MAKALELER

Hipnoterapi hakkında daha fazla bilgi edinebileceğiniz uzman makaleleri.

Hipnoz Ve Meditasyon

MEDİTASYON

Hipnoz için görüştüğüm insanlar hipnoz ve meditasyonu birbirine karıştırma veya benzetme eğilimindedirler. Genellikle “ben meditasyonu biliyorum hipnozuda yapabilirim” düşüncesine sahiptirler. Hipnozla meditasyon arasında çok az bir benzerlik bulunmakla birlikte temelde çok farklı şeylerdir.

İki genel meditasyon tekniği vardır. Bunlar açılma meditasyonu ve yoğunlaşma meditasyonudur. Açılma meditasyonun da insan yeni deneyimlere ulaşmak için zihnini temizler; yoğunlaşma meditasyonunda ise dikkat bir nesne, sözcük ya da fikir üzerinde toplanır. Şu sözler açılma meditasyonunu temsil etmektedir.

Bu yaklaşım hiç bir şey yapmamaya, hiç bir şey düşünmemeye, kişinin kendisi için hiç bir çaba göstermemesine, tamamen gevşemeye, zihnini ve bedenini kendi haline bırakmaya karar vermekle başlar. Kendinizi değişik düşüncelerin serbestçe akışına, zihninizi duygularınıza bırakır ve bu akışı izlersiniz. Akıntıya müdahale etmeyi reddedin. Metafor değiştirin…bir kuş sürüsü gibi uçup duran düşüncelerinizi, duygularınızı ve arzularınızı izleyin. Onları özgürce uçmaya bırakın. Onları sadece seyredin. Sizi alıp bulutların içine götürmelerine izin vermeyin (Chaudri,1965,s.30.31)

Yoğunlaşma meditasyonu için de şu sözler örnek olarak alınabilir:

Amacınız mavi renkli bir vazo üzerinde yoğunlaşmaktır. Yoğunlaşmaktan, vazonun farklı bölümlerinin incelenmesini kastetmiyorum. Vazoyu, başka şeylerle herhangi bir bağlantı kurmaksızın kendi varoluşu içinde görmeye çalışmalısınız. Bütün diğer düşünceleri ya da duyguları, sesleri ya da bedensel duyumları dışlamalısınız (deikman, 1963, s.330).

İnsanlar, yoğunlaşma meditasyonunun bir kaç seansından sonra bir çok etki bildirmişlerdir: Vazonun değişik, daha derin bir biçimde algılanması; zaman zaman kısalması; göresel alanı dolduruyormuş ya da doldurmuyormuş gibi birbiriyle çelişen algılar; dışsal uyaranların yarattığı etkinin giderek azaalması (dikkatin başka yöne kayması ve zihinsel kaydın azalması); hoş ve ödüllendirici bir duygu olarak medyatif bir durum izlenimi.

Gevşemek İçin Yapılan Meditasyon

Meditasyonun ticarileştirilmiş ve dini içeriğinden kopartılmış bir biçimi ABD’de ve başka ülkelerde transandantal meditasyon ya da TM adıyla geliştirilmiştir (Forem, 1973). Bu teknik, bir öğretmenden kolayca öğrenilebilir. Bu öğretmen, meditasyona yeni başlayan kişiye bir mantra (özel bir ses) verir ve TM’ ye özgü derin dinlenme ve farkındalığı yaratmak için bunu tekrar tekrar nasıl uygulayacağını anlatır.

T.M’nin mistik bağlantıları kurulmaksızın aynı gevşeme durumu yaratılabilmektedir. Benson ve arkadaşları tarafından geliştirilen bir teknik şu aşamaları içerir.

1.  Rahat bir konumda sakince oturun ve gözlerinizi kapatın.

2.  Ayaklarınızdan başlayıp yüzünüze doğru ilerleyerek tüm kaslarınızı iyice gevşetin. Kaslarınızı iyice gevşemiş halde tutun.

3.  Burnunuzdan nefes alın. Nefes alışınızın farkına varın. Nefesinizi verirken sesizce içinizden “bir” deyin. 20 dakika boyunca nefesinizi verirken “bir” demeyi sürdürün. Süreyi denetlemek için gözlerinizi açabilirsiniz ancak çalar saat kullanmayın. Bitirdiğiniz zaman gözleriniz önce bir kaç dakika kapalı, sonra da açık olarak oturun.

4.  Derin gevşemeye ulaşmayı başarıp başaramadığınızı düşünmeyin. Pasif bir tutum takının ve gevşemenin kendiliğinden gerçekleşmesine izin verin. Başka düşünceleri bekleyin. Bu düşünceler ortaya çıktığı zaman “iyi” diye düşünerek onları göz ardı edin ve “bir” diye tekrarlamayı sürdürün. Bu tepki sürekli alıştırma sayesinde çok az bir çabayla gerçekleştirilmelidir.

5.  Bu tekniği günde bir ya da iki kez uygulayın. Ancak yemeklerden sonra iki saat içinde bunu yapmayın, çünkü göründüğü kadarı ile sindirim süreçleri, öznel değişimlere müdahale etmektedir (Benson, Kotch, Crassweller ve Greenwood, 1977, s.422)

Bu türden bir meditasyonda insanlar, zihinsel huzur, dünya ile barışık olma duygusu ve mutluluk hali bildirmişlerdir.

Meditasyonun Etkileri

Meditasyon, gevşemeyi sağlayan ve fizyolojik canlanmayı azaltan etkin bir tekniktir. Bu olgu ile ilgili hemen hemen bütün çalışmalar, meditasyon sırasında solunum oranında önemli bir düşüş, oksijen tüketiminde bir azalma ve daha az karbondioksit eliminasyonu olduğunu bildirmişlerdir. Meditasyon esnasında kalp atışları yavaşlar, tansiyon sabitleşir, ve kandaki laktik asit yoğunluğu azalır (Dillbeckve Ormejohnson,1987). EEG faaliyetinde de bir değişiklik olur; beyin dalgalarında oluşan bu değişiklikler, kortik canlanmanın meditasyon sırasında azaldığını gösterir (Fenwick, 1987)

Meditasyonun kronik anksiyete duygularında insanlara yardımcı olmak bakımından da etkili (Eppley, Abrams ve Shear, 1989) olduğu, kişinin kendisine saygısını arttırdığı (Alexander, Rainforth ve Gelderloss, 1991) kanıtlanmıştır.

Sonuçlar

Meditasyon üzerine olan araştırma literatürü, nitelik bakımından farklılık gösterir ve bazıları ve özellikle ticari kaygılarla hazırlanmış olanlar güvenilmezdir. Bununla birlikte, meditasyonun yatıştırıcı olabildiğini anksiyete ve gerginlikten yakınanlar için yararlı olabileceğini gösterir. Özetlemek için Harré ve Lamb’dan bir alıntı yapmak yararlı olur.

Meditasyonun yararı, kişinin tutumuna ve içinde bulunduğu ortama bağlıdır. Ruhsal ürünler piyasasında bulunan bir çok çağdaş meditasyon kültü, kendilerini elitist olarak tanımlayan kurumların gurularına ve üyelerine yapılan özel vurguyla birlikte belki de modern batı’da  aile sisteminin dağılmasının, ana baba rollerinin ve cinsiyet rollerinin belirsizleşmesinin bir ifadesi olarak görülebilir. Umutsuzca rehberlik gereksinimi duyan genç insanlar, bu gereksinimi ilginç yerlerde karşılamakta, güçlü psikosomatik egzersizlerle beyin yıkama uygulayıcıları haline gelme eğilimi göstermektedirler. Bu ortamlara girmek, kült üyeliği ve mali katkı gerektirmektedir. meditasyon, sadece kişisel gelişmenin aracı olarak kullanıldığında iç görü ve daha önemlisi özerklik sağlayabilir.

Bu yazısı için Psikolog Tuncay ÖZER’e teşekkürlerimizi sunarız.

Yararlanılan Kaynak: Hilgard’s İntroduction to Psychology 12 th Edition 

Psikosomatik Nedir?

Psikosomatik, psikolojik kökenleri olan fiziksel hastalıklara verilen isimdir. Yunanca ‘ruh’ anlamına gelen ‘psyche’ …

Parapsikoloji Nedir?

Parapsikoloji, duyu organlarını kullanmadan gerçekleştirilen olayların ve paranormal (normal-dışı) olayların deneysel …

Bilinç Nedir?

Bilinç, basit bir şekilde tanımlanırsa farkındalık ya da bireyin kendi varlığının farkında olmasını sağlayan …