>>> ANA SAYFA

        

 

İlk senaslarda danışanın kilo problemlerini analiz ettik. Tatlıya olan düşkünlüğünün nedeninin babasına olan düşkünlüğü olduğunu bulduk. Çünkü babası ne zaman onu sevindirmek istese mutlaka tatlı ve şekerli şeyler verirmiş. Bir yetişkin olduğunda ise kendini sevindirmek istediğinde tatlıya yöneliyor. Aslında burada yöneldiği şey tabi ki tatlı değil. Tatlı sadece bir araç. Tatlı aracı sayesinde stresli anlarında babası ile ilgili olumlu duygularını hatırlıyor. Ben de kendisine stresli durumlarda tatlıya yönelmektense, babasına telefon açmasını veya babasının resmini çıkarıp bakmasını önerdim. D.Y 6 seansta 7 kilo verdiğini söyledi. Hiç tatlı yemedi değil tabi. Yedi ama canı gerçekten tatlı istediğinde yedi.

Gelelim adet ve üşüme ve problemlerinin analizine. Adet ve üşüme probleminin ana kaynağının ilk adetini olduğu gün annesi ile yaptığı konuşmalar olduğunu belirledik. Seansımız esnasında bu durumu belirlediğimiz andaki konuşmalarımız aşağıdaki gibidir

D.Y-Şömine yanıyor. Ben şöminenin karşısında oturuyorum. Annem geliyor. Babam ve ben ikimiz yan yana olduğumuz için kızıyor. Ben babama çok yakınımdır. Annemin bir çok sorunu olduğu için onunla iyi geçinmek mümkün değildir. Annem bizden rahatsız oluyor. Sonra şöminenin ortasındaki camın kırılmasından korkuyorum.

 T.Ö-Kırılırsa ne olur?

 D.Y-Üşürüz… Donarız…                 

 T.Ö-Niye cam kırılırsa ateş yanmaz mı?

 D.Y-Yetmez herhalde.

 T.Ö-Peki izleyelim bakalım başka neler olacak?

 D.Y-Aklıma bir şey geldi.

T.Ö-Dinliyorum.

D.Y-Biz Doğubeyazıt’taydık. Hava çok soğuktu. Ben odamın camından bakıyordum. Annem babamdan ayrılmayı düşünüyordu. Ben 13 yaşındaydım. İlk adetimi olduğum günlerde annem bana şöyle dedi: “Şimdi bir genç kız oldun ve babanı çok seviyorsun. Allah bilir belki de şimdi babanla yatarsın." Sonra o hafta annem babamı terk etti. Ben kanamam ile baş edemiyordum. Daha adetin çok başıydı. Sonra ben o gece babamla uyudum. Çok üzgündüm. Babam korkuyorsan benim yanımda yat dedi. Ben kanamanın yatağa geçmesinden çok korktum. Sonra babamla aynı yatakta uyduğum için çok korktum. Annem duyarsa bana kızar diye. Çok rahatsız olduğumu hatırlıyorum. Sonra ben çok üzülüyorum diye babam gitti annemi aldı geldi. Babam benim için bir çok şey yaptı. Sanki annemin evi terk etmesinin nedeni benmişim gibi hissettim.

T.Ö-Anlıyorum.

D.Y-Adetli iken dışarı çıktığım zaman belden aşağısı çok üşüyordu. Çünkü ıslaktı. Annem olmadığı için paylaşabileceğim kimse de yoktu.

Sonuç olarak problemli adetlerin asıl  kaynağının danışanın annesinin ““Şimdi bir genç kız oldun ve babanı çok seviyorsun. Allah bilir belki de şimdi babanla yatarsın.” Şeklindeki sözünü duyduktan sonra yaşadığı duygular olduğunu belirledik. 

Danışanın "şöminenin camı kırılır, soğuktan donarız ölürüz." şeklindeki anlamsız korkusu annemin o iğrenç suçlamalarından sonra bekaretimi kaybetmekten korkuyorum demektir. Çünkü camın kırılması evrensel olarak bekaretin kaybını sembolize eder.

Hiçbir duygu içimizde sonsuza kadar kalmaya mahkum değildir. Bu tür duygulardan kurtularak sağlıklı olmanın mutlaka bir yolu vardır. 5 Seans sonucunda D.Y den gelen aşağıdaki mail danışanın bu yolu bulduğunu gösteriyor.  

İki gün önce de yine her zamanki gibi yoğun başlayan adetim 4-5 saat içinde minimuma indi ve normalin dörtte biri oranında yani normal gidiyor. Sonunda problem çözüldü. İkimiz de harikayız değil mi? Bir kutlama seansı yapmalıyız. Aslında seanslarımızın birinde annemle aramın daha yakın olmasının ise yarayabileceğini söylemiştim ancak yakınlaşabilmek için hissetmek lazım. Suçlu kareyi değiştirdikten sonra ancak bu hisse kavuştum. (Danışan’ın suçlu kareden kastı annesinin evden ayrıldığı gece şöminenin başında yaşadığı duygulardır.)

Üşümemek icin artik kendi kendime seans yapmıyorum. Bildiğiniz gibi üşüme problemi de tamamen bitmişti.

Benim dualarım hep kabul olur. Siz nasıl insanlara yardim etmeyi yüreğinizden istiyorsanız Allah’ın da size istediklerinizi gerçekleştirmeniz için ayni istekle yardim etmesini diliyorum.

Görüşmek üzere

D.Y

Seanslara Ağustos 2006 Tarihinde başlamıştık. O günden bu güne kendisi ile sık sık yüz yüze görüşüyorum ve sohbet ediyorum. Hem ruhsal hem de fiziksel sağlığı çok çok iyi. Bel ağrılarını artık yok çünkü onlarıda benzer tekniklerle yok ettik. Alerjileri artık yok. Çünkü alerjilerinin zihinsel-duygusal nedenlerini bulduk ve zihninde uygun düzenlemeler yaptık. Seanslardan sonra aklını ve ruhunu uyum içinde kullandığı için zihinsel performansı arttı. İşyerinde terfi etti. En son beni ziyarete gelidiğinde (haziran 2007) toplam 9 kilo verdiğini öğrendim.

D.Y bana insanın duygularının sağlığı üzerinde ne kadar derin etkilere sahip olabileceğini tekrar gösterdi. Bu bakımdan terapiler düşünsel veya dışsal şeylerle uğraşmamalı diyorum. Terapiler insanın en derin ruhsal yaşantılarına yönelmeli.

Şu an sitede okuduğunuz bilgiler onunla yaptığımız çalışmanın ancak % 1' dir diyebilirim. Eh site olunca ancak bu kadarına yer var. Kendisi ile yaptığım seansların video görüntülerini kendi iznini alarak metne döktüm. Yakında kitap olarak çıkacak. Şimdi bana müsaade kitabı düzenlemem lazım.

 

 

   

 

 

Psikolog Tuncay ÖZER  BAKIRKÖY / İST.