MAKALELER

Hipnoterapi hakkında daha fazla bilgi edinebileceğiniz uzman makaleleri.

Uyku sağlığı ve Uyku Bozuklukları

REM ve nREM

Uyku REM ve nonREM olmak üzere iki bölüme ayrılır. NonREM uykunun dinlenme dönemi, REM ise sinema saatidir. Uykusu olan adam sinemaya gitmez, bu nedenle uykuya ihtiyacımız çoksa REM’ler kısa, uyku ihtiyacımız azalmışsa (sabaha doğru) REM’ler uzundur.

 

NonREM döneminde, beynin dinlenebilmesi için beynin oksijen tüketimi azaltılır. Bu amaçla beynin kan akımı azalmıştır. Bradikardi, hipotansiyon ve hipovantilasyon vardır, yani kalp, damarlar ve akciğerler de işleri yavaşlatmışlardır. REM döneminde ise gözler fıldır fıldır döner ve beyin metabolizması hızlanmıştır. Fakatlar kaslar tam tersine daha da gevşemiştir (atoni). Kasların bu durumu, rüyada hoplayıp zıplamamamız açısından önemlidir. Ancak beyindeki hareketliliğe penis ve klitoris de eşlik ederler (engorgement).

 

İlk REM dönemine uyku başladıktan yaklaşık 90 dk sonra girilir. Yaklaşık her 90 dk. nonREM uykusundan sonra bir REM dönemi görülür. 8 saatlik bir uykuda yaklaşık 5-6 adet REM dönemi yaşanır. İlk REM dönemi en kısa olanıdır, çünkü başlangıçta kişinin daha dinlendirici olan nonREM uykusuna ihtiyacı vardır. Zaman geçtikçe REM süreleri de artar (5-30 dk). Çünkü uyku/dinlenme ihtiyacı giderek azalmakta (nonREM süresi kısalır), sinema saati ise uzamaktadır. Sonuç olarak, uykunun % 20 ila 25’ini REM uykusu oluşturur. REM döneminde uyanmak daha güç olsa da, kişi genellikle son REM döneminde iken uyanır. En uzun ve kompleks rüyalar son REM dönemlerinde görülürler.

 

Sanıldığının aksine nonREM döneminde de rüya görülür. Ancak bu rüyalar daha basit ve daha az hareketlidir ve daha az emosyon içerir. REM döneminde görülen rüyalar ise son derece kompleks olabilir ve emosyon yüklüdür. Bu nedenle, REM döneminde kaslar fonksiyonel ve geçici olarak adeta felç edilir ki şahıs rüyasını eyleme geçirmesin. Uyku başladığında zaten azalmış olan kas tonüsü, REM başlayınca ‘aşırı’ derecede azalır (atoni). Göz kasları için bu geçerli değildir. Bu nedenle gözler REM esnasında sürekli hareketlidir (rapis eye movement : REM)

 

‘REM uykusu davranış bozukluğu’nda bu aşırı gevşeme hali kısmen ortadan kalkar ve kişi rüyasındaki davranışlarını fiziksel olarak da ifade etmeye başlar (dream-enactment behavior). Bu, özellikle saldırgan temalı rüyalarda gerçekleşir. Uyku esnasında çekilen polisomnografi[1], anormal kas tonüsünü tespit edebilir. Bu kas tonüsü, kişide rüyaların eyleme vurulabileceğini gösterir. REM uykusu esnasında en sık yapılan hareketler konuşma, çığlık atma, gülme, küfretme, eliyle bir şeye uzanma, yumruk atma, tekme atma, zıplama, yataktan düşme ve  koşmadır. Bunların epilepsiden kaynaklanıp kaynaklanmadığı EEG ile iyi ayırt edilmelidir. Rüyasını kısmen eyleme geçirenler için “huzursuz” tabiri kullanılır (restless sleeper). REM davranış bozukluğu % 0,4-0,5 oranında görülür. Vakaların % 90’ında kişi 50-60 yaş arası bir erkektir. Vakaların % 50’sinde Parkinson, demans, çoklu sistem atrofisi gibi hastalıklar tespit edilir. Vakaların % 65’i ilerki onyıllarda parkinson veya demans geliştireceklerdir. Dolayısıyla REM davranış bozukluğu yararlı bir endikatör olarak kullanılabilir. Clonazepam ile tedavi edilirler. Melatonin henüz yeni uygulanmaktadır.

 

REM uykusu esnasındaki atoni hayvanlarda pons-tegmentum arasındaki sinir yolakları tarafından gerçekleştirilir. Hayvanlarda bu sinirler tahrip edilerek, bu hastalığa ilişkin deneysel modeller oluşturulmuştur. İnsanlarda PET ve SPECT, nigrostriatal dopaminerjik yollarda bozukluk göstermiştir. Bu da Parkinson ile ilişkisini açıklar.

 

REM dönemindeki, kasların aşırı gevşemiş hali (atoni), şahıs uyanırken ortadan kalkmalı ve normale dönmelidir. Eğer bu durum gecikirse, yani şahıs uyanmış ancak “kasları hala uyanmamış” (REM dönemi sonlandırılmamış) ise uyku felci denen sevimsiz bir tabloyu yaşar. Uyanmıştır ancak sanki göğsünün üzerinde birisi oturuyormuşçasına hareket edemez. Bu “felç benzeri” tablo, uyanırken (hypnopompic) ortaya çıkabildiği gibi uykuya dalmadan önce de (hypnagogic) görülebilir. Bu ikinci tablo daha çok narkolepsi de görülür. Narkolepside günlük aktivite esnasında bir kişi birdenbire adeta yığılır ve uyumaya başlar. REM dönemi, şahıs uyumadan önce tetiklenmiş, yani kas tonüsü uykudan önce düşürülmüştür. Şahıs REM dönemi henüz sonlandırılmadan uyanırken (hypnopompic) kişi rüya görmeye devam edebilir. Ancak uyandığı için, bu görüntüler veya sesler halüsinasyon olarak isimlendirilir. Kendisine birisinin dokunduğunu söyleyebilir. Bu durum genellikle şahıs sırt üstü yatıyorken meydana gelir. Nefes alamama hissi yaygındır. Toplumun geniş bir kısmı hayatında en az bir kere bu durumu yaşamıştır.

 

Rüyalar uyku henüz başlamadan görülmeye başlayabilir veya uyku bittikten sonra da devam edebilir. Bazı şahıslar bu tür rüyalarını kontrol etmeyi öğrenirler.

 

Kabuslar yoğun emosyonel içeriklerinden dolayı ancak REM döneminde görülebilirler.

 

NonREM parasomniaları: REM uykusu dışında görülen uyku bozuklukları

 

Somnambulizm (sleepwalking) nonREM  uykusu esnasında[2] ortaya çıkar ve yaklaşık 10 dakika sürer. Şahsın uyandırılması zordur. En sık 12 yaş civarında ortaya çıkar ve 15 yaştan sonra nadiren görülür. Yetişkinlerde oranı % 1 olup ailesel yatkınlık (aile üyelerinde % 80’e ulaşabilir) tespit edilmiştir. Otozomal dominant ve düşük penetranslı olduğu düşünülüyor.

 

NonREM uykusu esnasında şahıs aniden yatakta oturur. Boş ve anlamsız bir yüz ifadesi vardır. Aslında hala uykudadır. Bu nedenle isminin söylenmesi ve hafifçe dokunulmasına cevap vermez, yani uyanmaz. Uykusu ağır olanlarda olduğu gibi daha şiddetli uyaranlarla bile uyandırılamayabilir. Genellikle geri dönüp uyumaya devam ederler. Hareketlerin amaçsız ama oldukça organize olması, hastanın sanki gördüğü bir rüyayı eyleme vurması gibi düşünülebilir. Çevredeki nesnelere kayıtsız oluşu da bunu destekler. REM döneminde rüyaların eyleme vurulmaması için atoni gibi önlemler alınmıştır. REM dışındaki nonREM döneminde de rüyalar görülebilir. Uykusunda konuşanlarda daha sıktır.

 

Kişi banyoya gidip temizlenebilir, yemek pişirmeye, araba kullanmaya kalkabilir; cinayet, e-mail atma veya yabancılarla sex olguları bildirilmiştir. Ancak çoğunlukla gündelik hayatta sık yapılan basit eylemlerden ibarettir.

 

Uykusuzluk ve yorgunluk sıklığı arttırır. Uyurgezerlik başlamadan önce “burst” tarzında ani delta aktivitesinde artış olur.

 

Kavramsal olarak fügden ayırtetmek zor olsa da farklı klinik tablolardır. Somnambulizmin süresi dakikalarla sınırlı iken (30 sn-30dk), psikojenik füg (fugue) saatlerce hatta günlerce sürer. Çocuklarda somnambulizm oranı % 20 olmasına rağmen, füg gözükmez.

 

Benzodiazepam türevi ilaçlar hem nonREM uykusunu azalttığı için hem de uyanmayı zorlaştırdığı için kullanılır.

 

 

Uyku terörü (pavor nocturnus), bir çeşit somnambulizm gibi değerlendirilebilir. Somnambulizm ve uyku terörü aynı ailede yaygın olarak bulunabilir. Uyku terörü de nonREM esnasında ortaya çıkar. Somnambülizmde bir motor patern herhangi bir sebeple aktiflenirken, uyku teröründe aktiflenen şey ‘negatif afekttir’. Dolayısıyla kişi ürkmüş bir şekilde yatağa oturur ve bu afektini çığlık atarak ve ağlayarak, iniltiler ve küçük sesler çıkararak ifade eder. Yoğun korkuya malum otonomik ve davranışsal değişiklikler eşlik eder.[3] Uyku terörü 5-7 yaşlar arasında en sık görülür. Somnambulizme göre görülme sıklığı daha azdır (%1-6). Erişkinlerde % 1 civarındadır. Uyku terörünün somnambulizm olarak devam etmesi, ikisi arasındaki türdeşlik lehine yorumlanabilir. Ajitasyona sempatik sinir sistemi bulguları eşlik eder (takipne, taşikardi, terleme, midriasis, v.s.). Panik ve korku çok büyükse, yataktan çıkmaya ve kaçmaya çalışabilir. 15 dakika içinde yatışır, tam uyanma olmadan uyumaya devam eder. Somnambulizmde olduğu gibi delta aktivitesi vardır.

 

Yoğun negatif afekt ile satüre bir kendilik yapısından kaynaklanıyorsa (psikotik karakter bozukluğu, kişilik bozukluğu) adölesan dönemde de sürebilir, dolayısıyla psikoterapi gerekir.

 

Hipnotikler ile uyanma önlenebilir.

 

Somnambulizm, uyku terörü ve fügde amnezi vardır. Fügü bu ikisinden ayıran amneziye kimlik kaybının (disosiyasyon) eşlik etmesidir. İsminin anlamına rağmen, şahsın yer değiştirmesi şart değildir. Sıklıkla travma, depresyon, ağır stresörler bulunur. Bazen şahsın kimliği geçmiş yıllara döner. Kimlik kaybı/değişimi patognomoniktir, diğer türlü psikojenik amneziden sadece süre ile ayırtedilebilir.

 

Somnambulizmde         : Bir motor patern

Uyku teröründe            : Kötü afektler

Fügde                          : Bir kimlik parçası

disosiye olur (kopar-çözülür) ve otomatizm kazanır.

 

Kabus bozukluğunda ise kötü bir rüya ile kişi uyanır. Uyandığında bilinci tan açık ve oryantedir, amnezi yoktur, rüyayı hatırlar. Dolayısıyla diğer iki parasomniadan farklı olarak REM dönemi bozukluğudur. Ancak gördüğü kötü rüyanın tesiri nedeniyle kendisini kötü hisseder. Anksiyete ve korku vardır.

 

Diğerlerine göre daha kolay uyanır. Uyanma tam olduğundan yaralanma veya şiddet olmaz.

 

En sık 3-5 yaş arasında ortaya çıkar. Genel popülasyonda % 5 oranında görülür. Yine diğerlerinden farklı olarak uyanma tamdır; yani konfüzyon ve dezoryantasyon minimumdur. Bu kabuslar, çocukta uyumama isteğine yol açar ve insomnia gelişir. Bildiğimiz kabus; herhangi bir polisomnografik bulgusu yoktur.

 

Hipnotik ilaçlar REM dönemini azaltırlar. Bu ilaçların kullanımının kesilmesiyle bir REM reboundu olur.

 

Kabus bozukluğu ödipal dönemin, uyku terörü latent dönem başlangıcının, somnambulizm ise ergenlik başlangıç döneminin bozukluğudur.

Borderline Kişilik Bozukluğu Hipnozla Tedavisi

27 yaşında bir erkek olan danışanın (G.İ) başlıca sorunları aşağıda sıralanmıştır. 1- İnsanlarla iletişim …

Telkinle Tedavi Nedir?

Telkinle tedavi, telkin gücünü kullanarak bazı sağlık sorunlarından kurtulmanızı sağlamayı hedefleyen tedavi tekniği …

Telkin Nedir?

Telkin, şuur dışı bir süreçte kişilerdeki belli fikirlerin ya da fiziksel bazı durumların değiştirilmesini sağlamak …