| |
Danışanımın bu sözlerinden sonra
kendisine hipnoza yatkınlık testleri uyguladım. Bu
testler kendisinin oldukça derin hipnoza girebileceğini gösteriyordu.
Kendisinin bu yeteneğini kullanarak derin bir hipnoz oluşturdum.
Kendisine müthiş bir ağlama yeteneği olduğunu söyledim.
Bu yeteneğini kullanarak bu sorunları çözebileceğimizi
söyledim. Danışanım tıpkı sizin şu anda düşündüğünüz
gibi " Nasıl yani ???" dedi. Çok basit dedim.
Yine ağlayacaksınız ancak ağlamanızın şeklini değiştireceğiz
dedim. Ağlamanızı gerektiren bir durum olduğunda bundan
sonra gözyaşınız akmayacak, onun yerine yüzünüzde gülücükler
oluşacak dedim. Çünkü öyle kocaya sahip olan bir insan
elbette ağlar, ama aynı zamanda o kocadan kurtulduğu içinde
insanın gözyaşları daha gözden çıkmadan gülücüklere
hemen dönüşür dedim. Aradan 2-3 dakika geçti danışanım
hipnozda kahkaha atmaya başladı. Ne oldu ? dedim.
"Bir şey hatırlıyorum da ağlıyorum." dedi.
Telkinimi hemen benimsediği için artık ağlamaları
kahkaha ve gülümseme şeklinde ortaya çıkmaya başlamıştı.
Danışanım sadece tek seans devam
edebileceği için ve hipnoza yatkınlığı normal
insanlardan çok üstün olduğu için onun beyinsel
yeteneklerini maksimumda kullanmak zorundaydım. Derin
hipnozların bir özelliği de insanlara bazı olayların
unutturulabilmesidir. (Hatta bu konuyu Kanal D' de ana haber
bülteninde açıklamıştım.) Bu danışanımda ona bazı
şeyleri unutturmaktan başka çaremde yoktu doğrusu. Ona eşi
ile ilgili ne kadar olumsuzluk varsa unutmasını telkin
ettim. Danışanım " Siz bu sözü söyleyene kadar
her zaman gözlerimin önünde eski eşimin resmi vardı.
Sizin sözünüzden sonra onun resmi gözlerimin önünden
yok oldu." dedi.
Bende çok iyi onunla ilgili olumsuz her şeyi
zihninizden silebilirsiniz. Hatta onun adının ne olduğunu
bile hatırlamayacaksınız. Çocuğunuz "anne babamın
adı ne? diye sorduğunda bilmiyorum git anneannene sor
diyeceksiniz dedim. Eşinizin adının bir yerde yazılmış
olduğunu görürseniz onun ismini okuyamayacaksınız hatta
göremeyeceksiniz dedim. Seanstan sonra eşinin adını
bir kağıda yazdım ve ne görüyorsa okumasını istedim.
Danışanım "Boş kağıdı nasıl okuyabilirim"
dedi. Seanstan sonra hep gülümsüyordu.
Aradan bir kaç gün geçtikten sonra
kendisinin hemen hemen hiç bir problemi kalmadığını öğrendim. Kendisi
2-3 ayda bir beni ziyaret eder
çayımı içer. Onun gözlerindeki ışığın, hüzünden
mutluluğa doğru birdenbire değişmesine ben bile hayret
ettim.
>>>ANA
SAYFA
©Copyright
2001, 2004 Psk.Tuncay
Özer. Tüm hakları saklıdır. Kaynak göstermek ve link koymak
şartı ile sadece internet ortamında kullanmak için izin almadan alıntı
yapabilirsiniz. Diğer türlü alıntılar için kanun gereği
izin alınması gerekmektedir.
|
|