>>> ANA SAYFA

              

Hedefimin yüksek olması ve bu konuda güvensiz olmam bende ister
istemez bir stres oluşturmaktaydı.Sürekli, "tüm soruları yapmalıyım" , "ya
yapamazsam", "acaba yeteneklimiyim" gibi düşüncelerin asıl kaynağı kendimi
diken üzerindeymiş gibi hissetmemdendi. Sizde bakış açımı değiştirmek için
böyle bir yol izlemiştiniz diye düşünüyorum.
   

Babam "yaptıklarına değil yapamadıklarına bak " derken benim iyiliğimi
düşünüyordu. Rehberlik hocam "rahat olMAMAlısınız siz öys içeriğinde bir
sınava gireceksiniz" derken doğru bildiği şeyi söylüyordu. Geometri hocamız
"günde iki saat çalışın ama sürekli ve verimli çalışın"  derken kendi
tecrübelerinden bizim faydalanmamızı istiyordu. Bunları düşündüm ve şunun
farkına vardım ki aslında bu hususta herkes son derece iyi niyetli ve ve
hepsi doğru olduğunu düşündüğü yoldan gitmemi istiyordu. Buradaki asıl
illüzyon herkesin kendi düşündüğü yoldan başkasının işe yarayacağına
inanmamasıydı. Yani, babam "dediklerimi yapmazsan hayatta bu iş olmaz",
rehberlik hocam" çok çalışıp dediklerimi yazpmazsanız bu iş zor" derken
etraflarına çok kalın duvarlar örmüş ve at gözlüğüyle dünyaya
bakmaktaydılar.
   Bu konuda benim yaptığım sentez ise hiç bir sınav, soru veya başka bir
insanın düşüncesi benden daha öncelikli bir öneme sahip olamaz. Sınavda çok
iyi bir puan almam benim kaderimi kuşkusuz etkileyecek ama bunun positive
veya negative yönde olacağını aldığım öss puanı kesinlikle belirleyemez.
    İkincisi, babamın , rehberlik hocamın ve herhangi birinin sınav
hakkındaki düşünceleri onların yaşadığı ilüzyondan ibarettir. Alternatifi
olmayan düşünce aptalcadır ve başarıyı gölgeler. Yeniliklere açık olmalıyım.
    Her türlü duygu ve düşüncenin zihnimde olmasının bir sebebi var ve benim
kabul edemediğim, moralimi bozan düşünceler iyi bir niyet için ordalar.
Benim onları düşünmüş veya hissetmiş olmam onların gerçek olduğunu
göstermez. Ama ben onları düşünmeye devam ettikçe gerçekmiş gibi
görüneceklerdir. Şunun farkına vardım aslında beni en çok etkileyen şey,
hissettiğim ve düşündüğüm her şeyin çok gerçekemiş gibi durmasıydı. Bu sorunu
da tüm duygu ve düşüncelerimi ilk başta kabul edip sonra da onun altındaki
iyi niyeti bulmaya çalışarak aşmaya çalışıyorum. Ama bu konuda çok pratik
yapmam gerekecek.
   Neyse hocam çok konuştum sanırım:D. Bi de sizden bi randevu istiycektim,
amacım otohipnozu öğrenip, her türlü konuda olaylara at gözlüğüyle değil de
kuşbakışı bakabilmek. Hangi gün uygunsanız haber verebilirsiniz.
      Kendinize iyi bakın
      Mehmet
Merhaba,

    Hocam geçen bir ayda hayatımda çok şey değişti. İlk olarak anladım ki her
şey aslında hiç bir şeydir. Üzerine abartılı anlamlar yüklenen bazı
kavramlar hayatımızı cennet veya cehenneme çevirecek güce sahipler. Benim 2
ay önceki düşüncelerim ve olumsuz duygularım beni farklı bir farkındalığa
yöneltmişti. Dünyada o kadar güzellikler, mucizeler, ve değişim yaşanırken
ben sadece toplumun çekim etkisi altında kalmış ve bilincimi sadece öss'ye
yoğunlaştırmıştım. Her şey öss'ye bağlıydı ve insanların benim gitmemi
istediği yoldan gitmeliydim. Bu duygular ve düşünceler o kadar yoğundu ki
tek gerçekliğim olmuştu. Oysa ki ben sadece güzelliklere gözümü kapatmış, at
gözlüğüyle sadece görmem istenen şeye bakmaya zorlanıyordum.
  Şu an ise anlıyorum ki her anı dolu dolu yaşamak için düşüncesizliğin
derin sessizliğinde olmak gerekiyormuş. Her düşünce nedense kendi
gerçekliğini oluşturuyorken, sonsuz gerçekliği barındıran düşüncesizliğe
dalmak en büyük özgürlüktü. Düşüncesizliği yakalamak içinse "kabulleniş"
gerekiyordu. Ben tüm duygu ve düşüncelerimi kabullenerek bu işe başladım.
Kabullenme zihnim ve vücudum arasındaki engellenen enerji alışverişini
düzene soktu ve içimde huzur oluşmasını sağladı.
    Hocam size tekrar çok teşekkür ederim, bütün bu değişimler sizinle
yaptığımız ilk seans sonrası gerçekleşmeye başladı. Her şey için teşekkürler
     M.B

 

 

 

 

 

Psikolog Tuncay ÖZER  BAKIRKÖY / İST.