HİPNOZLA SINAVLARA VE ÖSS’YE HAZIRLANMA

 

Eğitim alanında hipnoz Türkiye’de uzun süredir kullanılmaktadır. Beşiktaşta Erkal dershanesi yaklaşık 1000 kadar öğrencisini üniversite sınavına hipnozla hazırlamıştır. Başarı oranı dershane yöneticileri tarafından % 90 olarak bildirilmiştir. Sayın Hocam Dt.Ali Eşref Müezzinoğlu eğitim alanında hipnozu uzun yıllardır kullanmaktadır.

A. Sınav Öncesinde Hipnoz

 

1.    Öğrencinin gerçek potansiyelini tanımasında ve kendine güvenini kazanmasında kullanılabilir.

2. Derse, düzenli ve zevk alarak çalışma alışkanlığı kazanmasında kullanılabilir. Çünkü sadece çalışmak değil rahat çalışmakta önemlidir.

3.Sınav hakkındaki olumsuz duygu, düşünce, korku ve inançlarının yok edilmesinde kullanılabilir. Bu tür düşüncelere “Bir çok sefer kazanamadım yine kazanamayacağım.” Ve “ Benim temelim zaten zayıf.” Örnek verilebilir.

4.Öğrencini geleceğe yönelik amaçlarının 
        netleştirilmesinde. Çünkü insan ancak hayal
         gücünün elverdiği kadarını başarabilir. Hipnoz esnasında
        imajinasyon gücünde meydan gelen artma bu konuda
        öğrenciye yardımcı olur.  

5.Hipnoterapi öğrencinin ailesine de sınav desteği sağlayabilir. Bazı aileler çocukları üzerinde aşırı baskı kurarak sınav stresini arttırmaktadırlar. Bu türlü streslerle mücadele etmek ebeveynlere de hipnoz uygulanabilmektedir

B.  Sınav Anında Hipnoz:

       1.   Sınav konsantrasyonunun arttırılmasında,

        2.   Sınav esnasında meydana gelebilecek her türlü
           fizyolojik ihtiyacın ertelenmesinde,

        3.   Sınavda olaşabilecek yorgunluğun önüne
           geçilmesinde,

        4.   Dikkatsizlik ve heyecan dolayısı ile meydana
          gelebilecek şıkları kaydırarak işaretleme gibi hataların
          önüne geçilmesinde,

       5.   Hafızadan bilginin geri çağırılmasının
          kolaylaştırılmasında kullanılabilir,  

      C.  Sınav Sonrasında Hipnoz:


Öğrencilerin kendi içsel potansiyellerini tanıyarak bilinçli tercihlerde bulunmalarında. Kazandıkları bölüme ilgi ve sevgilerinin arttırılması ve mesleğe uyumlarının sağlanmasında.

Öss'ye hipnozla hazırladığım danışanım B.K'nın hazırladığı sayfada sınavlarda hipnozun gücü konusunda geniş bilgi bulabilirsiniz. Kendisi şu anda bir tıp fakültesi öğrencisidir. Sayfaya 
>>>buradan gidebilirsiniz.

“Siz değişirseniz her şey değişebilir.”

“Bir düşünceye ne kadar uzun süre inanırsanız o kadar gerçektir.”  

 

Merhaba Tuncay abi,
Geçen hafta ilk seansımızdan çıktıktan sonra sınava ve kendime olan bakış açımda baya bir değişikliğin olduğunu hissettim. İlk başta her şeyin sınav olmadığının farkına vardım. Bilinçdışı aklımda sınavı gözümde çok büyütmüştüm ama bu bir alışkanlık haline geldiği için anormalliği görememiştim. İkinci olarak, en önemlisi, sınava sadece ve sadece kendim için hazırlanmam gerektiğini anladım. Ve asıl sorunun dersane rehberlik hocasının çok fazla "çalışın" "ben sizin için o kadar uğraşıyorum, lütfen karşılığını verin", "en azından aileniz için çalışın, onlar sizin için o kadar fedakarlık yapıyorlar" komutlarının sebep olduğunu anladım. Artık her şey benim sorumluluğumdan çıkmış başkaları için bazı şeyleri yapmaktaydım ve
yine bir zamandan sonra bunlar da alışkanlık haline gelmiş ve "tek
doğruymuş" gibi bilinçaltıma yerleşmişti. Ayrıca ailemden hiç bir zaman ders konusunda baskı almamam beni kendi halimde ve neden çalıştığını bilen sorumlu bir birey yapmıştı. Fakat dersanemdeki baskı ve stres üzerine kurulmuş olan öss stratejisi beni yolumdan saptırmış ve negative duygu ve düşüncelerin içinde bir o yana bir bu yana sallanmama neden olmuştu.
  

Hedefimin yüksek olması ve bu konuda güvensiz olmam bende ister
istemez bir stres oluşturmaktaydı.Sürekli, "tüm soruları yapmalıyım" , "ya yapamazsam", "acaba yeteneklimiyim" gibi düşüncelerin asıl kaynağı kendimi diken üzerindeymiş gibi hissetmemdendi. Sizde bakış açımı değiştirmek için böyle bir yol izlemiştiniz diye düşünüyorum.
   

Babam "yaptıklarına değil yapamadıklarına bak " derken benim iyiliğimi
düşünüyordu. Rehberlik hocam "rahat olMAMAlısınız siz öys içeriğinde bir sınava gireceksiniz" derken doğru bildiği şeyi söylüyordu. Geometri hocamız "günde iki saat çalışın ama sürekli ve verimli çalışın"  derken kendi tecrübelerinden bizim faydalanmamızı istiyordu. Bunları düşündüm ve şunun farkına vardım ki aslında bu hususta herkes son derece iyi niyetli ve ve hepsi doğru olduğunu düşündüğü yoldan gitmemi istiyordu. Buradaki asıl illüzyon herkesin kendi düşündüğü yoldan başkasının işe yarayacağına inanmamasıydı. Yani, babam "dediklerimi yapmazsan hayatta bu iş olmaz",
rehberlik hocam" çok çalışıp dediklerimi yazpmazsanız bu iş zor" derken etraflarına çok kalın duvarlar örmüş ve at gözlüğüyle dünyaya
bakmaktaydılar.
   Bu konuda benim yaptığım sentez ise hiç bir sınav, soru veya başka bir
insanın düşüncesi benden daha öncelikli bir öneme sahip olamaz. Sınavda çok iyi bir puan almam benim kaderimi kuşkusuz etkileyecek ama bunun positive veya negative yönde olacağını aldığım öss puanı kesinlikle belirleyemez.
    İkincisi, babamın , rehberlik hocamın ve herhangi birinin sınav
hakkındaki düşünceleri onların yaşadığı ilüzyondan ibarettir. Alternatifi
olmayan düşünce aptalcadır ve başarıyı gölgeler. Yeniliklere açık olmalıyım.
    Her türlü duygu ve düşüncenin zihnimde olmasının bir sebebi var ve benim kabul edemediğim, moralimi bozan düşünceler iyi bir niyet için ordalar.
Benim onları düşünmüş veya hissetmiş olmam onların gerçek olduğunu
göstermez. Ama ben onları düşünmeye devam ettikçe gerçekmiş gibi
görüneceklerdir. Şunun farkına vardım aslında beni en çok etkileyen şey, hissettiğim ve düşündüğüm her şeyin çok gerçekemiş gibi durmasıydı. Bu sorunu
da tüm duygu ve düşüncelerimi ilk başta kabul edip sonra da onun altındaki iyi niyeti bulmaya çalışarak aşmaya çalışıyorum. Ama bu konuda çok pratik yapmam gerekecek.
   Neyse hocam çok konuştum sanırım:D. Bi de sizden bi randevu istiycektim, amacım otohipnozu öğrenip, her türlü konuda olaylara at gözlüğüyle değil de
kuşbakışı bakabilmek. Hangi gün uygunsanız haber verebilirsiniz.
      Kendinize iyi bakın
      Mehmet
Merhaba,

     Hocam geçen bir ayda hayatımda çok şey değişti. İlk olarak anladım ki her şey aslında hiç bir şeydir. Üzerine abartılı anlamlar yüklenen bazı
kavramlar hayatımızı cennet veya cehenneme çevirecek güce sahipler. Benim 2 ay önceki düşüncelerim ve olumsuz duygularım beni farklı bir farkındalığa yöneltmişti. Dünyada o kadar güzellikler, mucizeler, ve değişim yaşanırken ben sadece toplumun çekim etkisi altında kalmış ve bilincimi sadece öss'ye yoğunlaştırmıştım. Her şey öss'ye bağlıydı ve insanların benim gitmemi istediği yoldan gitmeliydim. Bu duygular ve düşünceler o kadar yoğundu ki tek gerçekliğim olmuştu. Oysa ki ben sadece güzelliklere gözümü kapatmış, at gözlüğüyle sadece görmem istenen şeye bakmaya zorlanıyordum.


  Şu an ise anlıyorum ki her anı dolu dolu yaşamak için düşüncesizliğin
derin sessizliğinde olmak gerekiyormuş. Her düşünce nedense kendi
gerçekliğini oluşturuyorken, sonsuz gerçekliği barındıran düşüncesizliğe dalmak en büyük özgürlüktü. Düşüncesizliği yakalamak içinse "kabulleniş" gerekiyordu. Ben tüm duygu ve düşüncelerimi kabullenerek bu işe başladım.


Kabullenme zihnim ve vücudum arasındaki engellenen enerji alışverişini düzene soktu ve içimde huzur oluşmasını sağladı.
    Hocam size tekrar çok teşekkür ederim, bütün bu değişimler sizinle
yaptığımız ilk seans sonrası gerçekleşmeye başladı. Her şey için teşekkürler
     M.B

 

>>> ANA SAYFA

     ©Copyright 2001, 2004 Psk.Tuncay Özer. Tüm hakları saklıdır. Kaynak göstermek ve  link  koymak  şartı ile sadece internet ortamında kullanmak için izin almadan alıntı yapabilirsiniz. Diğer türlü alıntılar için kanun gereği  izin alınması gerekmektedir. 

 

 

Psikolog Tuncay ÖZER  BAKIRKÖY / İST.