"Farkındalık ve Hipnoz"


Hipnozu tanımak bambaşka bir değişimmiş. Anladım.Gün geçtikçe, zaman önüme yeni şeyler sundukça ben hiç tatmadığım düşüncelerin tadına varıyorum.Ya diyorum önceden ben niye böyle düşünmüyomuşum! Kendimi neden bu kadar dinlemiyomuşum.İçimdeki o, hergün gün ışığına biraz daha çıktıkça ben kendimin, içimdekilerin, bilinçaltımın daha da farkında oluyorum. Her geçen gün yeni özelliklerimi öğreniyor, kaybettiklerimi buluyorum.Kapağını kapatıp içimde sakladıklarımı kazandığım bu farkındalık hissiyle kendime sunduğum en güzel hediye olarak görüyorum. Mücevher kadar değerli özelliklerimi meğer gerilerde, biliçaltımın taaa derinlerinde saklamışım..Ama artık farkındayım:)

Bunların hepsi hipnoz sayesinde miydi peki? Cevabı gayet açık. Sonsuz kere evet! Hipnozla ve kendime,özüme dönerek. Kendimi daha iyi tanımaya hipnozla fırsat vererek..
Hipnozu tanımak kendi içimdeki güzelliklere ulaşmak için sunulan en güzel yoldu bence.

Benim hipnozla ilk tanıştığım seans toptozlu, yıllardır el sürülmemiş bir odaya giriş gibiydi. O odanın kapısını açtım eşyaları teker teker inceledim.bir odaya ilk girdiğinizde önce bütün eşyaları gözünüzle süzersiniz dimi? Etrafa bakınırsınız. Ben de öyle yaptım.Ve hipnozda ilk seasımda içimde, odamda sahip olduğum herşeyi, o güne kadar yaşadığım tüm acılarımı, en kötü anlarımı gözden geçirmiştim. Hepsini birarada düşünmüştüm ve günlerce bu düşüncelerin şaşkınlığıyla dalgın dalgın dolaşmıştım. Kendimi hiç hissetmediğim kadar dünyadan soyut hissetmiştim. Odamda meğer ne çok eşya vardı. Çoktaaan unutup bir kenara ittiğim, üstünü kapatıp tozlandırdığım, özümde çocukluğumda bıraktığım bir çok şeyin farkına varmıştım;vardırılmıştım:) "Bak b. sen bunu unutmuşsun burda" demişti Tuncay bey. Unutulan birçok şeyin farkına varıp önümde kapısını aralayarak girdiğim yepyeni bir oda vardı artık. Sevinçliydim. Şaşkındım. Nasıl yaşadıklarımdaki bu ayrıntı noktaları gözden kaçırmıştım.


Neden karamsardım. Neden hayatımda bu kadar zamandır sürüp giden, beni üzen onca şeyde daha farklı düşünmeyi denememiştim. Hep aynı yada gün geçtikçe yeni boyutlar kazanarak acı veren biçok şey vardı hayatımda. Ama artık daha pozitif düşünmeye başlamıştım. Olanları farklı bir bakış açısıyla karşılıyodum. Olanları hafife almaya başlamıştım.Yaşadıklarım acı veren şeylerdi ama artık beni bu kadar üzmemeliydi. Hayatımdaki güzellikleri farketmemi bu kadar engellememeliydi.Giderek daralan umutlarla yaşamaktansa giderek büyüyen yaşadığım şeylerdeki acıları hafife alma düşüncesi ve farkındalık olmalıydı artık hayatımda. Hipnozla kendimi, özümü ve vazgeçilmez önemli oluşumu anladıkça bunlara karar verdim. Ben önemliydim. Ben bu dünyada tektim.Bana hayatımı bir başkasının yaptığı acı verici olayları düşünüp kahrolayım diye vermemişti  Allah! Artık üzüldüklerime daha az üzülüyor; Çözemediğim, istemesem de hayatımda olan herşeyi kabullenip onlarla yaşamayı öğrenmiştim. Hipnoz özümdeki o saklanmış çocuğun daha da farkına varabilmem için yaşadıklarımı kenara itmeyi öğretmişti. Beynimi istesem daha güzel düşüncelerle donatabileceğimi öğretmişti hipnoz ve asıl Tuncay bey!

Daha sakin, daha ılımlı daha  başarılıydım artık. Eskiden fişleri çekik yaşayan mutsuz ben artık fişleri takılı en ufak şeyden bile mutlu olmayı başaran, kendi ve yaşadıklarıyla barışık bir ben olmuştu.


İstersem yapamayacağım, bana zarar vermesini engelleyemeyeceğim hiç bişey yoktu. Meğer bütün güç ellerimdeymiş. Meğer içimde koskocaman düşünen bir "DEV" varmış da haberim yokmuş! Acılarımı azaltmak, sızlanmalarımı bastırmak benim elimdeymiş. İçimdeki mücevherlerin parıltısını umutsuzluğum ve karamsarlığımla biraz daha söndürüyomuşum da farkında değilmişim. Sadece kendime ayırdığım ve düşüncelerime odaklanarak geçirdiğim hipnoz vakitlerinde hissettiğim gevşeme hali bambaşkaymış. Ruhum bedenimden ayrılmış gibi. Hiç düşünmediklerimin, aklıma hiç gelmeyenlerin geldiği, yaşadığım her an içinde bulunmak istediğim bir ruh hali.


Her seansta ruhumdaki yaralar biraz daha iyileşti. Gözyaşlarım azaldı. Sızlanmalar yerini gülücüklere bıraktı. İçimde çiçekler açan karanlık odalardan çıkıp gök yüzüyle buluşan kendine çok güzel bir bahçe bulmuş taptaze bir tomurcuk vardı artık. Tomurcuk çiçek olup etrafına güzel kokular saçacak. Başarılı, geleceği parlak insanlara faydalı olabilmek için yaşayan taptaze bir insancık vardı artık bu dünya üzerinde. Yaşadıklarına üzülüp hep önüne acılarıyla setler çeken bir ben yoktu artık. Bitti. Olanlar geride kaldı.Ben değişti. Hipnozdaki en derinlerine yolculuklarında yeni güzellikler keşfetti. KEŞFETTİRİLDİ:)


O tozlu odadaki tozlu kutular her geçen gün bir bir açıldı. İçlerindeki mücevherler hergün daha çok parladı. Sevip de kaybettiklerine her şeye rağmen, bütün engellere inat geri döndü. Sevdiklerini en güçlü şekilde sevmeye başladı. Hayaller kurdu. İnanarak büyük bir güçle yepyeni bir yola girdi. Bendeki bu değişimler artık bana acı veren insanları da değiştirmişti. Ne mutlu bana!


Ben Hipnoz ve Tuncay bey sayesinde o kadar kararlı ki böyle umutla yaşamaya önüne kim, ne çıksa hepsini aşabilecek güçte. Özündeki, kendi içindeki güçler her türlü olumsuzluğa yeni çözümler üretiyo. Korkuları ve tökezlediği anlar tabi ki de var ama hangi dev hayatının bütün evresinde karşısına çıkan düşmanların hepsini yenmeyi başarmış? O devin de yara aldığı kendini daha da güçlendirmek için çalıştığı olmuştur. Her sorun çözülecek herşey yolunda gidecek diye bir şey yok artık benim için. Olan biten bütün olumsuzluklarla yaşamayı öğrendim ve kendi kişilik gelişimim için dünyada bir eşi bulunmayan bu insana artık karamsarlıklarımın ve olumsuzlukların zarar vermemesi gerektiğini anladım. NE MUTLU BANA Kİ HİPNOZU VE TUNCAY BEYİ TANIDIM!!  Kendimin farkına vardım ve artık çok çok daha mutluyum! Elimde olsa da bütün karamsarları hipnoz etsem:))

Mutluluklar ve güzelliklerin hepsi önümüzde serili. İster elimizin tersiyle onları iter görmezlikten geliriz istersek de hepsinin farkına varıp hayatı daha da anlamlı ve yaşanılır hale getiririz. BÜTÜN GÜÇ  BİZİM ELİMİZDE!

Yukarıda Farkındalık ve Hipnoz adlı makalesini okuduğunuz danışanım B.K. Öss Sınavını başarı ile verdi. Bu günlerde hangi tıp fakültesine girebilirm şeklinde tahminlerde bulunmaktadır. Ancak bende size hipnozu tanıtmak açısından B.K. nin hipnoz sayesinde yaşadıklarına biraz daha açıklık kazandırmak istiyorum.

Hipnoz denilen ruh hali hem güzel bir ruh hali olduğu gibi hemde insanlar tarafından öğrenilebilmekte ve ihtiyaç duyulan her ortama taşınabilmektedir. Son seansta B.K ye şöyle telkinde bulunmuştum.-Sol elini her ne zaman yumruk yapsan hipnoz haline her yerde ulaşabileceksin. Sınavda da ihtiyaç duyduğun her an oto hipnoz yapacaksın. Unuttuğun bir konu bilgi veya formül olduğunda sol elini yumruk yapıp 1-2 saniye içinde hipnoza gireceksin. İçsel güçlerin (buna belki bilinçaltı denilebilir) sana unuttuğun her türlü bilgiyi 1-3 saniye içinde hatırlatacak. Danışanım B.K sınav esnasında unuttuğu formül ve bilgileri bilinçaltına bu otohipnoz yoluyla soruyordu. Bu şekilde bir çok soruyu cevaplayabilmiş. Ben bu yöntemi ona öğrettim çünkü biliyorum ki insan beyni aslında her şeyi kayıt ediyor.  Ve bunun gibi bazı özel yöntemlerle ihtiyaç duyulduğunda bu bilgilere eksiksiz ulaşmak mümkün.

B.K bazı deneme sınavlarında başı yoğun şekilde ağrıyabiliyordu. Sınav esnasında B.H ye sınavda seni rahatsız edebilecek her türlü olumsuzluğu sağ elini yumruk yaptığında aşabileceksin şeklinde telkin verdim. Sınav esnasında B.K.'nın  arkasındaki bir öğrenci kusmuş. B.K oto hipnoz sayesinde bundan zerre kadar etkilenmemiş.

Sınav bittikten sonra danışanım yazlığa gitmiş. Sahilde arkadaşları ile dolaşıyorlarmış. B.K nın tüm arkadaşları üşümeye başlamış. B.K arkadaşlarına hipnoz yaparsanız üşümessiniz demiş. Arkadaşları olurmu canım ? gibisinden sözler etmişler. B.K elini yumruk yaparak oto hipnoz yapmış ve hiç üşümemiş. 

B.K' nın allerjik bronşitten dolayı hapşurmaları bir ara çok yoğunlaşmış. B.K yine otohipnoz yöntemiyle hapşurmalarını yok etmiş.

B.K otohipnozu biliyor ancak bazı ağrılarını yok edememesi için kendisine telkin verdim. Bir ara ayağı ağrımış ve hipnozla yok etmeyi denemiş ama yok edememiş. Çünkü nedeni bilinmeyen ağrıların hipnozla yok edilmesi doktorların teşhis koymasına engel oluşturabildiğinden çok tehlikeli olabilir. B.K hipnozla vücudunu büyük oranda kontrol edebileceğini biliyor ve aynı zamanda bir çok hastalığı hipnozla yok etmeden önce doktora danışılması gerektiğini de gayet iyi biliyor.

Yine aynı genç danışanımdan aldığım bir habere yer vermek istiyorum.

selam! dün benim doğum günümdü..ve uzun yıllardan beri gerçekten ilk defa doğum günümde bu kadar mutluydum..nedendir diye düşündüm de..büyük mutluluklar aramamıştım..mutlu olabilecek meğer çok şey varmış.ve artık görmeye başladım:) .yıllardan beri ilk defa iyiki doğmuşum dedim kendi kendime.. genelde bütün doğum günlerimi ağlayarak geçirdiğimi çok iyi hatırlıyorum..bi kutlama bir parti bile olsa ben gene de mutsuz kırgın olurdum ama bu sefer hiç bişey gözüme kötü gözükmedi..
ve dedimki kendi kendime..artık ben mutlu olabilmeyi beceriyorum! çok mutsuz ve depresyonda diilim. çıktım! bana bunu becerebilmemi öğrettiğiniz için çok çok teşekkür edreim! artık en mutlu olunası bi günde gerçekten mutluyum!  çok çooooooook teşekkürler! iyi günler:)))))))

selam! dün benim doğum günümdü..ve uzun yıllardan beri gerçekten ilk defa doğum günümde bu kadar mutluydum..nedendir diye düşündüm de..büyük mutluluklar aramamıştım..mutlu olabilecek meğer çok şey varmış.ve artık görmeye başladım:) .yıllardan beri ilk defa iyiki doğmuşum dedim kendi kendime.. genelde bütün doğum günlerimi ağlayarak geçirdiğimi çok iyi hatırlıyorum..bi kutlama bir parti bile olsa ben gene de mutsuz kırgın olurdum ama bu sefer hiç bişey gözüme kötü gözükmedi..
   ve dedimki kendi kendime..artık ben mutlu olabilmeyi beceriyorum! çok mutsuz ve depresyonda diilim. çıktım! bana bunu becerebilmemi öğrettiğiniz için çok çok teşekkür edreim! artık en mutlu olunası bi günde gerçekten mutluyum!  çok çooooooook teşekkürler! iyi günler:)))))))

>>>ANA SAYFA
                                                                                                                    

 ©Copyright 2001, 2004 Psk.Tuncay Özer. Tüm hakları saklıdır. Kaynak göstermek ve  link  koymak  şartı ile sadece internet ortamında kullanmak için izin almadan alıntı yapabilirsiniz. Diğer türlü alıntılar için kanun gereği  izin alınması gerekmektedir.                                                                                                                    

 

 

 

Psikolog Tuncay ÖZER  BAKIRKÖY / İST.