MAKALELER

Hipnoterapi hakkında daha fazla bilgi edinebileceğiniz uzman makaleleri.

telkintedavi

Telkinle Tedavi Nedir?

Telkinle tedavi, telkin gücünü kullanarak bazı sağlık sorunlarından kurtulmanızı sağlamayı hedefleyen tedavi tekniği olarak açıklanabilir. Aslında telkinin gücü sayesinde hayatlarında çok önemli değişiklikler yapan insanlar olduğu kanıtlanmış bir gerçektir. Ama sağlık sorunları söz konusu olduğunda aynı zamanda bu sorunlar üzerinde uzmanlaşmış bir kişi tarafından yapılacak olan telkinlerin etkili olma ihtimali daha yüksektir. Bu da aslında 19.asrın sonundan beri bilimsel olarak kullanılan bir yöntemdir. Hipnoterapi yani hipnoz ile tedavi, telkinin gücünden yararlanılan ve sağlık sorunlarını giderme amacını taşıyan bilimsel tekniklere verilen isimdir. Ama bu yöntem daha çok hipnotik telkin olarak isimlendirilir. Telkinle tedavi olarak isimlendirilen yöntem ise biraz daha farklı bir teknik olarak anlatılabilir:

Telkinle tedavi olarak adlandırılan yöntem, doktorun hastasını bir koltuğa ya da uzanabileceği bir yatağa alması ile başlayan bir yöntemdir. Sonrasında hastaya rahatlaması teklif edilir. Doktor kısa bir süre sonra sakinleşen ve telaştan uzaklaşan hastasının durumuna, yaşına, cinsiyetine, sosyal ve medeni durumuna yani kişisel olarak özelliklerine bakarak telkin vermeye başlar. Bu yöntem hipnoza yatkın olmayan kişilerde ve bazı özel durumlarda uygulanabilir. Temel düşünce ise hastanın tecrübesine ve uzmanlığına güvendiği doktorun sade, etkili ve anlamlı telkinlerinden etkileneceği ve çektiği acının ve sıkıntının hafifleyeceğidir.

Hipnotik telkin, hipnozla tedavi ya da hipnoterapi tekniği ise yukarıda kısaca açıklanan yönteme göre daha gelişmiş ve daha etkili olduğu kabul edilen bir yöntemdir. Hipnoz hali kişinin bilinçaltının açık olduğu ve verilecek olan telkinleri almaya müsait olduğu bir bilinç halidir. Dolayısıyla hipnoterapi yönteminin telkin gücünü kullanarak tedaviler uygulanan en etkili yöntem olduğu söylenebilir. Tabi burada bazı önemli noktalara da parmak basmak gerekir. Öncelikle hipnoz olarak isimlendirilen durumun sıra dışı ya da çoğu zaman ilişkilendirildiği gibi sihirbazlık, hokkabazlık numaralarıyla bir ilişkisi olmadığı bilinmelidir. Hipnoz hali, kişinin zihnini boşaltıp bedenini gevşeterek bilinçaltına erişebildiği bir trans durumuna, ‘uyku ile uyanıklık arasında’ şeklinde tarif edilen bir duruma geçmesidir.  Bu şekilde bilinçaltında olan bazı düşünceleri ya da kalıpları değiştirmek üzere telkin almaya hazır hale gelir. Konu hakkında yanlış bilinen bir başka önemli nokta ise hipnoz halindeki kişinin kendisini hipnotize edenin tüm söylediklerini yapacağı düşüncesidir. Bu doğru değildir. Kişi tam olarak bilinçli olmasa da, verilen telkinler bilinçli zihnin temel deneyimleri, öğrenme alışkanlıkları ve davranış kalıpları ile karşılaştırılır. Eğer hipnotik etki altında bulunan kişinin bilinci bu telkinleri benimsemezse kabul etmez ve kaydetmez. Dolayısıyla hipnoz altında bulunan kişiye istemediği ve kabul etmediği bir şeyi yaptırmak mümkün olmayacaktır.

Bu özellikler nedeniyle sağlık sorunlarından ya da diğer problemlerinden kurtulmak için hipnoterapi yöntemine başvuran kişinin kendi isteği ile bu seanslara katılıyor olması gerekecektir. Örneğin sigarayı bırakması için ailesi tarafından zorlanan ve hipnoterapi seanslarına bu nedenle katılan kişinin sigarayı bırakması mümkün olmayacaktır. Sigarayı bırakmayı kendisi istemeli ve hipnoterapi yöntemiyle bunu başarabileceğine inanarak seanslara katılmalıdır. Ancak bu durumda verilen telkinleri kabul etmesi ve sonuç olarak sigarayı bırakabilmesi mümkün olacaktır. Tabi sigara sorunu burada örnek olarak verilmiştir. Tüm benzer sorunlar ya da rahatsızlıklar için aynı kurallar geçerli olacaktır. Yani kişi kendi isteğiyle, yönteme ve hipnoterapistine inanarak seanslara katılmalıdır. Bu şekilde telkinin gücünü kullanarak yani hipnoterapi ile sorunlarından kurtulması mümkün olacaktır. Tabi hipnoterapi uygulamasını yapan kişinin de gerçekten bu konuda uzman olması ve tedavi edilen rahatsızlık hakkında da uzmanlaşmış olması gerekecektir.

telkin

Telkin Nedir?

Telkin, şuur dışı bir süreçte kişilerdeki belli fikirlerin ya da fiziksel bazı durumların değiştirilmesini sağlamak amacıyla verilen komutlar ya da davranışlar olarak tanımlanabilir. Yani bilinçaltına yerleşmiş olan bazı düşüncelerin, kalıpların istenilen yönde değiştirilmesini sağlayan hareket biçimleri olarak da tarif edilebilir. Günlük hayattan örnek vermek gerekirse, küçük çocuklara verilen eğitimin önemli bir kısmının telkin yoluyla gerçekleştiği söylenebilir. Benzer şekilde siyasetçiler ya da hatipler tarafından kalabalık insan gruplarına yapılan konuşmalar sayesinde bu grubun herhangi bir eylem için harekete geçmesini sağlamak da ‘telkin vermek’ teriminin güzel bir örneği sayılabilir.

Verilen telkinlerin kişi tarafından her durumda kabul edilmesi ya da reddedilmemesi gibi bir durum söz konusu değildir. Çünkü telkinler ya da verilen komutlar bilinçaltındaki düşünce kalıplarını değiştirmeye yöneliktir. Ama örneğin 20-30 yıl asker olarak görev yapmış olan birisine verilecek telkin ile bir okula giderek bombalamasını sağlamak, terörist bir eylem gerçekleştirmesini sağlamak mümkün olmayacaktır. Çünkü bu tek bir davranış kalıbını ya da düşünceyi değiştirmekten ziyade o kişinin hayatı boyunca öğrendiği ve inandığı her şeyin değişmesini gerektirir. Benzer şekilde çok kilolu birisine verilecek telkinlerle onu yemeden yaşayabileceğine ikna etmek ve bu yolla kilo verdirmek de mümkün olmayacaktır. Yani telkinlerin, telkin alan kişi tarafından belli bir ölçüde kabul edilmesi ve kendi içinde tutarlı olması gerekecektir. Aksi halde verilen telkinlerin herhangi bir etkisi olmayacak, telkinler ile bilinçaltına yerleşmiş olan kalıplar, bilinçli zihin çelişeceklerdir.

Bu özelliği nedeniyle kendi kendine telkin verme durumu da söz konusu olabilir. Örneğin işinde başarılı olmak isteyen ve daha başarılı olabileceğine inanan bir kişi, ‘ben başarılı bir çalışanım’ ya da ‘bu işi en iyi yapacak olan kişi benim’ gibi pozitif telkinleri kendisine vererek endişelerini ortadan kaldırmayı başarabilir. Etki oranı çok yüksek olmasa da bu yöntemle kişinin kendisini işinde daha başarılı bir kişi haline getirmesi mümkün olabilir.

Hipnoz ve telkin konusu da temel olarak bu kurallardan bağımsız değildir. Yani kişinin bilinçaltındaki bazı düşünce ve davranış kalıplarını değiştirmeye yönelik telkinler verilmesi mümkündür. Ama telkin alan kişinin bu değişikliği istemesi ve onaylaması, ayrıca telkin veren kişiye de güveniyor olması gerekir. Bu şekilde verilen telkinleri kabullenmesi ve bilinçaltındaki kalıpları değiştirerek değişiklikleri uygulamaya geçirmesi mümkün olabilir. Örneğin kilo vermek isteyen kişiye beslenme düzenindeki fazlalıkları, gereksiz yiyecek tüketimlerini gösteren ve bunlara ihtiyacı olmadığı yönünde verilen telkinler, kişinin zaman içinde beslenme düzenini daha sağlıklı hale getirmesini ve kilo vermesini sağlayabilir.

selfhipnoz

Self Hipnoz Nedir?

Hipnoz, uyku ile uyanıklık arasında olarak tanımlanan ama aslında bilinçaltının tamamen aktif olduğu ve farklı bir bilinç düzeyi olarak tarif edilebilecek bir durumdur. Yani hipnoz sırasında aslında bilinç kaybolmaz. Sadece dünyayı farklı bir seviyede algılama söz konusu olmuştur. Bu algı seviyesini değiştirebilmek için de uyku haline benzetilen bir trans durumuna geçmek gerekir. Ama kişinin bilinçaltı ve dolaylı olarak zihni aktif olduğu için bu durumu uyku ile kıyaslamak doğru değildir.

Hipnotize olan ve bu trans durumuna geçecek olan kişi vücudunun rahatlamasına odaklanır ve karşısında bulunan, güvendiği hipnozitörün verdiği komutları izler. Böylece hipnoz haline geçebilir ve karşıdaki kişinin verdiği telkinleri almaya başlar. Tabi bu telkinlerin yaşam tarzıyla, geçmiş yaşantılarıyla, hayat görüşüyle ve öğrendikleri ile çok fazla çelişmeyen telkinler olması gerekir. Bu gerçekleşmezse verilen telkinlerin değerlendirildiği bilinçaltı ve bilinçli zihin telkinleri reddedecek ve kabullenmeyecektir. Süreç temel olarak bu şekilde işler. Kişi inanmakta güçlük çekmediği, kabullenebileceği telkinleri alır ve sonrasında buna uygun uygulamalar gerçekleştirmeye başlar. Örneğin kilo verme amacıyla hipnoz yönteminden faydalanan ve kilo vermek isteyen kişiye beslenme düzeninin yanlış olduğu ve aslında bazı besinlere ihtiyacı olmadığı yönünde telkinler verilir. Pasta gördüğünde dayanamayan ve yiyen bu insan başarılı hipnoz seansları sonucunda bu isteği kaybeder, pasta yemeye ihtiyacı olmadığı görüşünü benimser ve bu davranış değişikliği sayesinde de kilo vermeye başlar.

Kişinin kendisine telkin veren kimse olmadan bu sonuca ulaşması için uygulanan teknikler ise self hipnoz olarak adlandırılmaktadır. Kendi kendine telkin verme durumu aslında insan hayatına çok da yabancı bir olay değildir. Her insanda bulunan savunma ya da korunma mekanizması bazı durumlarda harekete geçer. Öfke kontrolü ya da bir olayı gerçekleştirebileceğine kendini inandırmak için kişilerin kendisi tarafından uygulanan örnekler self-hipnoz tanımlaması içinde yer alan uygulamalardır. Yukarıda vermiş olduğumuz örnekte olan ve kilo vermek isteyen kişi, pastalar gibi yemeklere ihtiyacı olmadığı ve onlarla karşılaştığı durumlarda bu yiyecekleri yememesi gerektiği şeklindeki telkinleri kendi kendisine verebilir. Yani aslında self-hipnoz ya da otohipnoz gibi kelimelerle tanımlanan uygulamalar hayatın içinde yer alan veya öğrenilerek yer alması sağlanabilecek olan uygulamalardır.

Tabi bu tanımlardaki ‘hipnoz’ kelimesi kafa karıştırıcı olabilir. Aslında self hipnoz uygulamalarında trans haline geçmek ve hipnoz seanslarındaki uyku durumuna benzetilen trans haline geçmek gibi bir durum söz konusu değildir. Daha doğrusu buna benzer bir durum oluşur ama bu durum gerçeklik algısının değişmesi, başka bir boyuta geçilmesi gibi durumlara daha çok benzetilebilir. Evet, kişiler kendi kendilerine verdikleri telkinlerle bazı düşüncelerini ve davranış kalıplarını değiştirmeyi hedeflerler. Ama burada uyku haline geçmek gibi bir durum söz konusu değildir. Muhakkak bir benzerini göstermek gerekirse, doğu felsefelerinde ve dinlerinde çok yaygın olan meditasyonun ve meditasyon uygulamalarının modern tıp tarafından kabul edilen self-hipnoz uygulamalarına benzediği söylenebilir.

Bu yöntemin avantajlı tarafı ise bilim adamları ve özellikle tıpçılar tarafından akademik yöntemler izlenerek, araştırmalar yapılarak oluşturulmuş teknikler olması şeklinde gösterilebilir. Dolayısıyla sistematik olarak geliştirilmiştir ve uygulanmaktadır. Bu özelliği sayesinde de bireylerin öğrenebileceği ve uygulamakta zorlanmayacakları bir yöntem olarak tanımlanmaktadır.

Sonuç olarak hayatında bazı sıkıntılar yaşayan ve farklı ama aynı zamanda etkili bir çözüm yöntemi arayan kişiler self-hipnoz uygulamaları hakkında daha geniş bilgi edinmeyi tercih edebilirler. Yöntemle ilgili bilgi almak ve eğitim programlarına ne şekilde katılacağınızı öğrenmek için tek yapmanız gereken self-hipnoz yöntemleri konusunda uzmanlaşmış olan bir hipnoterapi merkezi ile iletişime geçmek olacaktır. Bu hareket belki de gelecekteki yaşantınızı tamamen değiştirecek bir başlangıç noktası olabilir.

otohipnoz

Oto Hipnoz Nedir?

Oto Hipnoz olarak isimlendirilen uygulama ‘kendi kendini hipnotize etme’ durumu açıklanabilir. Bireylerin kendi kendilerine hipnotize edemeyeceklerine dair olan yaygın kanının aslında doğru olduğu söylenebilir. Ama otohipnoz ya da self hipnoz olarak tanımlanan yöntemler aslında klasik bir hipnoz durumundan bahsetmemektedir. Yani kişinin eline bir madalyon alarak gözlerinin önünde sallaması ve kendinden geçmesi gibi bir durum söz konusu değildir.

Kişilerin kendilerini hipnotize edemeyeceklerine dair inanç hipnoz durumundan çıkılması sorununa işaret eden bir inanç olarak kabul edilebilir. Yani kişinin kendi kendini hipnoz altına almayı başarması halinde bile bu durumdan çıkması sorun olacaktır. Bu problemin aşılabileceğini düşünen araştırmacılar geliştirdikleri sistematik yöntemler sayesinde kişilerin kendi kendilerini hipnoz durumuna almasına olanak tanıyan tekniği geliştirmişlerdir. İşte kişilerin öğrenebilecekleri ve kendi kendilerine uygulayabilecekleri bu tekniklere otohipnoz ya da self hipnoz gibi isimler verilmektedir.

Otohipnoz Nasıl Yapılır?

Hipnoz altında bulunan bir hastaya hipnoterapist tarafından verilen telkinlerin otohipnoz yöntemlerinin gelişmesini sağlayan bir durum olduğu düşünülebilir. Hipnoterapist hastasına ‘sana verdiğim önerileri takip ederek kendi kendini hipnotize edeceksin ve yine kendi kendine uyanmanı sağlayacak olan telkinleri de bu sırada vereceksin’ gibi bir telkin verdiğinde, uyanan hasta hipnoterapistinden aldığı telkinler doğrultusunda kendi kendini hipnoz altına alma fikrini benimseyecek ve uygulamasını yapabilecektir.

Bu telkini alan hastanın hipnoterapistinin hastayı hipnoz altına almak için bir CD çalardan yardım aldığını ve hastanın alıştığı ve bildiği bu yöntemle hipnoz altına girdiğini düşünelim. Hipnoterapist hastasına yukarıda örneklediğimiz telkini verirse, hasta kendi başına iken bir CD çalardan faydalanarak kendini hipnotize etmeyi başarabilir. Gerçekliğe dönüş kısmı ise yine hipnoterapistin verdiği telkin uyarınca gerçekleşecektir.

Tabi yukarıda anlattığımız yöntem aslında çok uç bir örnek olarak kabul edilebilir. Tasarlanmış ve kaydedilmiş olan senaryo zamanla bir alışkanlık halini alır, CD çalar kullanmadan da kendi kendini hipnotize etmek mümkün olabilir. Normal şartlarda meditasyon olarak bilinen trans durumuna geçilmesine benzeyen bir duruma geçmek ve bilinçaltına ulaşmak yeterli olacaktır. Yani zihni ve vücudu rahatlatarak farklı bir algı ve bilinç düzeyine geçmenizi sağlamak olarak da tarif edilebilir. Şu beş aşamayı farklı yöntemlerle uygulamak ve kendi kendini hipnoz altına almak mümkün olabilir:

Doğal Ritmik Solunum

Doğal ritmik solunum yani sürekli ve düzenli solunum yapmak sempatik sinir sistemini rahatlatır, vücudun stresten ve sinirden arınarak rahatlamasını sağlar. Bu da kendi kendinizi hipnoz durumuna geçirme deneyimine zihninizi hazırlamanızı sağlar.

Vücut Gevşemesi

Kas gerginliğini azaltma, kas gevşemesini sağlama için bilimsel metotların kullanıldığı evredir. Bilimsel vücut gevşemesi olarak da adlandırılır. Çünkü size öğretilecek olan bu yöntemler bir bardak kahve içerek ya da bir sigara yakarak elde ettiğiniz yalancı gevşeme durumundan farklı bir vücut gevşemesi sağlayacaktır.

Olumlu Hayal Kurma

Zihninizi ve vücudunuzu rahatlattığınız bu anda geçmiş tecrübelerinize dair olumlu hayaller kurabilirsiniz. Örneğin çocukluğunuzda sahilde geçirdiğiniz bir günde vücudunuzda hissettiğiniz rüzgarın esişini düşünmek ve görmek gibi bir durum vücudunuzun ve zihninizin otohipnoz tecrübesine hazır hale gelmesini sağlayacaktır. Burada gerçekten de o rüzgarın esişini hissetmeniz gerekli değildir. Sadece o anı hatırlamanız ve hayalinizde tekrar yaşatmanız gerekecektir.

Ototelkin Aşaması

Belirli durumlar karşısındaki düşüncelerinizi, tavırlarınızı, hislerinizi olumlu yönde değiştirmenizi sağlayacak olan telkinlerin verildiği bölümdür. Bu telkinlerin nasıl verileceği ve nasıl daha etkili olacakları konularındaki daha ayrıntılı bilgileri otohipnoz/self-hipnoz eğitimi veren merkezden alabilirsiniz.

Gerçeğe Geri Dönüş

Hipnotik durumdan çıkarak rahatlamış şekilde gerçekliğe geri döndüğünüz aşamadır.

Bu beş evre otohipnoz deneyiminin gerçekleşmesini sağlayan aşamalar olarak gösterilebilir. Ama bu konuda daha ayrıntılı bilgiler edinmeniz ve deneyerek, pratik yaparak kendinizi geliştirmeniz gerekecektir.

hipnozlistesi

Hipnoz İle Tedavi Edilen Hastalıkların Listesi

Hipnoz ile tedavi yöntemi olan hipnoterapi, birçok hastalığın tedavisinde asıl tedavi yöntemi olarak ve bazı hastalıkların tedavisinde de yardımcı tedavi yöntemi olarak kullanılan bir yöntemdir.

Temelde hastanın bilinçaltında yer etmiş olan düşünceleri, öğrenilmiş davranışları ya da edinilmiş alışkanlıkları değiştirmeye yönelik bir tedavi şekli olduğu söylenebilir. Dolayısıyla psikolojik olarak nitelendirilen sorunların neredeyse tamamından hipnoterapi yöntemi ile kurtulmak mümkündür.

Fiziksel rahatsızlıklar söz konusu olduğunda da yardımcı tedavi yöntemi olarak, asıl tedaviyi destekleme amacıyla kullanıldığı durumlar vardır. Örneğin diş hekimleri ya da ağrılı başka hastalıkları olan doktorlar hastalarını rahatlatmak amacıyla hipnoz ve hipnoterapi yönteminden yararlanabilirler. Ama genel olarak psikolojik kökeni olan hastalıkların tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Özellikle fobiler, stres, panik atak ya da ruhsal bozuklukların etkili olduğu alkol, sigara vb. gibi bağımlılıkların tedavisinde kullanılır. Hipnoz ile tedavi yani hipnoterapi yöntemi ile tedavi edilebilen hastalıklar şu şekilde listelenebilir:

  1. FOBİLER: Neredeyse tüm fobiler hipnoterapi yöntemi sayesinde diğer yöntemlere göre daha kolay bir şekilde çözümlenebilir. Aklınıza gelebilecek olan tüm fobilerin temelinde yatan genellikle yaşantısının daha önceki dönemlerinde hastanın başından geçmiş olan travmatik bir olaydır. Bu nedenle en çok bilinenleri sosyal fobi, yükseklik korkusu, örümcek korkusu, yalnızlık korkusu, böcek korkusu gibi korkular olan fobilerin neredeyse tamamı telkin yöntemi kullanılarak yani hipnoterapi ile tedavi edilebilir.
  2. PANİKATAK: Yoğun bir şekilde yaşanan korku nöbetleri şeklinde basitçe tarif edilebilecek olan panik atak da hipnoterapi ile tedavi edilebilen hastalıklar arasında bulunmaktadır. Kişinin korkularının azalmasını sağlayan telkinler ya da bu soruna yol açtığı tespit edilen travmatik olaya bakış açısının değiştirilmesi gibi yöntemlerle tedavi edilmesi mümkün olacaktır.
  3. YEME BOZUKLUKLARI: Anoreksiya, bulimiya ve atipik yeme bozuklukları gibi farklı türleri olan ve sorunu yaşayan kişilerin hayatındaki sosyo-ekonomik faktörleri büyük ölçüde etkileyen yeme bozuklukları, hipnoz ile tedavi edilebilen hastalıklar arasında bulunmaktadır. Bu sorunun kaynağı da genellikle algılardaki bazı problemler olduğu için, hipnoterapi seanslarında verilen telkinler sayesinde tedavi edilebilen bir hastalıktır.
  4. STRES: Bazı kişiler tarafından çağımızın en önemli hastalığı olarak gösterilen stres sorunu da hipnoterapi yöntemi ile tedavi edilebilen hastalıklar arasında bulunmaktadır. Genellikle 3 aşamalı gerçekleştirilen tedavinin ilk aşamasında stres nedeniyle oluşan hastalıklar tedavi edilir. İkinci aşamada stres yaratan faktörlere karşı geliştirilen davranış ve tutumlar değiştirilir. Üçüncü aşamada ise stres faktörünün uzun vadedeki olumsuz etkilerini engellemeye yönelik bir çalışma söz konusudur. Yani hem bedensel yönden hem de zihinsel yönden güç kazanılmasına, direnç elde edilmesine çalışılır,
  5. BAĞIMLILIKLARIN TEDAVİSİ: Alkol, sigara ya da uyuşturucu bağımlılıkları gibi sorunlar da hastalık olarak kabul edilmektedir. Çünkü bu maddelerin ‘bağımlılık’ olarak adlandırılan derecede kullanılmaya başlaması, kişinin sosyal hayatı başta olmak üzere yaşamının her yönünü etkileyen bir problem haline dönüştüğü anlamına gelmektedir. Ayrıca bu maddelerin kullanımı nedeniyle başka hastalıklara yakalanılması da söz konusu olabilir. Genellikle hastanın yaşantısının geçmiş dönemlerinde edinilen yanlış inançlara ya da düşüncelere dayanarak gelişen bu bağımlılıklar, hipnoz ile telkin yöntemi kullanılarak tedavi edilebilir.
  6. PSİKOLOJİK SIKINTILAR: Psikolojik sıkıntılar ve bunlar nedeniyle ortaya çıkan sorunların tedavisinde de hipnoterapi yönteminden yararlanılabilir. Tikler, altına kaçırma sorunu, üşengeçlik, kekemelik gibi problemler söz konusu olduğunda bu yöntemden faydalanılabilir. Bu tür rahatsızlıklardan biri olan depresyonda hipnoz ile tedavi edilebilir.
  7. AĞRILI HASTALIKLAR: Ağrılı hastalıklarda özellikle ağrının birden ortaya çıktığı ve kısa sürdüğü durumlarda kullanılabilir. Diş hekimleri de diş ağrıları söz konusu olduğunda bu yöntemden yararlanırlar.

BUNLARIN DIŞINDA KALAN BAZI HASTALIKLAR: Alerjik cilt rahatsızlıkları, obezite sorunu ve astım gibi problemler söz konusu olduğunda da hipnoterapi yönteminden faydalanılabilir.

Bizim vermiş olduğumuz hizmetler ve daha bir çok konu hakkında bilgi almak için hizmetlerimiz sayfasına giriş yapınız.

ozguven

Hipnoz ile Özgüven Kazanma

Hipnoz ve hipnoz ile tedavi yöntemi olan hipnoterapi, özellikle psikolojik kökenli sorunlar söz konusu olduğunda çok etkili teknikler olarak kabul edilmektedirler. Özgüven olarak nitelendirilen yetinin eksikliği de psikolojik temelli bir sorundur. Çünkü kendine güven, kendine inanma gibi anlamlara gelen özgüven, genellikle çocuklukta kazanılan bir yeti olarak bilinmektedir.

Çocukların ailelerinin ve etraflarında bulunan otoriter kişilerin kendilerine saygılı davranması, başarıları ve hataları ile ilgilenmesi, hatalarını kabul etmesi, yeterli ilgi göstermesi ve konuştuğu zamanlarda söylediklerine saygı göstermesi gibi durumlar, olaylar nedeniyle açığa çıkan ve geliştirilen bir özelliktir/yetenektir. Dolayısıyla özgüven eksikliği de bu davranışların aksi olan davranışlar sergilenildiğinde ortaya çıkar. Kısacası sorunun temelinde psikolojik travmalar yatar. Bu sorunun en etkili çözüm yöntemi de hipnoz ile tedavi yani hipnoterapi olacaktır.

Çocuklukta yaşanmış olan sert bir şekilde eleştirilme olayı, fiziksel, cinsel ya da duygusal tacizler, çocuğun her şeyi en iyi şekilde, mükemmel kabul edilebilecek şekilde yapmasının beklenmesi gibi olaylar özgüven eksikliğine yol açan travmalardır. Kişilerin bu olaylara bakış açısını ya da yorumlama şeklini değiştirerek özgüvenin artırılması mümkün olacaktır. Tabi farklı bir yol izlenerek ve olumlu yönde telkinler verilerek (işinde çok başarılı olabilirsin, kız arkadaş edinmekte zorlanmayacaksın, sınavda başarılı olabilirsin vb.) de özgüven problemini halletmeye yönelik çözümler üretilebilir. Ama her durumda aslında kişinin kendisinde olan ama açığa çıkaramadığı potansiyelin ortaya çıkarılması söz konusu olacaktır. Dolayısıyla sıfırdan özgüven kazanmaktan değil de orada olan potansiyel özgüvenin ya da kapasitenin ortaya çıkartılmasından bahsedilebilir. Fakat nasıl nitelenirse nitelensin, hipnoterapi yani hipnoz ile tedavi yöntemine başvurmadan aynı sonuca ulaşmak çok zor olacaktır. Fakat hipnoterapi ile kısa sayılabilecek bir sürede bu sonuca ulaşmak mümkün olabilir.

Tabi şunu da belirtmek gerekir. Hipnoz ile tedavi tekniğinde en önemli nokta kişilerin bu tedavi yöntemine ve hipnoterapistine inanarak sorununu halletmeyi istemesidir. Dolayısıyla özgüven eksikliği söz konusu olduğunda da bu noktaya dikkat etmek gerekecektir. Özgüven eksikliği kişinin bu tedavinin sonunu getiremeyeceği ya da başarılı olamayacağı gibi algılar edinmesine neden olabilir. Dolayısıyla yönteme, hipnoterapistine ve kendine olan güveni, inancı ve sorundan kurtulma isteği yeterli olmayabilir. Bu problem tedavi sürecinin uzamasına ve tedavinin farklı bir bakış açısı ile sürdürülmesine de sebep olabilir. Ama daha önce de sözünü ettiğimiz gibi, zaten var olan potansiyel gücü ortaya çıkarmak için yararlanabileceğiniz en etkili yöntem hipnoterapi olacaktır.

Hipnoterapi yönteminin özgüven kazanılması konusunda çok etkili olacağını tahmin etmek için uzman olmak da gerekmiyor. Çünkü özgüven eksikliği olduğunu düşünen ve bunu artırmak isteyen kişilere verilen tavsiyeler genellikle kendilerine sıkıntılı oldukları konularda ‘çok iyi, harika, mükemmel’ olduklarını söylemelerini içeriyor. Hatta bu kelimeleri kendilerine günde 100 defa tekrarlamalarını tavsiye eden kaynaklar, kitaplar bile bulunuyor. Bu yöntemler ne kadar etkili olur bilinmez ama özgüven eksikliğinin olumlu telkinlerle kapatılabileceği genel görüş olarak yerleşmiş durumda bulunuyor. Özgüven kazanımı da genellikle çocuklukta alınan pekiştireçler ve edinilen deneyimler ile elde edildiğine göre,  hipnoterapi yönteminin yani telkin yoluyla tedavi ilkesini benimsemiş olan bir tekniğin sonuca ulaşacağını tahmin etmek pek zor olmasa gerekir. Ama özgüven eksikliği dışında kalan psikolojik kökenli ya da geçmişteki travmalara dayanan sorunların çözümünde de çok etkili olduğuna inanmak için konu hakkında daha fazla bilgi edinmek gerekebilir. Uzman hipnoterapistler tarafından uygulanan yöntemin başarılı olmasının nedenlerini öğrenmek sizin de bazı sorunlarınızın çözümünü bu yöntemde bulmanızı sağlayabilir.

hipnozgercekmi

Hipnoz Gerçek Midir?

Hipnoz bazı kişiler tarafından ‘uydurma bir yöntem’ ve hipnotize olduğunu söyleyen kişiler ‘iyi oyuncular’ olarak tanımlansa da, uzmanlar bu yöntemin gerçek ve uygulamaları olan bir yöntem olduğunu belirtiyorlar.

Farmakoloji bilimi sayesinde ortaya çıkan bazı ilaçlar, maddeler ‘hipnotik’ olarak tanımlanıyor. Bu maddeler merkezi sinir sisteminin yavaşlamasını ve kişinin bilincini tamamen yitirmediği bir uyku haline geçmesini sağlıyorlar. Dolayısıyla hipnoz olarak bilinen teknik de ilaç kullanmadan bu duruma geçmek olarak anlatılabilir. Hipnotize olan kişinin algıları tamamen kapalı olmadığı ve bilinçaltına erişilebildiği için, verilen telkinler yoluyla hipnotize eden kişinin de kabullendiği, değiştirmek istediği bazı düşünce ya da davranış kalıplarını değiştirmek mümkün olabilir.

Bu tekniğin en önemli noktasının hipnotize olan kişinin gönüllü olarak bu yöntemden faydalanmayı istemesi olduğu söylenebilir. Çünkü istemeyen ya da uygun olmayan birisini hipnotize etmek mümkün değil. Hipnotize edilen kişiye istemediği bir şeyleri yaptırmak da mümkün değil. Çünkü kişi bu trans halinden çıktığında bilinçli zihni ile çelişen telkinleri, yeni düşünceleri benimsemesi mümkün olmuyor.

Sonuç olarak hipnoz olarak isimlendirilen tekniğin gerçek olduğu söylenebilir. Ama filmlerde ya da bazı şovlarda görüldüğü gibi insanların istemedikleri ya da kabul etmedikleri şeyleri yapmak için bu tekniğin kullanılabileceği söylenemez. Dolayısıyla hipnoz tekniği ile sağlık sorunlarını çözmek için de kişinin bu sorunu kabul etmesi ve çözmek istemesi gerekir. Örnek vermek gerekirse, alkolik olsa da bunu kabul etmeyen ya da sorunu çözmek istemeyen bir kişiyi hipnotize ederek alkolü bırakmasını sağlamak mümkün değildir.

hypnoticuyku

Hipnotik Uyku Nedir?

Hipnotik kelimesi aslında merkezi sinir sisteminin yavaşlamasını sağlayan ilaçlar için farmakolojide kullanılan bir sözcüktür. Yani aslında bir yöntem ya da davranış değil de bazı maddeler hipnotik olarak adlandırılırlar. Fakat bilincin tam olarak kapanmadığı, bilinç dışının ve algıların aktif olduğu bu duruma benzeyen uyku hali de benzer bir tanımlamayla ‘hipnotik uyku’ olarak tanımlanmıştır. Yani ilaç kullanmadan bilincin tamamen kapanmadığı ama merkezi sinir sisteminin çok yavaşladığı duruma geçilmesi haline verilen isim hipnotik uyku olmuştur.

Bazı kişiler hipnotik uyku haline geçmek için bazı yöntemlerden faydalanılabileceğini belirtiyorlar. Winston Churchill ya da İsmet İnönü gibi dünyadan ve ülkemizden çok önemli isimlerin de faydalandığı söylenilen hipnotik uyku haline geçebilmek için yapılması gerekenler şu şekilde tarif ediliyor: Rahat elbiseler giyerek yastıksız ve sırt üstü şekilde yatağa uzanıyorsunuz. Sessiz, sakin bir ortamda yapılan uygulama sırasında zihninizi boşaltmanız ve tavana konsantre olmanız gerekiyor. Vücudunuzun hiçbir yerinde rahatsızlık hissetmemenizin, en rahat konumda olmanızın da uygulamada çok önemli olduğu belirtiliyor. Sonra bütün vücudunuzdaki kasların gevşediğini hissetmeniz gerekli. Yöntemi anlatanların belirttiğine göre bu noktada kendinizi havada süzülüyor gibi hissetmeye başlamanız yani kısacası hipnotik uyku haline girmiş olmanız gerekiyor.

Bir uzman yardımıyla ya da kendi kendini hipnotize etmeye benzeyen yöntemin başarıya ulaşması durumunda, 10 dakikalık bir sürenin bile 8 saatlik uyku ihtiyacını karşılamak için yeterli olduğunu söylüyorlar.

hypnotic

Hipnotik Nedir?

Merkezi sinir sisteminin yavaşlamasına hipnotik ismi verilmektedir. Farmakolojik olarak yani ilaç bilimine uygun olan dozlarda kullanıldığında uyku sağlayan ama algıların kaybolmasını sağlamayan ilaçlar olarak da tanımlanabilir. Yani hipnotik maddeler alındığında gerçek uyku haline ya da narkoz haline benzeyen bir durum yoktur. Hipnotik ilaçlar kullanılarak geçilen uyku halinde bilinç tam olarak açık olmasa da algılama işlevlerinin çalıştığı söylenebilir.

Hipnotik kelimesi ilaçlar için kullanılan bir sözcük olsa da, kişinin kendi kendini hipnotize etmesi olarak tanımlanan ya da uzman hipnozitörler tarafından kullanılan yöntemlerle geçilen uyku hali olarak bilinen ‘hipnotik uyku’ halinin ve teriminin ilaçlardan ziyade telkin yöntemiyle uyku haline geçilmesi olduğu da buna eklenebilir.

Hipnoterapi Merkezi Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hipnoterapi, hipnoz yöntemi ile tedavi anlamına gelen bir sözcüktür. Yani kişinin uyku ile uyanıklık arasında bir durum olarak kabul edilen bilinç halinde iken telkin alması (bu durumda dikkat yoğunlaşır, bilinçaltına ulaşılır ve telkin alma yeteneği artar) ve sağlık sorunlarını gidermesini sağlayacak düşünce değişiklikleri yapması olarak anlatılabilir. Sağlık sorunlarıyla baş etmek isteyen ve hipnoterapistlerin ve hipnoterapi merkezlerinin yardımını almak isteyen kişilerin dikkat etmesi gereken noktalar şu şekilde listelenebilir:

 Hipnoterapi Uygulamasını Yapacak Olan Uzmanların Yetkili, Ruhsatlı ve Tecrübeli Kişiler Olması Gerekir

Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, hipnoterapi uygulamasındaki bazı yaklaşımların aynı zamanda zarar verebileceğinin unutulmamasıdır. Mesela depresyon sorunu olan kişilerin tedavisinde uygulanacak yaklaşımların sonuçlarının ne olacağını bilen psikodinamik konusunda uzmanlığı olan terapistler tarafından uygulanması gerekir. Aksi halde hipnoz tekniği yarardan çok zarar verebilir. Kısacası bu tekniğin uygulamasını yapan kişilerin lisanslı ve tecrübeli kişiler olmaları şarttır.

Hipnoterapi Merkezi Yöntem Hakkındaki Bilgileri Açık Olarak Vermelidir

Hipnoterapi yöntemi ile sağlık sorunlarıyla baş etmeyi düşünen kişilerin bazı noktaları iyi bilmesi gerekir. Bu yöntem bir büyü ya da sihir yöntemi değildir. Hipnotize olan kişinin bilinçaltı uyanıktır ve telkinlere açıktır ama kesinlikle kabul etmeyeceği davranış biçimlerini değiştirmeye yönelik olan telkinleri kabul etmez. Bu nedenle kişiler sağlık sorunlarını giderme amacını kabul ederek hipnoterapiste gitmelidir. Tabi gideceği hipnoterapi merkezi de bu durumu açık bir şekilde kendisine açıklamalıdır. Yani örnek vermek gerekirse uyuşturucu madde kullanan kişinin tedavisinin başarılı olabilmesi için bu kişinin uyuşturucuyu bırakmayı istemesi gerekmektedir.

Hipnoterapi Merkezinde Görev Yapan Hipnoterapistlerin Güven Vermesi Gerekir

Bir diğer konu ise telkinlere açık olan hastanın mümkün olduğu kadar iyi konsantre olması gerekliliğidir. Bu hem hipnotize olma aşamasında hem de hipnotize olduktan sonra verilen telkinlere direnç gösterilmemesi açılarından önemlidir. Bu nedenle hastanın tekniği uygulayan kişiye tam olarak güvenmesi ve kendi sorunlarının giderilmesini sağlayacağına inanması gerektiği anlamına gelir. Dolayısıyla gitmeyi düşündüğünüz merkezdeki hipnoterapistlerin uzmanlığından ve tecrübesinden emin olmanız gerekir. Özellikle referanslar sunabilen bir hipnoterapi merkezi ve çalışanları bu güveni sağlayabilirler.

Hipnoterapi Merkezindeki Hipnoterapistler Yeni Tekniklere Açık Olmalıdır

Hipnoterapi bilinen en eski yapılanmış psikoterapi yöntemi olarak tanımlanır. Bu nedenle hastalıkların tedavisinde etkin olmakta zorlanan bir yöntem olabilir. Yeni tanımlanan ya da tedavisi için yeni yöntemler geliştirilen hastalıkların tedavisinde etkin olarak kullanılabilesi için bu yöntemi uygulayan hipnoterapistlerin sürekli olarak kendilerini geliştiren uzmanlar olması gerekir (örneğin bilişsel-davranışçı terapiler konusunda).

telkintedavi

Telkinle Tedavi Nedir?

Telkinle tedavi, telkin gücünü kullanarak bazı sağlık sorunlarından kurtulmanızı sağlamayı hedefleyen tedavi tekniği …

telkin

Telkin Nedir?

Telkin, şuur dışı bir süreçte kişilerdeki belli fikirlerin ya da fiziksel bazı durumların değiştirilmesini sağlamak …

selfhipnoz

Self Hipnoz Nedir?

Hipnoz, uyku ile uyanıklık arasında olarak tanımlanan ama aslında bilinçaltının tamamen aktif olduğu ve farklı …