Hipnoz seansına başlamadan önce hipnozdan beklentilerini de şu şekilde sıraladı.

1.Mutlu bir insan olabilmek.

2.Hayattan zevk almak.

3.Diğer insanlar gibi düzenli bir beslenme alışkanlığı kazanabilmek.

4.Olaylara daha geniş bir perspektiften bakabilmek.

5.İyi bir anne olmak.

6.Çok iyi bir eş olmak.

7.Sakin bir insan olabilmek.

8.Gezmeyi sevmek istiyorum.

9.İnsanlardan sıkılmak istemiyorum.

İlk hipnoz seansında ben kendisini tanırken o da hipnozu tanımış oldu. Babasının sinirli ve otoriter olduğunu annesini sürekli ezdiğini söyledi. Üstelik annesi de kendisini gönüllü olarak ezdiriyordu. Her zaman yaşından daha büyük gibi davranan bir çocuk olduğunu, sanki hiç çocuk olmadan büyüdüğünü söyledi.

S.A'yı yoğun bir içsel araştırma sürecine (Özer, 2004) yönlendirerek dışarıya çıkamama sorununun nedenini bulmasını sağladım. 13 yaşında iken dışarıya çıktığı için erkek arkadaşı (şu andaki eşi) ile arası bozulmuş. Bu olaydan sonra intihar girişimi olmuş. O günden sonra dışarıya ilgisi azalmış. Ama dışarıya çıkamama sorununun nedeninin bu olay olabileceği aklının ucundan bile geçmiyordu. Hipnoz bir kez daha bilinmeyen bir şeyi aydınlatmıştı.

Bulumia rahatsızlığını ve kilo takıntısını yok etmek için aklıma güzel bir fikir geldi. Danışanıma her yemekten sonra dışarıya çıkarak aldığı kalorileri atabileceğini söyledim. Bu telkinim sayesinde semptom olumlu bir şeyle yer değiştirmiş olacaktı. Ayrıca dolu dolu yaşamanın, gülmenin ve cıvıl cıvıl bir yaşantının fazla kalorileri yok ettiğini söyledim. Bu söylediklerimi yaparsa zaten kusmaya gerek kalmayacaktı. Bulumia rahatsızlığının nedeni zaten kilo alma takıntılarıydı. S.A'nın üzerindeki tüm stres ve negatif düşüncelerin yüzündeki gülümsemeye dönüşeceğini söyledim. Hipnoz seansımız bittikten sonra kebapçıya tavuk kanat siparişi vereceğimi ve burada afiyetle ve büyük bir zevkle yemeği yiyeceğini ve üstelik yemeği dışarı çıkarmayacağını söyledim. Hipnoz bittikten sonra tavuk kanat siparişi verdim.Güle oynaya yemeğini yedi ve kusmadı. Seanstan bir kaç gün sonra eşi ile telefon görüşmesi yaptım. Hiç bir sorun olmadığını bol bol gezdiklerini ve artık 3 öğün yemek yediklerini söyledi.

3.Hipnoz seansına eşi ile geldiklerinde şöyle söylediler "O kadar güzel bir iyilik hali yaşıyoruz ki yaşadığımız bu şeyin gerçek değil bir rüya olabileceğini düşünüyoruz. Bu rüyanın bitmesinden endişe ediyoruz:))" dediler.

Ben de çok memnun oldum çünkü S.A için bulumia artık tamamen bitmişti denilebilirdi. Artık 3 öğün yemek yiyor, geziyor, gülüyor zevk alıyor, kısacası yaşıyordu. Hatta yıllardır dışarı çıkmadıkları için ve soğuk hava da çok kalmalarından dolayı hasta bile olmuşlar. Gezemeyen ve dışarı çıkamayan biri artık geze geze kendini hasta edecek hale gelmişti.

Artık hiç bir kişinin kendisini sinir edemediğini söyledi. Bunun nedeni de sanırım şuydu: Bir önceki seansta eğer kendisini birisi sinir edebilecek bir şey söylerse yanıt olarak pis pis gülmesini söylemiştim, hatta pis pis gülme egzersizlerini seansta yaptırmıştım.

3.Hipnoz seansına başladık. Kendisi konusunda merak ettiği bir şey olup olmadığını sordum. "Geçmişte kendimi neden bu kadar zayıf hissediyordum, onu merak ediyorum" dedi.

Yanıtı bir imajinasyon olarak aldık. S.A bir karıncanın üzerinde müthiş büyük bir taş olduğunu gördüğünü söyledi. Taş annesinin sembolüydü. Annesinin yemek yerken "yemeği dökme" diye sürekli dürtüklediğini hatırladı. Bende odamdaki küçük süs havuzundan bir tane taş çıkardım ve "Bu taşı annenize veriniz. Artık bu taşın sizin üzerinizde durmaması lazım."dedim.

S.A artık fazla kalorilerini huzur, neşe, sağlık ve mutluluğa dönüştürmek için kullanıyordu. Artık yıllardan sonra arkadaşlık ilişkileri tekrar başlamıştı. Evine misafirler gelebilmeye başlamıştı.

10 gün sonra kendisini gördüğümde çok mutluydu. Hipnoterapiye başladık başlayalı kusma sadece bir iki sefer olmuştu ki bu kadar azalması bile çok büyük bir gelişme idi. Kusma evde yalnız kalmak zorunda olduğu zamanlarda olmuştu. Hipnozda kendisine kusma davranışının yerini gezmelerin alacağını söylemiştim. Gezme fırsatı bulamadığı için kusma meydana gelmişti. Yani S.A aslında telkinlere harfiyen uyuyordu. Bu hipnoz seansında artık hiç bir şekilde kusmayacağını (yalnız kalsa da) telkin ettim. Kusma davranışı sayesinde problemler yaşayabildiği insanlardan otomatik olarak uzaklaşıyordu. Yani bu hastalığa sahip olduğu için dışarı çıkmıyor bu sayede hiç kimseden kötü bir söz işitmiyor ve kimse ile problem yaşamıyordu. Bu seansta insanlarla daha doğal ve güzel bir iletişim kurmak için hasta olmak gerekmediği üzerinde durduk ve insan ilişkileri üzerine bol bol konuşma yaptım örnekler verdim. Verdiğim örnekler hayvanlar aleminin sosyal davranışları üzerineydi. İnsanın sosyal bir canlı olduğu yalnız yaşayamayacağı fikrini veriyordu. izlediğim belgesellerden yarım saat boyunca bahsettim.

Hipnoza başladıktan bir buçuk ay sonra kendisi ile yaptığım telefon görüşmesinde bana "hiç bir psikolojik sorunum yok ve artık olmayacak" dedi.

Aradan bir kaç hafta geçtikten sonra eşi ile birlikte beni ziyarete geldiler. 6 Yaşındaki çocukları Murat Can "anne sana ne oldu niye artık her zaman neşelisin ve gülüyorsun" diyormuş. Çocuk annesindeki değişikliklere inanamadığı gibi hiç bir şekilde de açıklayamıyormuş. ailede meydana gelen değişikliklerden çevreleri de nasibini almaya başlamış ve  çevrelerine telkinlerde bulunmaya başlamışlar. Herkes hipnozu yaşamalıdır diye çevrelerine bilgi veriyorlarmış. 

S.A bana "artık o kelimeyi kullanmıyorum" dedi. Ben de "hangi kelimeyi" dedim. Ben söyleyemem eşim söylesin dedi. Eşi benim seansın birinde ona ya kelimesini kullanmayacağını söylediğim için artık hiç bir şekilde ya kelimesini kullanmadığını söyledi. Ben ona ya kelimesini şunun için kullanamayacağını söylemiştim: S.A "Ya hipnozdan sonra her şey yeniden başlarsa " gibi olumsuz düşüncelerini "ya" kelimesi ile ifade ediyordu. olumsuz düşünceleri kesmek için ya kelimesini iptal etmenin yararlı olacağını düşünmüştüm. S.A ya kelimesini o gün bu gündür kazara bile kullanmamış. Eşi zorla söyletmeye çalışmış yine söylememiş. O kelimeyi hipnotik telkinler S.A'nın beyninden tamamen silmişti.

>>>ANA SAYFA

 

     ©Copyright 2001, 2004 Psk.Tuncay Özer. Tüm hakları saklıdır. Kaynak göstermek ve  link  koymak  şartı ile sadece internet ortamında kullanmak için izin almadan alıntı yapabilirsiniz. Diğer türlü alıntılar için kanun gereği  izin alınması gerekmektedir. 

 

 

Psikolog Tuncay ÖZER  BAKIRKÖY / İST.