MAKALELER

Hipnoterapi hakkında daha fazla bilgi edinebileceğiniz uzman makaleleri.

Hipnozla Sunum Fobisi

30′ lu yaşlarda bir erkek olan danışan (S.Ö) başlıca sorunlarının sosyal ortamda kızarma,sosyal ortamlarda düşüncelerimi söylerken aşırı heyecan, tedirginlik, kaygı ve titreme olduğunu söylüyor. Topluluk önünde konuşamadığını sunum yapamadığını söylüyor. 10 yıldan uzun süredir bu sorunlarla yaşadığını ifade eden S.Ö diğer sorunlarını şu şekilde sıralıyor:

-Toplantıda ne konuşacağımı yüzlerce zihnimden geçiririm sonunda çok abartıyorsun derim kendi kendime toplantı anında da heyecanlanır hafif kızarma olur sesim titrer ve düşündüklerimden farklı şeyler söylerim.

-Acaba yanlış yaparsam, pot kırarsam vb şekillerde olumsuzluklara şartlanma.

-Yaşadığım bazı olaylardan sonra yine aynı durumla karşılaşırsam benzer şeyler yaşanır düşüncesinin bilinçaltıma yerleşmiş olması.

-Yaşadığım olumsuz olaylara insanların alaycı tepkisi ve bunun benim zihnimdeki etkisi.

-Bilinç altımdaki olumsuz fikirler.

Danışan daha önceki psikoterapi deneyimi hakkında şöyle diyor: Bir psikologa gittim bir takım tavsiyelerde bulundu (korkularının üstüne git) ama sosyal fobi konusunda yeterli olmadığını hissedince bir daha gitmek istemedim.

S.Ö ile 6 seanslık bir çalışma yaptık. S.Ö kendisine verdiğim ödevleri çok iyi yaptığı için çok kısa bir sürede çok iyi gelişmeler gösterdi. Artık her yerde her kese sözünü söyleyebiliyordu. Örneğin bir alış veriş merkezinde bir mağazaya girmiş. Tezgartara gömlek almak istediğini söylemiş. Tezgahtarda hiç yüzüne bakmadan “gömleklerimiz orada bakabilirsiniz” demiş. Bunun üzerine danışan burası sanırım self servis demiş ve mağazanın çıkış kapısına doğru yönelmiş. Tezgahtar arkasından koşarak beyefendi yanlış anladınız vs.vs.

S.Ö seanslarımızın sonucunda elde ettiği gelişmeleri bana mail ile bildirmekte idi. Bende bu maileri bir araya getirdim ve aşağıda ondan gelen bu mailleri okuyabileceksiniz.

17.08.09

Dün eniştem “…………………… ile ilgili bilgin var mı” diye sordu. Dedim ki ayrıntılı bilgim yok. Ama bildiğim kadarıyla açıkladım. Açıklarken biraz panik oldum. Hafif terlemeye başladım. Kendime göre tam iyi cevap veremedim. Biraz da paniğin etkisiyle bildiklerimi de karıştırdım. Sonradan kendime kızdım. Oysa eniştemin sorduğu soruları hiç te bilmek zorunda değilim.

Kardeşim evin zilini çaldığı zaman veya kapının tokmağını vurduğu zaman, bekliyor ki hemen açsınlar.Biraz bekleyince “niye açmıyorsunuz?” diye trip atıyor.Ben de sinirleniyorum.Bak dedim içerdeki insanın belki işi var belki başkası açar diye beklemiş olabilir. Böyle yapmakla beni sinirlendiriyorsun dedim.

23.08.09

Alışveriş için gittiğim marketten bir şeyler aldım eve yürüyerek gideceğimden dolayı ağır olacak olanları evin yakınındaki marketten alırım düşüncesiyle yola çıktım.Yolda elimde başka marketin torbasıyla gideceğim. Markete gidersem ayıp olur bir şeyler derlerse diye içimden bir sürü konuşma geçiyor.İçimdeki diğer seste ne ayıp olacak adama para kazandırıyorsun, bi şey desin de göreyim! eğer adam bir şey derse,sana mı soracağım neyi nerden alacağımı dersin şeklinde bir cevap veriyor.Belli bir süre sonra nasıl bir zihin diye kendime kızdım.İstediğim şeyi istediğim yerden alırım bundan doğal ne var.Doğru markete gittim ve  alacağımı aldım.Milletin işi gücü yok benim elimdeki poşete bakacak…Bu zihniyetten yavaş yavaş kurtuluyorum…

Evet bu sefer de kardeşim bana kapıyı geç açtı. Bak gördün mü dedim. İçerdeki insan kapıyı duymamış olabiliyormuş. Niye kapıyı geç açtın beni beklettin ben de sana sinirleneyim mi dedim. Balkondaydım dedi.Ben onu bunu anlamam bak kızdığın şeyi şimdi sen yaptın dedim.

24.08.09

Bugün çok fazla iletişimim olmadı. Rahatsızlığımdan dolayı bugün kendimi düşündüm. Kendi iç dünyama bir yolculuk yaptım. Kendimle ilgili bir kaç şeyi ortaya çıkardım.Mesela ben iletişimde karşı tarafa göre şekilleniyorum.İletişimde karşı taraf rahat olursa ben de aynı oranda rahat oluyorum.Telefonla konuşmalarımda bunu bariz bir şekilde görüyorum.Bazı arkadaşlarımla konuşurken gerilir,cümlelerim kesik kesik olur,bazılarıyla da çok esprili,rahat bir konuşma olur.Yani karşı tarafa göre şekilleniyorum.Bu özelliğimi sevmiyorum.Bazen de ben ortamı rahatlatmalıyım.Hep karşıdaki insandan kucak açmasını beklememeliyim.Ben de kucak açabilmeliyim.

Bir de birisi diyelim ki bana, benim hoşuma gitmeyecek bir şeyi yaptırmak istiyor. Ben o işi bir şekilde ya bir bahane bularak yapmıyorum. Ya da mecburen yapıyorum ama karşı tarafa kızgınlığımı sözle söylemeyip vücut dilimle ifade etmeğe çalışıyorum.Sinirli olduğum zaman konuşmuyorum.Halbuki o duygumu konuşarak karşı tarafa iletsem belki iş hallolacak.

27.08.09

Bu gün iftarda misafirimiz var. Misafirimiz bir esnaf.İftar öncesi bana sordu: “Sen neler yapıyorsun bu aralar?” dedi.Abi dedim yatıyorum.Ben öğretmen olduğum için yazın çalışmam. Bizim işler daha açılmadı falan.Bana takılıyor şimdi “bu da adalet mi biz 60 yaşına gelmişiz çalışıyoruz sen yatıyorsun. Boş vakitlerinde gel yanıma biraz. Sen dükkanda dur sen satış yap ben dinleneyim.” Ben de topu taca atmak için abi ben esnaflıktan anlamam yanlış bir şey söylerim müşterilerine bir daha gelmezler sonra dedim. Adamın oğlu da gelirsin iftardan bir saat önce biraz çalışırsın ihtiyaçlarını da alır gidersin diye üzerime gelmez mi. Ben de hafif kızardım ama babasına dedim ki, sıkıldığın zaman aç bir telefon ben beş dakikaya ordayım diyerek meseleyi salladım.

28.08.09

Bir Eylül de öğretmenlerin göreve başlama tarihi olduğu için saç traşı olayım diye çocukluğumun geçtiği mahalledeki berbere gittim.Tabii beni tanımıyor.Traş başladı ben etrafı aynadan gözetliyorum. Etrafta cilt cilt kitaplar.Bu kitaplarda neyin nesi dedim. Berber anlatmaya başladı. Hem okuyorum hem de satıyorum. Berber “Sen ne iş yaparsın öğrenci misin?” dedi.Yok ben öğretmenim. Dört sene Güney Doğu’da görev yaptım tayinim …………………’a çıktı.Berberde Güney doğudanmış. Başladı açılım meselesine. Sonu gelmiyor. Ben araya giriyorum şey saçımın şurasını şöyle yapar mısın? Konu dağılıyor.Berber “Güney Doğu’da rahat mıydın? diye bir soru sordu. Haydaa valla rahat değildim. Su,elektrik,soğuk vs sorunlarımız vardı diye devam ettim. Berber “Doğunun insanı misafirperverdir,samimidir” dedi. Valla bir elin parmakları nasıl farklıysa orda ki insanlarda farklı. Benim görev yaptığım kasabanın insanlığı yoktu. Ben onlardan hiç memnun değildim.Sonra adam illaki herkes iyi olacak diye bir şey yok dedi.Artık sosyal  ortamlarda daha az kızardığımı hissediyorum.Bir ilerlemenin olması sevindirici.

29.08.09

Evin ufak tefek ihtiyaçları için markete gittim.Markette iki tür domates var. İkisinden de aldım birinin etiketi 2.99,diğerinin ise 0.99.Kasaya yanaştım. Kasiyer tartıp geçiriyor. Bu domatesin fiyatını hatırlıyor musunuz? dedi ben de 0.99 dedim. Olamaz bu salkım domates 2.49 dedi. O zaman  dedim ki fiyat etiketini doğru asacaksınız, milleti şaşırtmayacaksınız. Kasiyer “Bir dakika beyefendi” dedi. Manav reyonuna bakan kişiye sorayım dedi.Sonra kasiyer “Pardon beyefendi salkım domates değilmiş sizin dediğiniz fiyat doğruymuş özür dileriz” dedi.

Kendimle ile ilgili şunu söyleyebiliyorum artık; yaşadığım olaylarda evet burada şunu yapmalıydım ama yapamadım.Şu tepkiyi vermeliydim şöyle davransaydım daha iyi olurdu şeklinde bir zihin yapısı yerleşmeye başladı.Sizinle görüşmelere başlamadan önce ise böyle bir olay olduğu zaman ise kendi kendime zihnimde seneryalor oluşturarak kendimi yoruyordum.Bir sorunun farkına varmak sorunun çözümünün yarısı demek olduğunu biliyorum.

01.09.09

Okuldayım kısa bir toplantı yapılıyor ve 30 a yakın öğretmen var. İçimde o eski kaygılar olmasına rağmen yine da daha güçlü olduğumu hissediyorum.Bir sorumu çok rahat bir şekilde müdüre söylüyorum.Önceden aklıma sorsam mı sormasam mı diye sorular geliyordu.Bu okulda daha aktif olacağımdan dolayı her şeye hazırlıklı olmam gerektiğini düşünüyorum.Bu benim için fırsat olacak.

05.09.09

Bugün kuzenimle birlikte iftara davetliyiz. İftara gitmeden önce kuzenimin dükkanına uğradım. Dükkandaki çalışanlarla muhabbet ettim.İçlerinde Güney Doğu kökenli birisi var. Ben de Güney Doğu’da görev yaptığım için muhabbetin konusu oraya geldi.Benden oralardan bahsetmemi istediler.Ben de çok rahat ve kendimden emin bir şekilde anlatmaya başladım. Konuşurken karşıdaki kişinin söylediklerinin bence mantıksız olduğu tarafları da hiç çekinmeden karşı çıkıyorum.

10.09.09

Bu gün okulda kısa bir toplantı yaptık. Toplantı da bir konu hakkında müdür öğretmenlerin görüşünü istedi.Kabul edenler el kaldırsın dedi. Ben de el  kaldırdım. Sonra yanımdaki bir öğretmen “indir,indir” diyor. Ben de arkaya döndüm bu benim görüşüm dedim. Bundan bir ay önce bu olay olsaydı elimi indirirdim ve büyük sıkıntı yaşardım.

11.09.09

Okulda yeni olduğum için ortama yeni alışıyorum.Öğretmenlerden biri geldi elinde bir liste hangi öğretmenin dolabı yok dedi.Benim yok dedim. Listeye baktı ve 48 numara boş eşyalarınızı koyabilirsiniz dedi.Teşekkür etttim ve eşyalarımı koymaya gittim. Dolabın üzerinde bir öğretmenin ismi yazılı ama içi boş. Ben de içimden dedim ki herhalde eskiden kalmadır. Yazıyı çıkarttım ve eşyaları dolabın içine koydum.Bir süre sonra bir bayan öğretmen geldi. Hocam “benim dolaba eşyalarınızı koymuşsunuz” dedi.Ben de hocam yanlışınız olmasın listede boş gözüküyordu, ben de yerleştim, kusura bakmayın, hallederiz dedim.Öğretmen de hocam fark etmez sizinkiler de kalsın benim dolapta halledince taşırsınız dedi.Sonradan hallettik ve ben başka bir dolaba geçtim.Bundan bir ay önce bu durumu yaşasaydım o bayan öğretmenin önünde çok heyecanlanabilirdim ve muhtemelen ne yapacağımı şaşırırdım.

15.09.09

Öğretmenler odasında öğretmenler kendi aralarında halı saha maçı düzenliyorlar beni de davet ettiler. Ben de uzakta oturduğumu ve yolun zor geldiğini söyledim.Bunun üzerine okula bazen araba ile geldiğimi gördüklerinden araba ile gelirsin diye üzerime üzerime gelmeye başladılar. Ben de araba sürekli bende değil,söz veremem. Gelirim derim, sonra problem çıkar, sonra sizi ayaz da bırakmak istemem dedim. Bir mücadele verdim hiç bir semptom da ortaya çıkmadı.Bu mücadelenin sayısı arttıkça bu olay benim lehime düzelecek.

16.09.09

Bugün okulda zümre toplantısı yaptık. Meslaktaşım olan bayan öğretmen ile, gündem maddelerini görüşmeye başladık.Maddeleri tek tek görüşüyoruz görüşlerimizi belirtiyoruz.Kendime dikkat ettim özgüvenle maddeler üzerinde görüşlerimi belirtiyorum.Bana göre yanlış olan şeyleri çok rahat bir şekilde ifade ediyorum.

18.09.09

Okulda yavaş yavaş arkadaşlarla samimi olmaya başladık. Muhabbetlerimiz derinleşmeye başladı.Espriler yapmaya,birbirimize takılmaya başladık.Bir arkadaş bana bir konu da takıldı ben de hemen onun hakkında bildiğim bir eksiklikle ona cevap verdim.Tabii espri ile yaptım bu karşı duruşu.Önceden böyle bir durum olsa sineme çeker ve hafif kızarırdım.Diğer bir arkadaşta hiçbir şey anlatmıyorsun dedi. Ben de dedim ki şakayla İngilizce öğrenen bir çocuğa hadi oğlum İngilizce konuş da amcalar dinlesin veya hadi bir şarkı söyle dedikleri zaman olmuyor o an içinden gelmiyor insanların.Ben de ortam olursa veya bir olay,konu olursa paylaşırım dedim.

19.09.09

Artık iletişimde bir problem olduğu zaman şunu hissediyorum ki kaçmıyorum. Bir şekilde bir cevap buluyorum.Ne yapacağım,nasıl davranacağım yavaş yavaş yeni zihin yapıma göre değişmeye başladı.

20.09.09

Bayram misafirliğine çıkmak için evden çıktık.Eski komşumuza uğradık. Hoş beşten sonra konu bir şekilde çocuk eğitimine geldi. İşte akrabasının çocuğu okumuyormuş.Babası da baskı yapıyormuş illa okuyacakmış diye. Ben de bir şeyler söylemek istiyorum. Dedim ki ebeveynler hata yapıyor çocuk okumak istemiyorsa illa sevdiği, ilgisinin olduğu bir şey vardır. Bunu bulabilirseler çocuğa en büyük iyiliği yapmış olurlar.Komşu da haklısın diye başlayıp ben de okumak istemiyordum diye şu an yaptığı mesleğe giriş hikayesini anlattı.Bu benim için iç destek oldu. Önceden olsa bu durumda büyük sıkıntı çekerdim heyecanlanırdım ve semptomlar ortaya çıkardı.

Sevgili Günlük 24.09.09

Bugün okul açıldı ilk defa kalabalık bir sınıfta öğrencilerle buluştum. Daha önceki senelerden elde ettiğim tecrübelerden,ilk ders,ilk intiba nasılsa, sene sonuna kadar öyle devam ediyor.Törende benim tavırlarım diğer öğretmenlerin dikkatini çekmiş. Öğretmenler  duruşun güzeldi diye bana söylediler. Sınıfta çocuğun birisine soru sordum. Çocukta problemliymiş. Diğer çocuklar güldü. Ben hemen olaya müdahale ettim. Böyle bir davranışla bir daha karşılaşmak istemiyorum dedim. Herkes hata yapabilir. Ben  de zaman içinde derslerde hata edeceğim. Mesela bir kelimeyi yanlış telaffuz edeceğim. Bunlar çok normal şeyler, bunlara gülmemek gerekir dedim.Bir süre sonra bir şey anlatırken kutu diyeceğim yerde “kotu”dedim.Sonra da  ya bakın gördünüz mü, ben de hata yaptım. İnsan yorulabiliyor farklı bir durum içinde olabiliyor dedim. Bu açıklamayı yapmış olmam o hata sırasında bana büyük rahatlık sağladı.

25.09.09

Öğretmenler odasında sınıf defterini dolduruyorum. Bir öğretmen arkadaş seslenmeden masaya çay koymuş. Yandaki bayan öğretmen de bana “deftere neler yazdın?” diye sordu. Ben de şunları şunları yazdım diye anlatmaya başladım. Sonra defteri masaya koyacaktım ki masadaki çay sınıf defterinin üzerine döküldü. Ben tüh! hadi ya! sene başında böyle bir şeyle başlamak diye tepkilerimi ardı ardına diziyorum.Bazı öğretmenler de yazık oldu diyor,diğeri boşver yeni defter alırsın diyor. Bir tanesi selpak veriyor .Ben şuna dikkat ettim ki kızarmadım, hata yapabilirim düşüncesi yavaş yavaş beynime yerleşiyor.Çok rahat bir şekilde espriler yapmaya başladım.

26.09.09

Sabah kahvaltıda okulda öğrencilerle yaşadığım bir kaç olayı anlattım. Anlatırken mutlu oldum. Şunu bir kez daha anladım ki ben yaşadığım şeyleri kendime saklamayacağım, paylaşacağım. Bu bana çok iyi geliyor. Ama bu kendime saklama işi benim zihnime nasıl yarleşmişse bilmiyorum. Sanki 20 lik çiviyle çakılmışlar. Yaşadığım bir olayı paylaşmak istiyorum, içimdeki olumsuz ses beni engellemek için hemen mücadeleye başlıyor.

01.10.09

Ders bitti ve aynı zamanda nöbetçiydim bugün. Kendimi çok yorgun hissediyorum.Bir arkadaş hadi bir yerlerde yemek yiyelim dedi. Ben de kusura bakma kendimi çok yorgun hissediyorum dedim.Bunu şunun için yazıyorum, önceden böyle durumlarda bu tepkiyi zor verirdim. Hissettiğimi söylemek eskiden daha zordu.

02.10.09

Bugün okulda bir dersim boştu. Öğretmenler derse gidince ben de öğretmenler odasındaki bilgisayarda derslerle ilgili evrakları çıkartıyorum. Bir kaç arkadaş daha var. Müdür yardımcısı geldi ve “arkadaşlar dersi boş olan var mı?” diye sordu. Kimse ses çıkarmadı. Ben de hiç bozuntuya vermiyorum. Müdür yardımcısı bana “hocam sizin dersiniz boş muydu?” diye sordu.Hocam benim boş ama çok acil olarak çıkarmam gereken evraklar var onlarla uğraşıyorum dedim.Tamam hocam o zaman fırsat bulunca boş sınıfa bir uğrayın dedi. Bende bir ara çok kısa bir süre indim çıktım. Önceden karşı tarafı kırmamak için veya kendi işlerimden ödün vererek kabul ederdim.

03.10.09

Bugün kuzenlerimle alışverişe çıktık. Çıkmadan önce ben, beraber gidelim, siz kendi ihtiyaçlarınızı alın ben de kendim için bir şeyler bakayım dedim. Ben sizi girişte bekleyeceğim diyerek anlaştık. Önceden hiç gitmek istemiyordum. Sinir oluyordum onlarla o dükkandan o dükkana girmeye. Bir zihinsel kalıbımı daha kırdım.Karşı tarafın ihtiyaçlarını karşılamak ama aynı zamanda kendi isteklerinden de vazgeçmemek mümkünmüş.

04-10-09

Gömlek almak için bir alışveriş merkezine gittim. Bir dükkana girdim M beden dar kesim gömleğiniz var mı dedim. Tezgahtar “raflara bakın” dedi. Ben de burası self servis mi dedim. Sonra da ben ne bileyim hangisi M beden hangisi dar kesim. Mağazadan çıktım. Tezgahtar “bakar mısınız? dedi geriye dönmedim.

Başka mağazaya girdim. Camında gömlek 29 TL yazıyordu içeri girdim M beden dar kesim var mı dedim. Tezgahtar “var şunlar, hangi renk arıyorsunuz?” dedi. Ben bir bakayım dedim. Evet güzel modeller, fiyatları ne kadar dedim. Tezgahtar “79 tl” dedi. Ben bir şaşırdım. Dışarıda 29 yazıyordu dedim tezgahtara. Tezgahtar “onlarda var şurası” dedi. Baktım 3 gömlek var.Hayırlı işler diyerek çıktım.

13.10.09

Geçen gün bir mağazadan alış veriş yaptık ve 6 taksit yaptırdık. Belli bir süre sonra internetten hesap ekstresine baktım. 6 taksitin dışında fazladan bir 90 liralık bir çekim yapılmış.Bunu görünce firmayı aradım durumu anlattım. Yetkili benden kredi kartı slipini istiyor. Ben diyorum ki slipi attım ancak elimde fatura var. “Beyefendi ben slipsiz nasıl çözeyim?” diyor. Ben de haklı olabilirsiniz ama o zaman bir çözüm söyleyin dedim.Sonra  çözümde ısrar ettim çözemeyince müdürüne bağladı. Bir de müdüre anlattım, müdür araştıracağını ve sonra sizi arayacağız dedi.

Beni aradılar benden hesap ekstresini istediler ben de internetten çıktı aldım ve onlara götürdüm ve İncelediler. Haklı olduğumu söylediler. Kendi arşivlerinden evrakları çıkardılar. Sorun bizden kaynaklanmıyor dediler. Beni ikna ettiler. Ama banka ile irtibata geçip hatayı düzeltmeye çalışacaklarını söylediler.

Ben eskiden bu kadar ısrarlı olamazdım. Ben de olumlu yönde değişiklik olması çok iyi .Hal bu ki bu davranışlar çok normal ama yılların pasifliği,mücadeleden kaçmam beni bu hale getirdi.

14.10.09

Okulda sınıflar arası  münazara yarışmaları düzenleniyor. Ben de 6.sınıflar için düzenlenen münazarada jüriyim. Benim dışımda 2 bayan öğretmen var.Münazaranın izleyicileri de var.Vakit geldi ben ayağa kalktım salondaki seyircilere döndüm.Evet münazara başlıyor! sonra uymaları gereken kuralları hatırlattım.Sonra münazara yapacak konuşmacılara döndüm. Bir konuşma yaptım ve münazaraya başladık. Artık sosyal ortamlarda daha rahat olduğumu hissetmeye başladım.

15.10.09

Akşam misafirlerimiz vardı sohbet döndü dolaştı evliliğe geldi. Misafirlerimiz bana “Ne zaman evleniyorsun? dediler. Ben de valla dedim bizimkiler biraz tembel çıktı. Hiç çalışmıyorlar diyerek konuyu dağıttım.Herhangi bir kızarma yaşamadım.Böyle bir şey olsa önceden, hemen kızarır sonra da  bir şeyler söylerdim.

16.10.09

Okulda 2.katta her perşembe nöbet tutuyorum. Burada nöbet tutmak için insanın sinirlerinin alınması gerekiyor. Zil çalıyor çocuk bir türlü içeri girmiyor. Biz içeri sokuyoruz. Bir arkana dönüyorsun, bakmışsın tekrar kapıda belirmiş. Gir içeri, çabuk vs. Öğretmenlerden biri de nöbet gününü değiştirmek istiyor. İkimiz içinde nöbet günlerimizi değiştirmek çok uygun olduğu için değiştirdik. Sonra benimle nöbet tutan bir bayan öğretmen “hocam ne güzel anlaşıyorduk niye değiştirdiniz?” diye sordu. Ben genelde bayanlarla rahat konuşamazdım ama artık daha rahat bir şekilde konuşuyorum. Bayan öğretmeni ikna etmeye çalışıyorum. O da duygusal bir şekilde beni ikna etmeye kalkışıyor.Sonunda ben ikna ettim.

28.10.09

Okulda öğretmenler odasında oturuyoruz iki öğretmen kendi aralarında bir konuyu tartışıyorlar ben de müdahil olmadan dinliyordum.Bir süre sonra bir öğretmen “hocam sende bana katılıyorsun dimi katılıyorsun? Bu yaptığı etik değil. Sence de öyle değil mi?” diye bana soruyor. Diğeri  de kaşlarını kaldırıyor olmaz de falan. Ben arada kaldım. Ne yapayım dedim kendi kendime. Sonra ben döndüm arkadaşa hocam etik kavramı ne demek deyince baktım açıklamaya çalışıyor. Konuyu bir şekilde dağıttım.Sonra siz mi beni arada bırakmak istiyorsunuz al sana soru ….dedim.Normalde ben bu davranışı önceden sergileyemezdim biraz üzerime gelseler kızarırdım.

Borderline Kişilik Bozukluğu Hipnozla Tedavisi

27 yaşında bir erkek olan danışanın (G.İ) başlıca sorunları aşağıda sıralanmıştır. 1- İnsanlarla iletişim …

Telkinle Tedavi Nedir?

Telkinle tedavi, telkin gücünü kullanarak bazı sağlık sorunlarından kurtulmanızı sağlamayı hedefleyen tedavi tekniği …

Telkin Nedir?

Telkin, şuur dışı bir süreçte kişilerdeki belli fikirlerin ya da fiziksel bazı durumların değiştirilmesini sağlamak …