var ise çok büyük olasılıkla İngilizce’ de çok ciddi zorlanır. Bundan dolayı bu kişide içerisinde terapiyi de barındıran çok değişik stratejiler izlemek gerekir.
Klasik eğitim sistemlerinde bir ünitede karşınıza bir bilgi veya kelime o ünite bittikten sonra bir daha kolay kolay karşınıza çıkmıyor. Derslerde öğrenilen genellikle derste kalıyor. Bir yabancı dili öğrenmenin sırrı bir bilgi ile karşılaşma sıklığınızı size uygun bir şekilde ayarlayabilmenizdedir. Bizim simülasyonumuz bu sıklığı sizin için, size göre ayarlar.
Diğer sistemler delikli bir kova ile su taşımaya benzer. Biz ilk önce kovanın deliğini kapatıyoruz. Çünkü bize göre öğrenmek değil unutmamak marifettir. Unutmamayı her yerde ve her zaman (ölü zamanlarınızda) yapılan tekrarlar sağlıyor.
Çocuklar izleyerek, gözleyerek, hissederek ve genellikle bir hikayenin veya diyalogun içinde dilin mantığını kavrayarak öğreniyorlar. Klasik eğitim sistemlerinde öğrenci dilin mantığını kavramak için bir soru sorduğunda öğretmen genellikle bu soru bugünkü ünitenin sorusu değil. Bunu o ünite gelince yanıtlayayım diyor. O zaman mantık hiçbir zaman anlaşılamıyor. Çünkü öğrenci yabancı dil ile ilgili olarak büyük resmi göremiyor. İşte bizim simülatörümüz kişiye dil ile ilgili büyük resimleri gösteriyor.
Bizim sistemimiz de DERS,KUR,SINAV,ÜNİTE,MÜFREDAT,ÖĞRENCİ, ÖĞRETMEN,DEFTER, KİTAP; KALEM vs. yok.” Çünkü doğal dil öğrenme ortamlarında bu tür kavramlar yok. Bizim işimiz sizin için bir engel olan İngilizceyi engel olmaktan çıkarmaktır.

Biz İngilizce ders vermiyoruz. İngilizceyi ders olmaktan çıkarmak için size danışmanlık hizmeti ve araç gereçler veriyoruz. Çünkü İngilizce ders olduğunda neler oluyor biliyoruz.

Klasik eğitim sistemleri size ayak uydurmaz. Kurslar bireye göre sistemlerini yapılandırmazlar, tam tersine bireyin sisteme (müfredata) uymasını beklerler. Biz her danışanımıza özel bir yol, yöntem ve program çıkarırız. Her danışanımızda kullandığımız araç gereçler kişinin ihtiyaçlarına göre değişir. Bizim ilk hedefimiz kişinin kullanabileceği İngilizce bilgisini ona vermektir. Bu bakımdan Turizm sektöründe çalışan bir danışanımızda kullandığımız araç gereç ile bir mühendis olan danışanımızda kullandığımız araç gereç asla aynı olmaz. Örneğin İngilizce öğrenen danışanımız konservatuar mezunu ise bizim araç gerecimizin çoğunluğunu İngilizce şarkılar oluşturur. İlgi çeken, merak uyandıran, öğrenmek istediğiniz, zevkli konular ve mesleki İngilizce bizim araç gereçlerimizdir. Sizin şurubun tadını değiştirebilecek her şey bizim için bir araç gereçtir.
Danışanlarımıza sunduğumuz her şey onların beynine, öğrenme stillerine, kişiliklerine ve mesleklerine uygun olmasına dikkat ediyoruz.
Klasik eğitim sistemlerinde İngilizce kelime hazinesine sahip olmak veya olmamak sizin probleminiz oluyor. Oysa bizim sistemimiz bu konuda size fazlaca yardımcı oluyor. İyi bir kelime hazinesi iyi bir İngilizce için olmaz ise olmaz bir şeydir. Yoğun programlara devam eden danışanlarımız ayda rahatlıkla en az 3000 kelime öğrenebilirler.
Klasik eğitim sistemlerinde öğrenilen bilginin çok azı gerçek hayat ortamına aktarılabilmektedir. Klasik eğitim sistemlerinde öğrenilen bilgi daha çok teorik bilgi olarak kalıyor. Oysa bizim simülasyonumuzda hayat ortamının doğrudan kendisi simüle edildiği için tahtadan kitaptan öğrenilen bilginin hayata transfer edilememesi gibi bir sıkıntı yaşanmıyor.
Ne zaman öğreneceğinize siz karar veriyorsunuz. Sisteme günde en az bir saat zaman ayırmak koşulu ile günün istediğiniz saatinde çalışmalarınızı sürdürebiliyorsunuz. O gün misafiriniz geldi ve günlük bir saatlik çalışmanızı yapamadınız. Bir şey kaçırmış olmuyorsunuz. Çünkü bir sonraki gün 2 saat sisteme zaman ayırdığınız zaman sorun kalmıyor.
Çalışmalar Grupla mı Yapılıyor Bireysel mi Yapılıyor?
Çalışmalar bireysel yapmayı tercih ederiz. Çünkü her bireyin yeni bir dili öğrenme faaliyetine verdiği tepki farklı farklıdır. Her bireyin dili öğrenme hızı farklıdır. Ancak meslek, yaş, ilgi alanları vs.vs. bazı bireysel özellikleri yakın olan insanlarla iki kişilik gruplarla çalışma çok çok nadirde olsa yaptığımız oluyor. Örneğin turizm sektöründe çalışan birkarı koca bizim sistemimizi beraber alabilirler. Birbirlerini hiç tanımayan insanları aynı sınıfa koyup beraber bir şeyler öğrenmelerini istemeyiz.
Ne kadar sürede (hızda) öğrenirim?

Bize en çok sorulan soru budur. Öğrenme hızını belirleyen bir çok şey etkileyebilmektedir. Bunları başlıca şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. A) Kişinin zihinsel kapasitesi. Genel olarak öğrenme faaliyetlerindeki başarısı.
    B) İngilizceyi öğrenmek için ayıracağı zaman ve bu zamanın niteliği ve kalitesi.
    C) Başlarken sahip olduğu dil düzeyi.
    D) İngilizceye yönelik olumlu ve olumsuz duyguları.
    E) İngilizceyi öğrenmek için geçmişte yaşadığı olumlu ve olumsuz deneyimler ve olumsuz öğrenme girişimleri.
    F) Türkçe ve İngilizce dışında başka bir dil bilip bilmediği.
    G) Kişinin beyin olarak dile yatkınlığı.
    H) Kullanılan yöntemlerin ve materyallerin kişiye uygun olup olmadığı.
    I) Kişinin İngilizceyi öğrenmek için sahip olduğu motivasyon.
    İ) Kişinin İngilizce öğrenmeye duyduğu ihtiyaç (Çok ihtiyaç duyan muhtemelen daha çabuk öğrenecektir).
    K) Kişilik yapısı. (Bu başlık aşağıda detaylı olarak açıklanacaktır.)Bu bilgilerin ışığında bu soruyu şu şekilde yanıtlayabiliriz:
    Tüm bu faktörlere rağmen ve bu faktörlerin çokluğuna rağmen genel olarak öğrenme hızı hakkında fikriniz olması açısından şöyle diyebiliriz:
    Örneğin siz şimdi İngilizce öğrenmek için Amerika’ya gittiniz. Orada artık tüm zamanınızı İngilizce ile geçiriyorsunuz. İngilizce ile yatıyor İngilizce ile kalkıyorsunuz. Çok yoğun bir program ile orada İngilizceyi öğrenmeye çalışıyorsunuz. İşte orada ne kadar sürede ve ne düzeyde İngilizce öğrenebilirseniz, burada bizim sistemimizde de (yoğun programımıza katılanlar) aşağı yukarı aynı hızda öğrenmeniz gerekir. Çünkü biz az önce yukarıda bahsedilen Amerika’daki dil öğrenme ortamının bir benzerini (bir simülasyonunu ) insanlara sunuyoruz. Kişi bizim simülasyonumuzda iken de Amerika’da karşılaşacağı şeylerle karşılaşıyor.

Garanti Veriyor musunuz?
Her danışanımız bize ne kadar ücret ödemiş ise o miktar kadar “SENET” vererek kendimizi o kişiye borçlandırıyoruz. Böylece danışan herhangi bir şekilde bizim sistemimizden veya yöntemimizden memnun kalmadığında elindeki tarafımızdan imzalanmış senet ile ücret iadesi alabilir. Burada “senet” ifadesinden kastımız bildiğiniz ticari senettir. Bu senet bizi danışana borçlandırır. Danışan aldığımız parayı hak ettiğimizi düşünür ise elindeki senedi yırtar atar. Eğer aldığımız ücreti hak etmediğimizi düşünürse elindeki senet ile ücret iadesi alabilir. Sonuç olarak ücreti ödeyip ödememek tamamen size bırakılmaktadır. Çünkü yasal olarak senet ile ödediğiniz ücreti her an geri alma hakkı verilmektedir.
Bizim Sistemimiz Ne Değildir?
Bizim sistemimiz Melik Duyar’ın Mega hafıza teknikleri değildir ve bu tekniklerle uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktur.
Bizim sistemimiz NLP değildir ve uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktur.
Tell me more vs.vs.programlara benzemez.
Bizim sistemimiz-simülatörümüz kendi içinde 30 kadar bilgisayar programını, 210.000 kadar öğretici videoyu bir çok eğlenceli aracı, kültürel ürünü ve tüm bunlara ilave olarak İngilizce eğitimi alan kişilere psikolojik danışmanlık hizmetini kendi içinde barındıran özgün bir yöntemdir. Ve tüm bunların amacı “acı şurubun” tadını değiştirmektir.
210.000 videonun tamamını herkesin izlemesi gerekmemektedir.
Hiç İngilizce Bilmiyorum. Bu Sorun Olur mu?
Bu durumda diğerlerine göre daha yavaş öğrenme ihtimaliniz vardır. Bir kişide altyapının hazır olup olmaması doğal olarak fark yaratacaktır.
Sizin Sisteminizi Neden Tercih Edelim?
Klasik yöntemlerle İngilizce öğrenmekte zorlandığınızı düşünüyorsanız, bir çok klasik eğitim vs.almanıza rağmen İngilizceniz ilerlemiyor ise ve tıkanmışsa, alternatif ve kolaylaştırıcı yollar arıyorsanız bizim sistemimiz size uygun olabilir. İngilizce sizde bir fobi haline gelmiş ise bizim sistemimiz size uygun olabilir.
Sizin Sisteminiz Benim İçin Ne Durumda Uygun Değildir?
İngilizceyi bir hafta gibi bir sürede akıcı bir şekilde üstelik hiçbir bilinçli çaba harcamadan konuşmak vs.vs. gibi imkansız ve fantastik şeyler istiyorsanız bizim sistemimiz sizin için uygun değildir. İngilizceyi bir hafta gibi bir sürede akıcı bir şekilde üstelik hiçbir bilinçli çaba harcamadan konuşmak vs.vs. gibi imkansız ve fantastik şeyler istiyorsanız bizim sistemimiz sizin için uygun değildir.
SİSTEMİMİZE KATILABİLMENİZ İÇİN OLMAZ İSE OLMAZLAR NELERDİR?
A) Windows 7 işletim sistemi yüklenmiş bir notebook veya netbook.
Önemli Not: notebuğunuzu her seansınıza gelirken yanınızda getirmeniz gerekmektedir.
(Defter kitap kalem vs. kullanmadığımız için mutlaka notebook gerekmektedir. Her türlü araç gerecimiz dijitaldir.)

Not: Eğer bir apple sahibi iseniz, sonradan windows 7 yükletebilirsiniz. Aynı anda hem apple’ı hem windows 7 yi kullanabilirsiniz. Ipad lerle bizim sistemimiz ve programlarımız çalışmamaktadır.

  1. B) Evinizde internet bağlantısı olması gerekir. Yükleyeceğimiz programların çalışabilmesi için evinizde internet bağlantısı olması gerekmektedir. ADSL bağlantınız yok ise 3G bağlantısını da kullanabilirsiniz.

C)İngilizce çalışmalarınızı sürdürebilmeniz için her gün İngilizceye ayırabileceğiniz en az bir saatiniz olmalı.

  1. D) 50 yaşından büyük olmamanız 18 yaşından küçük olmamanız gerekiyor.

E)Az çok bilgisayar kullanmayı bilmeniz gerekiyor. Örneğin fare tutmayı bilmeniz gerekiyor.
ÜCRETLER VE PROGRAMLAR

       GÜNDÜZ PROGRAMI: 
Bu programda haftada bir gün, gündüz saatlerinde (13.00-17.00 ) bir saat (bir seans) merkezimize geliyorsunuz. Bu programda hafta içi gündüz 13.00-17.00 saatleri içinde olmak kaydıyla herhangi bir saatte gelebilirsiniz. Bu program gündüz saatlerinde herhangi bir iş ile meşgul olmayan kişilere veya öğrencilere daha uygundur ve daha ekonomiktir. Bu programda örneğin her hafta pazartesi günleri 14.00-15.00 saatleri arasını size ayırıyoruz. Her ay 4 seans almış oluyorsunuz.

AKŞAM PROGRAMI:

Bu programda haftada bir gün akşam saatlerinde, (17.00-21.00) bir saat (bir seans) merkezimize geliyorsunuz. Bu programda hafta içi akşam  17.00-21.00 saatleri içinde olmak kaydıyla herhangi bir saatte gelebilirsiniz.  Bu program sizi iş çıkışı saatlerinize göre ayarlanabilmektedir. Örneğin her hafta pazartesi günleri 19.00-20.00 saatleri arasını size ayırıyoruz. Her ay 4 seans almış oluyorsunuz.

YOĞUN PROGRAM:
Daha çabuk ve daha hızlı sonuç almak için seanslarınızı sıklaştırabilirsiniz ve haftada aldığınız saat sayısını arttırabilirsiniz. Bu durumda ücret bilgisi ve indirimler için danışınız. Bu program ÜDS, KPDS, YDS, gibi sınavlara hazırlananlara , akademik düzeyde İngilizce öğrenmek isteyenlere uygundur.
Ödemesini 3 aylık peşin olarak yapanlar bir ay ücretsiz seanslarını alabilirler.
İngilizce Dışındaki Diğer Diller Konusunda Çalışmanız var mı?
Türkçe öğrenen yabancı uyruklulara yönelik çalışmalarımız var.
İngilizce ve Türkçe dışındaki diğer dillerde bir çalışmamız şu anda bulunmamaktadır.
İstediğimiz Gün ve Saatte Gelebilir miyiz?
Size en uygun gün ve saat olması için bizde elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Başka biri ile çakışmamak kaydı ile istediğiniz gün ve saatte gelebilirsiniz.

 

Yukarıdaki seans sistemi değiştirilmiştir. Yeni sistem için iletişime geçiniz.

 

telkintedavi

Telkinle Tedavi Nedir?

Telkinle tedavi, telkin gücünü kullanarak bazı sağlık sorunlarından kurtulmanızı sağlamayı hedefleyen tedavi tekniği …

telkin

Telkin Nedir?

Telkin, şuur dışı bir süreçte kişilerdeki belli fikirlerin ya da fiziksel bazı durumların değiştirilmesini sağlamak …

selfhipnoz

Self Hipnoz Nedir?

Hipnoz, uyku ile uyanıklık arasında olarak tanımlanan ama aslında bilinçaltının tamamen aktif olduğu ve farklı …