PSİKOLOJİDE HİPNOZ

Psikoloji biliminin kurucusu olan William Wundt'un bir hipnoterapist olduğunu biliyoyor musunuz? Wundt'un 1902 yılında Pariste yayınlanmış "Hypnotisme et Suggestion" İsimli bir kitabı da bulunmaktadır.

Hipnoterapi psikoterapinin anası, babası, hızlandırıcısı, destekleyicisi, prototipi(ilk örneği) ve vazgeçilmezidir. Bana kalırsa psikolojide iki şeyin yeri çok özeldir ve bu iki şeyin yerini psikoloji tarihince başka hiç bir şey dolduramamıştır. Bunlardan ilki hipnoz ikincisi Freud'tur. İnancım o ki psikoloji bölümlerinde ilk okutulması gereken ders hipnoterapidir. Çünkü ondan daha kolay, hızlı, etkili ve risksiz başka bir yöntem yoktur. 

Bir psikolog neden ve ne zaman hipnoterapiyi kullanmalıdır ? Bunu bir örnekle açıklamaya çalışalım. Bir danışanınızı düşünün. Örneğin yıldırım korkusu var ve bundan dolayı yağmurlu ve kapalı havalarda dışarı çıkamıyor. Fobilerin terapisinde en çok kullanılan davranışçı yaklaşım geliyor değil mi aklınıza. Fakat burada işinize yaramaz çünkü danışanınızı kademeli olarak yıldırıma alıştırmak için gökyüzünde ne zaman yıldırım olacağını ne zaman olmayacağını kimse bilmez. Ancak hipnoterapi ile danışanı yağmurlu bir güne götürüp küçük şimşekler çakar iken bakınız siz korkmuyorsunuz çünkü gevşediniz.......vs.vs...... diyebilirsiniz ve gerekli telkinleri verebilirsiniz ve alıştırma terapisini bir kaç seans ta bitirebilirsiniz.

Psikologlar hipnoterapiyi kullanmak zorundadır çünkü bazı danışanlar için psikoterapi görmek başlı başına bir stres nedeni olabilmektedir. İnsanlarla sorunları olan bir danışanın sonuçta kendisi de bir insan olan terapistine hemen her türlü sorununu açması bilindiği gibi çok kolay olmuyor. Bu tür danışanlar genellikle nasıl anlatsam ! bilmem ki ! nereden başlasam !diye seansa başlayan kimselerdir. Böyle durumlarda hipnoz uyguladığım zaman danışanın stresi tamamen yok olmaktadır. Biraz önce "Ama anlatmam çok zor çekiniyorum utanıyorum" vs. vs. diyen danışanlarımı hipnoz seansı sırasında susturmak oldukça zor olabilmektedir. Hatırladığım bir danışanımda " Benim sorunlarım öyle anlatılabilecek cinsten şeyler değil en iyisi siz beni hipnotize edin çünkü ancak bu şekilde size anlatabilirim" demişti.

Diğer bazı psikoterapi yöntemlerinin rüyaları anlamlandırmak için günlerce aylarca beklemek zorunda kalmasına karşılık hipnoz esnasında her an rüya gördürebilir ve anlamlandırabilirsiniz. Günümüzde rüyalardan Irwin Yalom dahi psikoterapisinde yararlanmaktadır.

Ayrıca hipnoterapinin diğer hiç bir psikoterapide bulamayacağınız bazı özellikleri vardır. Bunlardan bir tanesi danışanınıza yaş geriletmesi yaptırabilmeniz ve gerekiyorsa travmatik olayın meydana geldiği yıllar önceki bir güne aynen geri götürebilmenizdir. Ayrıca bu teknik danışanın geçmişteki tutumları konusunda terapistin doğru bilgiler edinmesini sağlar.

Psikanalizin babası Sigmund Freud, Gestalt terapisti Fritz Perls, davranışçı Joseph Wolpe, Transactional Analist Erick Berne gibi ünlü isimlerin hepsi hipnozla ilgilendiler.

Yukarıdaki bahsettiğim nedenlerden dolayı bir psikoloğun ilk bilmesi gereken şeyin mutlaka hipnoterapi olmalı. Ve yeri ve zamanı geldiğinde uygulamalıdır diye düşünüyorum.

Sözlerimi sayın Dr.Tahir Özakkaş'ın çok değer verdiğim iki cümlesiyle bitirmek istiyorum:

"Her psikoterapi bir telkindir."

Uzm.Dr.Tahir Özakkaş (Psikiyatrist)

"Bir terapist ruhsal aygıtın çalışma sistemini anlamak ve müşahade etmek istiyorsa hipnoz harika bir vasıtadır."

Uzm.Dr.Tahir Özakkaş (Psikiyatrist)

 

>>> ANA SAYFA

  ©Copyright 2001, 2004 Psk.Tuncay Özer. Tüm hakları saklıdır. Kaynak göstermek ve  link  koymak  şartı ile sadece internet ortamında kullanmak için izin almadan alıntı yapabilirsiniz. Diğer türlü alıntılar için kanun gereği  izin alınması gerekmektedir. 

 

 

Psikolog Tuncay ÖZER  BAKIRKÖY / İST.