Danışan bana annesine yazdığı bir e-maili göstermişti. Yukarıda yazılanlardan ve bu mailden anlayacağınız üzere bu sorunlar danışana aslında miras kalmıştır. Ben psikolojik sorunların çok çok büyük bir kısmının anne babanın yanlış eğitiminden kaynaklandığını düşünüyorum. Şimdi danışanın annesine yazdığı mektubu okuyalım.

 Anne:

Dedigim gibi sana karsi karisik duygular besliyorum. Su anda kalbini kirmamak icin O KADAR dikkat ediyorum ki, bilemezsin!!! Ama bi kirilma noktasi eninde sonunda olacakti, yani ben bu dunyaya bir kez geliyorum ve HIC KIMSE HIC BIR SEKILDE BENIM HAYATIMI ZEHIR ETME HAKKINA SAHIP DEGIL!

Etrafima bakiyorum: herkes ama herkes beni takdir ediyor, herkes saygi duyuyor. Insanlarin bakislarindan belli oluyor. Kizlar pesimde kosuyor. Kendi parami kazaniyorum, kendi kendime bakiyorum, herkes beni seviyor, ben herkesi seviyorum. Ama bir kisi var bu dunyada... bir kisi var ki: hayatim boyunca yakaladigi her firsatta beni eziyor, oyle veya boyle hayatimin bir kosesinden kucuk bir parca buluyor elestirmeye uygun ve basliyor saldirmaya, saldirdikca saldiriyor, kim bilir belki o kucuk yerden bir dalarim ve yepyeni aciklar bulurum bu cocukta... bi de oralardan saldiririm... ooooh keyfe bak be, eglence basliyor!

Kendisine bazen soruyorum bunu neden yaptigini: benim daha iyi bi insan olmami istiyormusmusmusmusmus!!!!!

Anne, bazen seni tekme tokat dovmenin hayallerini kurdugumu biliyor musun? Peki bazen karnina bicak saplamayi hayal ettigimi biliyor musun? Ahh bazen suratina saglaaam bi yumrukla burnunu kirip seni kanlar icinde birakma hayali kurdugumu biliyor musun?

Kucukken boklarimi temizlemek, surekli yemek hazirlamak, kahvalti hazirlamak, yatagimi toplamakla iyi anne olunmadigini simdi benden yeni ogreniyosun sanirim!!

Beni neden her firsatta ezip asagilamaya calisiyorsun anne?

Sen simdi bana, aramizdaki problemlerin tek sebebinin ayakta yemek yemem oldugunu mu soyluyorsun? Tek problemin masada yan oturdugum oldugunu mu dusunuyorsun? Tek problemin terliksiz dolastigim oldugunu mu dusunuyorsun?

Sen iyi gun annesisin, kotu gun annesi hic degilsin. Seni okuyorum anne, seni gozlemliyorum. Yaptigin herseyi test ediyorum. Ve artik sundan cok eminim. Ben keyifli oldugum zaman hersey cok guzel beni seviyorsun bana sarilmak istiyorsun, bana gulumsuyorsun. Ama keyfim yerinde olmadigi zaman, moralim bozuk oldugu zaman hemen bir firsat bulup saldirmaya basliyorsun. Halbuki asil o zaman senin sevgine ihtiyacim var, asil o zaman senin sefkatine ihtiyacim var, en son ihtiyacim olan sey moralim bozuk oldugunda asagilanmak ezilmek elestirilmek, kisiligime hakaret edilmek... ve bunu herhangi biri yapmiyor... BUNU ANNEM, DUNYADAKI BIR NUMARALI KORUYUCUM OLMASI GEREKEN KISI, DUNYAYA ICINDEN CIKIP GELDIGIM INSAN YAPIYOR.

Sen de biliyorsun ki dunyadaki kimse mukemmel degildir. Herkes birbirinden farklidir. Ve herkesin iyi oldugu yonler vardir, herkesin kotu oldugu yonler vardir. Ve herkes kotu oldugu yonleri bilir ve onlari duzeltmek icin elinden geleni yapmaya calisir. Ama sen hicbir zaman benim bulundugum noktadan tatmin olmayacaksin, ben bu hayatta kac merdiven cikarsam cikayim, sen beni her firsatta ezmeye calisacaksin.

Anne artik beni rahat birakmani istiyorum. Artik negatif herseyi hayatimdan cikarmak istiyorum. Artik gunes gibi parildamak istiyorum. Tum dunyaya ISTE BEN BURDAYIM diye haykirmak istiyorum. Sadece beni rahat birak olur mu? Kotu gunumde bana sevginden bir yudum vermeyeceksen, bari izin ver kotu gunumde kendi kendime keyfimi yerine getirebileyim!!!

Ama birazcik kendinde hata oldugunu kabul edebilecek kadar erdemli bir insan isen, sana tavsiyem, benden okumami istedigin bazı şeyleri ilk once kendin okuyup uygulaman!

Anne, hayatima bakiyorum da. Hayatimda yolunda gitmeyen tek sey sensin. Sana karsi karisik hislere sahibim. Sana kesinlikle kirgin oldugum bir gercek. Bu hicbir zaman degismeyecek bir gercek.

 Evet, bu emaili neden atiyorum? Atiyorum cunku seninle yuzyuze konusmak bir ise yaramiyor. Seni hayatimdan silip atamam. Olsun ben de evden kacarak kendim icin hayirli bir hareket yaptim.  (Danışan bir dönem ayrı eve çıkmıştı) Ve bu dogru karari vedigim icin de kendimle GURUR duyuyorum. Hem kendi basima yasayarak kendimle yuzlestim, kendimi tanidim, kim oldugumu daha iyi anladim. Ne zaman nasil hissediyorum, neler bana mutluluk veriyor, neler beni uzuyor, neler bana guven veriyor, ne yapinca, kimlerle vakit gecirince neler hissediyorum, kimler mutluluk veriyor, kimler canimi sikiyor, ben farkli farkli insanlarla nasil iletisime giriyorum? Bunlari  yapabilme firsatim hiç olmadı.Cunku hep hayatimda birinci planda ogrenciligim ve basarili olma gudusu vardi. Simdi belli bir noktaya ulastigim icin kendi karakterime yatirim yapabilecek vakti bulabiliyorum. Kendimi yeni taniyorum.

Herseye ragmen kendisiyle gurur duyan, annesi onu sevmese de kendisini cok seven, ve sevginin gucunu annesinden ogrenemese bile, gec te olsa dis dunyadan ogrenen, mutlu bir hayata dogru umutla ilerleyen oglun,

Danışan ailesi özellikle de annesi hakkında aşağıdaki ek bilgileri  vermektedir:

Gazetede annesini bıçak darbeleriyle olduren cocuklarin haberleri ile karsilasiyorum bazen. Acaba bu cocuklarin boyle delirmesi cocugun kendinden mi kaynaklaniyor yoksa ailenin cocuga kendisi olmasina izin vermemesinin buyuk bir payi var mi? Acaba Ben bu noktaya henuz gelmedigim icin kendimi sansli mi hissetmeliyim?

Annem aslinda benim huzurum, mutlulugum ile ilgilenmiyor. Annem  icin  gurur, ego, otorite onemli. Annemin bu hayatta laf gecirebildigim tek kisi benim. Annemin egosunu tatmin edebilmesi icin bana ihtiyacı var. Annem beni ezince kendini değerli hissediyor. Annemle dargin oldugumuzda annemin  en cok ozledigi sey beni elestirmek, bende  begenmedigi  bir ozellik gorup dile getirmek. Annemin hayatta en ufak bir başarısı yok ancak sürekli bana hayatta başarı dersleri vermeye kalkar. Annem sürekli bana iyi insan olmamı söylerken o aslında kendi içindeki kötü insanı bastırmak istiyor. Aslında iyi insan olmak hakkında en ufak bir fikri bile yoktur. Şu anda hayatımda sıkıntılı dönemler geçiriyorum. Bazı günler eve keyifsiz gelyorum. Annem beni keyifsiz gördüğünde anlamlı anlamsız aklına ne gelirse sorular sorarak benim sabrımı çok zorluyor ve benim patlamama neden oluyor. Hayatimi baski icinde yasamamın, kendi duygularimı ozgurce ifade edemememin altinda annemin beni ezerek yetistirmesinin cok buyuk payı var. Annem köpeğimizin duygularina bile saygi duymuyor. Annem köpeğimizi mumkun oldugu kadar kendi cikarlarima gore onu egitiyor. Bir havlamasina bile tahammülü yok. Hemen pencereden cikip neden havladigini soruyor. Annem sadece guzel oldukca ve itaatkar oldukca, kendi mutlulugu icin yasadigi surece köpeği  sever.(Manzara o ki danışanın annesinin köpeğe ve çocuğuna yönelik tutumları aynı doğrultuda.)  Ben sadece aile icerisinde nese ve huzur istiyorum. Daha fazla asagilanmayı kaldıramıyrum. Annem bana alingan oldugumu soyluyor.Fakat annemde  EN AZ benimkadar  ALINGAN.

Mutluluk beni buldugunda bu sadece tesadufen kosullara bagli oluyor. Ornegin, birileri kiyafetimi begenecek, davranislarimi onaylayacak. Hayati tesaduflere bagli yasiyorum. Mutlulugum benim kontrolumde degil cevremin kontrolunde.

Beynim surekli kendi kendini yiyor. Gun icinde bir cok kez zamanda geriye donup yaptiklarimdan pismanlik ve utanc duyuyorum. Gercek KENDIM ortaya cikip kurallara uygun davranmadiginda utanc ve pismanlik duyuyorum.  

Annem benden de kendi benligini bastirmami toplum kurallari ne diyorsa oyle davranmami istiyor. Yani  annem benden her  yerde kendi kisiligimi reddetmemi istiyor.

 Ananem anneme nasıl davranmışsa annemde bana aynen öyle davranıyor.

 Zaman ilerledikce yasam duzeni degisiyor. Annem degisikliklere ayak uyduramamakla kalmayip degismemeyi tercih ediyor  ve bana eskiden dogru oldugunu dusunulen seyleri dikte ediyor.

 Annem beni oldugum gibi kabul edemiyor. Her zaman elestirecek bir yan buluyor. Annem beni sürekli kucumsuyor. Beni degerli bulmuyor. Annem benim goruslerimi, yasam bicimimi, hayata bakisimi hiç bir zaman onaylamiyor.

Ben her ne kadar tahsilimde cok yuksek yerlere gelsemde annemin gözünde cok bir yerlerde degilim.Benim basarili ve kariyer sahibi biri olmam annemin  isine gelmiyor. Ben başarılı olduğumda annem kendini yalniz hissediyor. Annemin kendini yalnız hissetmemesi için beni asagiya, yanina cekmesi gerekiyor.Her seferinde ‘Ben senin icin camasir yikiyorum, yemegini pisiyorum’ diyor.  Bu sayede annem beni elestirme ve ezme hakkina sahip olmus oluyor. Bu hakkı kendinde görüyor.Annem adeta aile içindeki tüm problemlerin sorumlusu olarak beni görüyor. Annem her şeyi benden daha iyi bilir.Benim mutsuzluğun her zaman annemin mutluluğudur.

Bizim ailemiz depresif bir ailedir. Surekli onun bunun ne dusundugunu dert eder. Kendini ifade etmez, bastirir. Bizim ailemiz dis dunyaya karsi korku duyar. Bizim ailemiz kimseyi sevmez, herkesi rakip olarak gorur. Kimseyi gercek arkadas olarak gormez. Kimseye guvenmez. Dedikodu yapmaktan zevk alir. Birini digerine kotulemek egosunu oksar.  Her zaman ve her yerdebu aile yalnizdir. Bizim ailemiz icerisinde hicbir zaman birlik olmadi. Aile icerisinde birinin bir hatasi baskasinin sikayet etme, elestirme ve uste cikma firsati olmustur. Aile icinde kimse kimseden memnun olmamistir.

Benim kendi kendime yetmem aileme ihtiyac duymam annemi her zaman rahatsiz etmistir. Ben kendi ayaklarım üstünde durmaya başladığımda annem kahrından ölüyor. Annem hicbir zaman huzuru bulamadi. Surekli akli fikri gecmisini irdelemek, yaptiklarimi sorgulamakla meşgul.Annem her zaman beni arkadaşlarımın önünde küçük düşürürken yüzünde büyük bir mutluluk ifadesi olmuştur.Anneme çok büyük bir öfke duyuyorum. Bizim ailemizde aslinda kimse kimseyi onemsemiyor, herkes sadece kendini dusunuyor. Ben firsatini buldugumda kacip gitmek istiyorum. Annem ise bu dunyada tek ezebilecegi kisiyi (beni)  her zaman yani basinda istiyor.

Annem bana sürekli bu evler bu paralar hepsi sana kalacak lafi ile aslinda benim önüme  olta ipinin ucunda bir yem sarkıtıyor. Bu sekilde beni kontrol altinda tutmaya çalışıyorlar. Annemin en büyük korkusu benim tamamen kendi  ozgurlugumü elde etmem.

Ben tabii ki sessiz bir insanım. Annem hiç bir zaman hicbir zaman ses cikarmama izin vermedi ki. Hicbir zaman beni kabul etmedi ki. Beni hicbir zaman dinlemediler, fikirlerimi onemsemediler.

Gercek kendisi olmama hicbir zaman izin verilmedigi icin tek yapmayi bildigim şey sessiz kalmak oldu. Annemle her konuşmamız mutlaka tatsız bir şekilde sonlanır.

Annem bana sacma sapan anlami olmayan  bir çok soru sorar. Cevap vermedigimde, o istedigi ilgiyi almak icin ‘Sen arkadaslarinla da mi boylesin, bu sekilde kimse seninle arkadaslik etmez!’ diyerek kendimi berbat hissettirir.

Annem bazen yemekte benim negatif bir yonumü pat diye yuzume vurur. Sonra butun moralim  bozulur. Annem alinip darildigimi gordugumde bir de ustune “Yalniz alinmak yok simdi…Hayir, hayir, alinmayacaksin!” der.

 Annem kimsenin mükemmel olamayacağını bildiği halde beni  mükemmel olana kadar eleştireceğini söylüyor.

Seanslarımız bittikten yaklaşık 2 ay sonra kendisi ile sonuçları değerlendirdiğimiz bir görüşme yaptık.  4 saatlik görüşmemizin video kayıtlarından   38 dakikalık bir özet çıkardım. Bu özet videoyu danışanın yüzü ve sesi ve tanınmayacak şekilde efektledik.  Danışan bana seanslarımızdan sonra yaşadığı değişiklikleri anlatırken sevinçten ağlamaktadır. Bu görüntüleri aşağıda izleyebilirsiniz.

 


 

 

Bu videoyu http://www.hipnoterapi.com/video.wmv linkine tıklayarak indirebilirsiniz. 38 dakika ayırarak bu videoyu izleyecek vaktim yok diyorsanız bu görüşmede danışanın bildirdiği sonuçlar  (kendi cümleleri ile) aşağıdaki gibidir:

1-Eskiden negatif duygular hissettiğim zaman bu negatif duygular benim öz sevgimi (özgüvenimi ) düşürüyordu. Özgüvenimi  geri kazanmak için bir çok problemi çözmeye çalışıyordum. Şu anda çok bir şeyi çözmeye çalışmıyorum çünkü negatif şeyler benim huzurumu bozamıyor.

2-Artık sinirli olsam da sinirli olmanın keyfini çıkarabiliyorum.

3-Artık negatif duygular hissederken de huzurlu olabiliyorum sinirli iken de huzurlu olabiliyorum.

4-Annem benim sağlam durduğumu görmeye başladığında artık bana yaranmaya çalışıyor.

5-Negatif duygularla içsel huzurun aslında birbirinden ayrı şeyler olduğunu fark ettim. Önceden negatif duygularla huzuru bağlantılı zannediyordum. Artık mutsuzken de huzurlu olabiliyorum. Sinirliyken de gülebiliyorum. Çünkü artık her koşulda en derinlerimdeki huzuru hissedebiliyorum. İçsel huzurum fazla olduğu için ortamdaki negatif elektrik benim için sorun olmuyor.

6-Şirkette inanılmaz neşe saçan biri oldum.

7-Artık işten kovulma gibi bir korkum yok.

8-Ayakları yere sağlam basan ve sağlam duran bir insanın eninde sonunda istediğini elde edebileceğini sizdenöğrenmiştim bunun doğru olduğunu deneyimledim.

9-Her anlamda şu anda bulunduğum noktadan memnunum. Her türlü sorunumu çözebileceğimi düşünüyorum. Her zaman ileride olduğum noktadan daha ileri bir noktada olacağımı düşünüyorum.

10-Şu anki vucudumda sadece bir misafir olduğumu anladım. Bu vücudumdan evrenin varlığını bir kamera gibi gözetliyorum aslında.

11-Şu an ne hissettiğimi çok daha iyi hissedebiliyorum. Hissedebildiğim için düşüncelerimin rahatsız eden yoğunluğu azaldı.

12-Geçmişteki olumsuz deneyimlerimin etkisi altında kalmıyorum.

 13-Başkalarının ne düşündüğüne önem vermiyorum. İnsanlar özgürdür istedikleri her şeyi düşünebilirler deyip geçiyorum.

14-Şunu anladım ki mutluluk ulaşılabilecek bir şey değil. Mutluluk kalıcı bir şey de değil. İnsan mutlu olduğu kadar mutsuz da olacaktır. İnsan aslında huzuru arar. İnsan mutsuz olurken huzurlu da olabilir. Örneğin birissini kaybedip çok üzülebilirsiniz ancak aynı anda huzurluda olabilirsiniz.

15-Yaşadığım  değişim sevinçten beni ağlatıyor. Sevinç  gözyaşları geliyor  şu anda.

16-Her vaktimi dolu dolu yaşıyorum.

17-Artık istediklerimi yapma konusunda çekincelerim olmuyor.

18-Her yerde insanlarla aram çok iyi.

19-Ben bu dünyada yalnızım ve yalnız olmaktan da gurur duyuyorum. Herkes benim hayatımda sadece bir misafirdir. Ve bu hep böyle kalacak. Bu duyguları yoğun olarak hissetmeye başladıktan sonra  annem olumsuz davranışlarını eleştirilerini azaltmaya başladı. Bana yaklaşmaya  çalışıyor. Adeta benimle iyi geçinmek için kendini hırpalıyor.

20-Babamında artık hiç bir şekilde onayını almıyorum.Babamın düşüncelerini ‘baba bu konuda ne düşünüyorsun?’ diye soruyorum ancak ben yine bildiğimi yapıyorum. ( Önceden danışan ailesinin onaylamadığı birşeyi yapmakta çok zorlanıyordu.)

21-Artık sosyal ortamlarda beğeni kazanma kaygısı olmadan onaylanma ihtiyacı olmadan anlatmak istediği her şeyi rahatlıkla anlatabiliyorum.

22-Babam bendeki değişimi görüyor. Babam artık bağımsız davrandığımı artık ayaklarımın yere sağlam bastığını görüyor. Artık babamın yanında fikirlerimi rahatlıkla söylüyorum. Eskiden babamın yanında bir  fikrimi söylerken ‘değil mi baba?’ diye onun onayını arardım. Artık fikirlerim konusunda babamın da onayını hiç aramıyorum. Sadece fikrimi söyleyip bırakıyorum.

23-Şunu anladım ki aslında herkes kendini düşünüyor. ( İnsanlar bir yorum yaparken bir öneride bulunurken kendi hayatlarına göre kendi deneyimlerine uygun olarak düşüncelerini ifade ederler. İnsanların her türlü yorumu ve düşüncesi asla gerçek olmak zorunda değildir. İnsanların düşünceleri en fazla kendi yorumları olabilir.)

24-Artık insan ilişkilerimde çok düzelmeye başladı. Artık yolda birisine birşey sorduğum  zaman eskisine göre daha fazla yardım etmek istiyorlar.

25-Şunu anladımki siz doğaya karşı ne kadar içtenseniz, doğada size içten davranıyor.