erapilerin başarısı konusunda danışanların terapistlerine güvenmesi çok önemlidir. Bu sistem her şeyden önce güveni arttırdığı için başarı oranını da çok yükseltiyor. Açıkcası bu sistemi tesadüfen keşfettim. Sosyal fobi ve performans anksiyetesi (topluluk karşısında konuşamama) sorunu olan bir danışanım daha önce bir çok tedaviye gitmiş ancak zerre kadar sonuç alamamıştı. Terapiler fayda etmeyince 20 yıldır sorunlarını çözmek için yüzlerce kitap okumuş, tanınmış medyatik isimlere gitmişti. Daha önceki bir çok işe yaramayan terapi deneyimlerinden sonra benim ona sunduğum yaklaşım konusunda da doğal olarak şüpheleri vardı. Danışanıma eğer verdiğim ödevleri yaparsa ve terapilerden hiç bir sonuç alamaz ise ödediği ücreti geri iade edeceğime söz verdim. Bu sayede danışan benim ona sunduğum rehberliğe çok güvendi. Bu güven sayesinde terapi sürecinde kendisi de emek vermiş oldu ve aktif rol aldı. Açıkcası hayatım boyunca onun kadar hızlı ve güzel iyi olan hiç kimse ile karşılaşmadım. Sonra bu sistemi herkese uygulamanın çok iyi bir fikir olacağını düşündüm. Sistemi uyguladıkça da Türkiye gibi ekonominin her zaman problem olduğu, paranın her zaman düşünülmek zorunda olduğu bir ülke için bu sistemin en iyisi olduğunu gördüm. Bir de şu var ki terapilerde terapinin başarısız olmasının sorumluluğu sadece danışanlara ait değildir. Terapist de bu sorumluluğu paylaşmalıdır. Terapist bu sorumluluğunun bilincinde olursa hem kendini daha fazla geliştirebilir hem de daha faydalı olur.

Ödevler son derece zevkle ve kolaylıkla yapabileceğiniz ödevler oluyor.

  

                                                                                                                 

  ©Copyright 2001, 2004 Psk.Tuncay Özer. Tüm hakları saklıdır. Kaynak göstermek ve  link  koymak  şartı ile sadece internet ortamında kullanmak için izin almadan alıntı yapabilirsiniz. Diğer türlü alıntılar için kanun gereği  izin alınması gerekmektedir. 

 

 

Psikolog Tuncay ÖZER BAKIRKÖY / İST.