|
17.08.09
Dün eniştem
"........................ ile ilgili bilgin var mı" diye sordu. Dedim ki ayrıntılı
bilgim yok. Ama bildiğim kadarıyla açıkladım. Açıklarken biraz panik
oldum. Hafif terlemeye başladım. Kendime göre tam iyi cevap veremedim.
Biraz da paniğin etkisiyle bildiklerimi de karıştırdım. Sonradan kendime
kızdım. Oysa eniştemin sorduğu soruları hiç te bilmek zorunda değilim.
Kardeşim evin zilini çaldığı zaman veya kapının tokmağını vurduğu zaman,
bekliyor ki hemen açsınlar.Biraz bekleyince "niye açmıyorsunuz?" diye trip
atıyor.Ben de sinirleniyorum.Bak dedim içerdeki insanın belki işi var
belki başkası açar diye beklemiş olabilir. Böyle yapmakla beni
sinirlendiriyorsun dedim.
23.08.09
Alışveriş için gittiğim marketten bir şeyler
aldım eve yürüyerek gideceğimden dolayı ağır olacak olanları evin
yakınındaki marketten alırım düşüncesiyle yola çıktım.Yolda elimde başka
marketin torbasıyla gideceğim. Markete gidersem ayıp olur bir şeyler
derlerse diye içimden bir sürü konuşma geçiyor.İçimdeki diğer seste ne
ayıp olacak adama para kazandırıyorsun, bi şey desin de göreyim! eğer
adam bir şey derse,sana mı soracağım neyi nerden alacağımı dersin
şeklinde bir cevap veriyor.Belli bir süre sonra nasıl bir zihin diye
kendime kızdım.İstediğim şeyi istediğim yerden alırım bundan doğal ne
var.Doğru markete gittim ve alacağımı aldım.Milletin işi gücü yok
benim elimdeki poşete bakacak...Bu zihniyetten yavaş yavaş
kurtuluyorum...
Evet bu sefer de kardeşim bana kapıyı geç
açtı. Bak gördün mü dedim. İçerdeki insan kapıyı duymamış olabiliyormuş.
Niye kapıyı geç açtın beni beklettin ben de sana sinirleneyim mi dedim.
Balkondaydım dedi.Ben onu bunu anlamam bak kızdığın şeyi şimdi sen
yaptın dedim.
24.08.09
Bugün çok fazla iletişimim olmadı.
Rahatsızlığımdan dolayı bugün kendimi düşündüm. Kendi iç dünyama bir
yolculuk yaptım. Kendimle ilgili bir kaç şeyi ortaya çıkardım.Mesela ben
iletişimde karşı tarafa göre şekilleniyorum.İletişimde karşı taraf rahat
olursa ben de aynı oranda rahat oluyorum.Telefonla konuşmalarımda bunu
bariz bir şekilde görüyorum.Bazı arkadaşlarımla konuşurken
gerilir,cümlelerim kesik kesik olur,bazılarıyla da çok esprili,rahat bir
konuşma olur.Yani karşı tarafa göre şekilleniyorum.Bu özelliğimi
sevmiyorum.Bazen de ben ortamı rahatlatmalıyım.Hep karşıdaki insandan
kucak açmasını beklememeliyim.Ben de kucak açabilmeliyim.
Bir de birisi diyelim ki
bana, benim hoşuma gitmeyecek bir şeyi yaptırmak istiyor. Ben o işi bir
şekilde ya bir bahane bularak yapmıyorum. Ya da mecburen yapıyorum ama
karşı tarafa kızgınlığımı sözle söylemeyip vücut dilimle ifade etmeğe
çalışıyorum.Sinirli olduğum zaman konuşmuyorum.Halbuki o duygumu
konuşarak karşı tarafa iletsem belki iş hallolacak.
27.08.09
Bu gün iftarda misafirimiz var. Misafirimiz
bir esnaf.İftar öncesi bana sordu: "Sen neler yapıyorsun bu aralar?"
dedi.Abi dedim yatıyorum.Ben öğretmen olduğum için yazın çalışmam. Bizim
işler daha açılmadı falan.Bana takılıyor şimdi "bu da adalet mi biz 60
yaşına gelmişiz çalışıyoruz sen yatıyorsun. Boş vakitlerinde gel yanıma
biraz. Sen dükkanda dur sen satış yap ben dinleneyim." Ben de topu taca
atmak için abi ben esnaflıktan anlamam yanlış bir şey söylerim
müşterilerine bir daha gelmezler sonra dedim. Adamın oğlu da gelirsin
iftardan bir saat önce biraz çalışırsın ihtiyaçlarını da alır gidersin
diye üzerime gelmez mi. Ben de hafif kızardım ama babasına dedim ki,
sıkıldığın zaman aç bir telefon ben beş dakikaya ordayım diyerek
meseleyi salladım.
28.08.09
Bir Eylül de öğretmenlerin göreve başlama
tarihi olduğu için saç traşı olayım diye çocukluğumun geçtiği
mahalledeki berbere gittim.Tabii beni tanımıyor.Traş başladı ben etrafı
aynadan gözetliyorum. Etrafta cilt cilt kitaplar.Bu kitaplarda neyin
nesi dedim. Berber anlatmaya başladı. Hem okuyorum hem de satıyorum. Berber "Sen
ne iş yaparsın öğrenci misin?" dedi.Yok ben öğretmenim. Dört sene Güney
Doğu'da görev yaptım tayinim .....................’a çıktı.Berberde
Güney doğudanmış. Başladı açılım meselesine. Sonu gelmiyor. Ben araya
giriyorum şey saçımın şurasını şöyle yapar mısın? Konu dağılıyor.Berber
"Güney Doğu'da rahat mıydın? diye bir soru sordu. Haydaa valla rahat
değildim. Su,elektrik,soğuk vs sorunlarımız vardı diye devam ettim.
Berber "Doğunun insanı misafirperverdir,samimidir" dedi. Valla bir elin
parmakları nasıl farklıysa orda ki insanlarda farklı. Benim görev
yaptığım kasabanın insanlığı yoktu. Ben onlardan hiç memnun
değildim.Sonra adam illaki herkes iyi olacak diye bir şey yok dedi.Artık
sosyal ortamlarda daha az kızardığımı hissediyorum.Bir ilerlemenin
olması sevindirici.
29.08.09
Evin ufak tefek ihtiyaçları için markete
gittim.Markette iki tür domates var. İkisinden de aldım birinin etiketi
2.99,diğerinin ise 0.99.Kasaya yanaştım. Kasiyer tartıp geçiriyor. Bu
domatesin fiyatını hatırlıyor musunuz? dedi ben de 0.99 dedim. Olamaz bu
salkım domates 2.49 dedi. O zaman dedim ki fiyat etiketini doğru
asacaksınız, milleti şaşırtmayacaksınız. Kasiyer "Bir dakika beyefendi"
dedi. Manav reyonuna bakan kişiye sorayım dedi.Sonra kasiyer "Pardon
beyefendi salkım domates değilmiş sizin dediğiniz fiyat doğruymuş özür
dileriz" dedi.
Kendimle ile ilgili şunu söyleyebiliyorum
artık; yaşadığım olaylarda evet burada şunu yapmalıydım ama yapamadım.Şu
tepkiyi vermeliydim şöyle davransaydım daha iyi olurdu şeklinde bir
zihin yapısı yerleşmeye başladı.Sizinle görüşmelere başlamadan önce ise
böyle bir olay olduğu zaman ise kendi kendime zihnimde seneryalor
oluşturarak kendimi yoruyordum.Bir sorunun farkına varmak sorunun
çözümünün yarısı demek olduğunu biliyorum.
01.09.09
Okuldayım kısa bir toplantı yapılıyor ve 30 a
yakın öğretmen var. İçimde o eski kaygılar olmasına rağmen yine da daha
güçlü olduğumu hissediyorum.Bir sorumu çok rahat bir şekilde müdüre
söylüyorum.Önceden aklıma sorsam mı sormasam mı diye sorular
geliyordu.Bu okulda daha aktif olacağımdan dolayı her şeye hazırlıklı
olmam gerektiğini düşünüyorum.Bu benim için fırsat olacak.
05.09.09
Bugün kuzenimle birlikte iftara davetliyiz.
İftara gitmeden önce kuzenimin dükkanına uğradım. Dükkandaki çalışanlarla muhabbet
ettim.İçlerinde Güney Doğu kökenli birisi var. Ben de Güney Doğu'da
görev yaptığım için muhabbetin konusu oraya geldi.Benden oralardan
bahsetmemi istediler.Ben de çok rahat ve kendimden emin bir şekilde
anlatmaya başladım. Konuşurken karşıdaki kişinin söylediklerinin bence
mantıksız olduğu tarafları da hiç çekinmeden karşı çıkıyorum.
10.09.09
Bu gün okulda kısa bir toplantı yaptık.
Toplantı da bir konu hakkında müdür öğretmenlerin görüşünü istedi.Kabul
edenler el kaldırsın dedi. Ben de el kaldırdım. Sonra yanımdaki
bir öğretmen "indir,indir" diyor. Ben de arkaya döndüm bu benim görüşüm
dedim. Bundan bir ay önce bu olay olsaydı elimi indirirdim ve büyük
sıkıntı yaşardım.
11.09.09
Okulda yeni olduğum için ortama yeni
alışıyorum.Öğretmenlerden biri geldi elinde bir liste hangi öğretmenin
dolabı yok dedi.Benim yok dedim. Listeye baktı ve 48 numara boş
eşyalarınızı koyabilirsiniz dedi.Teşekkür etttim ve eşyalarımı koymaya
gittim. Dolabın üzerinde bir öğretmenin ismi yazılı ama içi boş. Ben de
içimden dedim ki herhalde eskiden kalmadır. Yazıyı çıkarttım ve eşyaları
dolabın içine koydum.Bir süre sonra bir bayan öğretmen geldi. Hocam
"benim dolaba eşyalarınızı koymuşsunuz" dedi.Ben de hocam yanlışınız
olmasın listede boş gözüküyordu, ben de yerleştim, kusura
bakmayın, hallederiz dedim.Öğretmen de hocam fark etmez sizinkiler de
kalsın benim dolapta halledince taşırsınız dedi.Sonradan hallettik ve
ben başka bir dolaba geçtim.Bundan bir ay önce bu durumu yaşasaydım o
bayan öğretmenin önünde çok heyecanlanabilirdim ve muhtemelen ne
yapacağımı şaşırırdım.
15.09.09
Öğretmenler odasında öğretmenler
kendi aralarında halı saha maçı düzenliyorlar beni de davet ettiler. Ben
de uzakta oturduğumu ve yolun zor geldiğini söyledim.Bunun üzerine okula
bazen araba ile geldiğimi gördüklerinden araba ile gelirsin diye üzerime
üzerime gelmeye başladılar. Ben de araba sürekli bende değil,söz
veremem. Gelirim derim, sonra problem çıkar, sonra sizi ayaz da bırakmak
istemem dedim. Bir mücadele verdim hiç bir semptom da ortaya çıkmadı.Bu
mücadelenin sayısı arttıkça bu olay benim lehime düzelecek.
16.09.09
Bugün okulda zümre toplantısı
yaptık. Meslaktaşım olan bayan öğretmen ile, gündem maddelerini
görüşmeye başladık.Maddeleri tek tek görüşüyoruz görüşlerimizi
belirtiyoruz.Kendime dikkat ettim özgüvenle maddeler üzerinde
görüşlerimi belirtiyorum.Bana göre yanlış olan şeyleri çok rahat bir
şekilde ifade ediyorum.
18.09.09
Okulda yavaş yavaş arkadaşlarla
samimi olmaya başladık. Muhabbetlerimiz derinleşmeye başladı.Espriler
yapmaya,birbirimize takılmaya başladık.Bir arkadaş bana bir konu da
takıldı ben de hemen onun hakkında bildiğim bir eksiklikle ona cevap
verdim.Tabii espri ile yaptım bu karşı duruşu.Önceden böyle bir durum
olsa sineme çeker ve hafif kızarırdım.Diğer bir arkadaşta hiçbir şey
anlatmıyorsun dedi. Ben de dedim ki şakayla İngilizce öğrenen bir çocuğa
hadi oğlum İngilizce konuş da amcalar dinlesin veya hadi bir şarkı söyle
dedikleri zaman olmuyor o an içinden gelmiyor insanların.Ben de ortam
olursa veya bir olay,konu olursa paylaşırım dedim.
19.09.09
Artık iletişimde bir problem
olduğu zaman şunu hissediyorum ki kaçmıyorum. Bir şekilde bir cevap
buluyorum.Ne yapacağım,nasıl davranacağım yavaş yavaş yeni zihin yapıma
göre değişmeye başladı.
20.09.09
Bayram misafirliğine çıkmak için evden
çıktık.Eski komşumuza uğradık. Hoş beşten sonra konu bir şekilde çocuk
eğitimine geldi. İşte akrabasının çocuğu okumuyormuş.Babası da baskı
yapıyormuş illa okuyacakmış diye. Ben de bir şeyler söylemek istiyorum.
Dedim ki ebeveynler hata yapıyor çocuk okumak istemiyorsa illa sevdiği,
ilgisinin olduğu bir şey vardır. Bunu bulabilirseler çocuğa en büyük
iyiliği yapmış olurlar.Komşu da haklısın diye başlayıp ben de okumak
istemiyordum diye şu an yaptığı mesleğe giriş hikayesini anlattı.Bu
benim için iç destek oldu. Önceden olsa bu durumda büyük sıkıntı
çekerdim heyecanlanırdım ve semptomlar ortaya çıkardı.
Sevgili Günlük 24.09.09
Bugün okul açıldı ilk defa kalabalık bir
sınıfta öğrencilerle buluştum. Daha önceki senelerden elde ettiğim
tecrübelerden,ilk ders,ilk intiba nasılsa, sene sonuna kadar öyle devam
ediyor.Törende benim tavırlarım diğer öğretmenlerin dikkatini çekmiş.
Öğretmenler duruşun güzeldi diye bana söylediler. Sınıfta çocuğun birisine soru sordum.
Çocukta problemliymiş. Diğer
çocuklar güldü. Ben hemen olaya müdahale ettim. Böyle bir davranışla bir
daha karşılaşmak istemiyorum dedim. Herkes hata yapabilir. Ben de zaman
içinde derslerde hata edeceğim. Mesela bir kelimeyi yanlış telaffuz
edeceğim. Bunlar çok normal şeyler, bunlara gülmemek gerekir dedim.Bir
süre sonra bir şey anlatırken kutu diyeceğim yerde “kotu”dedim.Sonra da
ya bakın gördünüz mü, ben de hata yaptım. İnsan yorulabiliyor farklı bir
durum içinde olabiliyor dedim. Bu açıklamayı yapmış olmam o hata
sırasında bana büyük rahatlık sağladı.
25.09.09
Öğretmenler odasında sınıf defterini
dolduruyorum. Bir öğretmen arkadaş seslenmeden masaya çay koymuş.
Yandaki bayan öğretmen de bana "deftere neler yazdın?" diye sordu. Ben
de şunları şunları yazdım diye anlatmaya başladım. Sonra defteri masaya
koyacaktım ki masadaki çay sınıf defterinin üzerine döküldü. Ben tüh!
hadi ya! sene başında böyle bir şeyle başlamak diye tepkilerimi ardı
ardına diziyorum.Bazı öğretmenler de yazık oldu diyor,diğeri boşver yeni
defter alırsın diyor. Bir tanesi selpak veriyor .Ben şuna dikkat ettim ki
kızarmadım, hata yapabilirim düşüncesi yavaş yavaş beynime
yerleşiyor.Çok rahat bir şekilde espriler yapmaya başladım.
26.09.09
Sabah kahvaltıda okulda
öğrencilerle yaşadığım bir kaç olayı anlattım. Anlatırken mutlu oldum.
Şunu bir kez daha anladım ki ben yaşadığım şeyleri kendime
saklamayacağım, paylaşacağım. Bu bana çok iyi geliyor. Ama bu kendime
saklama işi benim zihnime nasıl yarleşmişse bilmiyorum. Sanki 20 lik
çiviyle çakılmışlar. Yaşadığım bir olayı paylaşmak istiyorum, içimdeki
olumsuz ses beni engellemek için hemen mücadeleye başlıyor.
01.10.09
Ders bitti ve aynı zamanda nöbetçiydim bugün.
Kendimi çok yorgun hissediyorum.Bir arkadaş hadi bir yerlerde yemek
yiyelim dedi. Ben de kusura bakma kendimi çok yorgun hissediyorum
dedim.Bunu şunun için yazıyorum, önceden böyle durumlarda bu tepkiyi zor
verirdim. Hissettiğimi söylemek eskiden daha zordu.
02.10.09
Bugün okulda bir dersim boştu. Öğretmenler
derse gidince ben de öğretmenler odasındaki bilgisayarda derslerle
ilgili evrakları çıkartıyorum. Bir kaç arkadaş daha var. Müdür
yardımcısı geldi ve "arkadaşlar dersi boş olan var mı?" diye sordu.
Kimse ses çıkarmadı. Ben de hiç bozuntuya vermiyorum. Müdür yardımcısı
bana "hocam sizin dersiniz boş muydu?" diye sordu.Hocam benim boş ama
çok acil olarak çıkarmam gereken evraklar var onlarla uğraşıyorum
dedim.Tamam hocam o zaman fırsat bulunca boş sınıfa bir uğrayın dedi.
Bende bir ara çok kısa bir süre indim çıktım. Önceden karşı tarafı
kırmamak için veya kendi işlerimden ödün vererek kabul ederdim.
03.10.09
Bugün kuzenlerimle alışverişe
çıktık. Çıkmadan önce ben, beraber gidelim, siz kendi
ihtiyaçlarınızı alın ben de kendim için bir şeyler bakayım dedim. Ben
sizi girişte bekleyeceğim diyerek anlaştık. Önceden hiç gitmek
istemiyordum. Sinir oluyordum onlarla o dükkandan o dükkana girmeye. Bir
zihinsel kalıbımı daha kırdım.Karşı tarafın ihtiyaçlarını karşılamak ama
aynı zamanda kendi isteklerinden de vazgeçmemek mümkünmüş.
04-10-09
Gömlek almak için bir alışveriş merkezine
gittim. Bir dükkana girdim M beden dar kesim gömleğiniz var mı dedim.
Tezgahtar "raflara bakın" dedi. Ben de burası self servis mi dedim.
Sonra da ben ne bileyim hangisi M beden hangisi dar kesim. Mağazadan
çıktım. Tezgahtar "bakar mısınız? dedi geriye dönmedim.
Başka mağazaya girdim. Camında gömlek 29 TL
yazıyordu içeri girdim M beden dar kesim var mı dedim. Tezgahtar "var
şunlar, hangi renk arıyorsunuz?" dedi. Ben bir bakayım dedim. Evet güzel
modeller, fiyatları ne kadar dedim. Tezgahtar "79 tl" dedi. Ben bir
şaşırdım. Dışarıda 29 yazıyordu dedim tezgahtara. Tezgahtar "onlarda var
şurası" dedi. Baktım 3 gömlek var.Hayırlı işler diyerek çıktım.
13.10.09
Geçen gün bir mağazadan alış veriş yaptık
ve 6 taksit yaptırdık. Belli bir süre sonra internetten hesap ekstresine
baktım. 6 taksitin dışında fazladan bir 90 liralık bir çekim
yapılmış.Bunu görünce firmayı aradım durumu anlattım. Yetkili benden
kredi kartı slipini istiyor. Ben diyorum ki slipi attım ancak elimde
fatura var. "Beyefendi ben slipsiz nasıl çözeyim?" diyor. Ben de haklı
olabilirsiniz ama o zaman bir çözüm söyleyin dedim.Sonra çözümde ısrar
ettim çözemeyince müdürüne bağladı. Bir de müdüre anlattım, müdür
araştıracağını ve sonra sizi arayacağız dedi.
Beni aradılar benden hesap
ekstresini istediler ben de internetten çıktı aldım ve onlara götürdüm
ve İncelediler. Haklı olduğumu söylediler. Kendi arşivlerinden evrakları
çıkardılar. Sorun bizden kaynaklanmıyor dediler. Beni ikna ettiler. Ama
banka ile irtibata geçip hatayı düzeltmeye çalışacaklarını söylediler.
Ben eskiden bu kadar ısrarlı
olamazdım. Ben de olumlu yönde değişiklik olması çok iyi .Hal bu ki bu
davranışlar çok normal ama yılların pasifliği,mücadeleden kaçmam beni bu
hale getirdi.
14.10.09
Okulda sınıflar arası münazara yarışmaları
düzenleniyor. Ben de 6.sınıflar için düzenlenen münazarada jüriyim.
Benim dışımda 2 bayan öğretmen var.Münazaranın izleyicileri de var.Vakit
geldi ben ayağa kalktım salondaki seyircilere döndüm.Evet münazara
başlıyor! sonra uymaları gereken kuralları hatırlattım.Sonra münazara
yapacak konuşmacılara döndüm. Bir konuşma yaptım ve münazaraya başladık.
Artık sosyal ortamlarda daha rahat olduğumu hissetmeye başladım.
15.10.09
Akşam misafirlerimiz vardı sohbet döndü
dolaştı evliliğe geldi. Misafirlerimiz bana "Ne zaman evleniyorsun?
dediler. Ben de valla dedim bizimkiler biraz tembel çıktı. Hiç
çalışmıyorlar diyerek konuyu dağıttım.Herhangi bir kızarma
yaşamadım.Böyle bir şey olsa önceden, hemen kızarır sonra da bir şeyler
söylerdim.
16.10.09
Okulda 2.katta her perşembe nöbet tutuyorum.
Burada nöbet tutmak için insanın sinirlerinin alınması gerekiyor. Zil
çalıyor çocuk bir türlü içeri girmiyor. Biz içeri sokuyoruz. Bir arkana
dönüyorsun, bakmışsın tekrar kapıda belirmiş. Gir içeri, çabuk vs.
Öğretmenlerden biri de nöbet gününü değiştirmek istiyor. İkimiz
içinde nöbet günlerimizi değiştirmek çok uygun olduğu için değiştirdik. Sonra benimle nöbet tutan bir
bayan öğretmen "hocam ne güzel anlaşıyorduk niye değiştirdiniz?" diye
sordu. Ben genelde bayanlarla rahat konuşamazdım ama artık daha rahat
bir şekilde konuşuyorum. Bayan öğretmeni ikna etmeye çalışıyorum. O da
duygusal bir şekilde beni ikna etmeye kalkışıyor.Sonunda ben ikna ettim.
28.10.09
Okulda öğretmenler odasında oturuyoruz iki
öğretmen kendi aralarında bir konuyu tartışıyorlar ben de müdahil
olmadan dinliyordum.Bir süre sonra bir öğretmen "hocam sende bana
katılıyorsun dimi katılıyorsun? Bu yaptığı etik değil. Sence de öyle
değil mi?" diye bana soruyor. Diğeri de kaşlarını kaldırıyor olmaz de
falan. Ben arada kaldım. Ne yapayım dedim kendi kendime. Sonra ben
döndüm arkadaşa hocam etik kavramı ne demek deyince baktım açıklamaya
çalışıyor. Konuyu bir şekilde dağıttım.Sonra siz mi beni arada bırakmak
istiyorsunuz al sana soru ....dedim.Normalde ben bu davranışı önceden
sergileyemezdim biraz üzerime gelseler kızarırdım.
|