MAKALELER

Hipnoterapi hakkında daha fazla bilgi edinebileceğiniz uzman makaleleri.

Histrionik Kişilik Bozukluğu Nedir?

Histrionik kişilik bozukluğu, günümüzün en sık rastlanan hastalıkları arasında gösterebileceğimiz bir sağlık sorunudur. Ergenlik dönemine ilk belirtilerini verse de, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkması da ihtimal dâhilinde bulunur. Bu kişilik bozukluğunun görüldüğü hastalar, etraflarından devamlı olarak ilgili beklemektedir ve duygusal bir yapıya sahiptirler.

Zihinsel bozukluk sınıfına da giren bu hastalığa kadınlarda daha fazla rastlanmaktadır. Bu bozukluğa sahip kişiler, dikkat çekebilmek için her yolu denerler. İlgi görmedikleri anda ağlamaya başlar. Tiyatro hastalığı olarak da bilinen bu hastalıkta ilerleyen dönemlerde farklı nörolojik bozukluklar da ortaya çıkabilmektedir.

Histrionik kişilik bozukluğu hastaları ilgi göremediklerinde ağlayabilen, halk arasında “ilgi arsızı” olarak nitelendirilen, yaşadıkları olayları daha dramatik olaylar şeklinde kabul eden ve etrafa bu şekilde anlatan kişilerdir.

 

Bu hastalık aslında halk arasında ilgi arsızlığı olarak bilinmektedir. Aslına bakılırsa psikolojik bir rahatsızlıktır. Yani bir karakter durumu olmaktan ziyade, yaşanan olaylardan etkilenme ile ortaya çıkar. Kişi, karşı tarafa kendisini takdir ettirmek için büyük çaba gösterir. Bu kişiler adeta ilgi ile beslenir. Bu kişiler hayatlarında yaşadıkları olayları olduğundan çok daha dramatik algılarlar ve etrafa anlatırlar.

Histrionik Kişilik Bozukluğu Nedenleri

Bu hastalığın temelinde, anne ve baba tarafından çocuklara uygulanan yanlış davranışlar bulunmaktadır.  Baskıcı ailelerden daha, çok çocuklarına karşı ilgisiz ve soğuk tavırlar sergileyen ebeveynler tarafından yetiştirilen bireylerde görülmektedir.

Ebeveynlerinden soğuk ve ilgisiz tavırlar gören çocuklarda histrionik kişilik bozukluğunun görülme ihtimali daha yüksektir.

Ebeveynler çocuklara karşı çok mesafeli ve ilgisiz olurlarsa, çocuk dışarıda göremediği ilgiyi evin dışında aramaya başlayabilir. Bu arayış sırasında farklı davranışlar ortaya çıkar/çıkabilir. Bu nedenle tedavi için gerekli görülmesi halinde ebeveynlerle de iletişime geçilmelidir. Bu bozukluk eğer önlem alınmazsa daha derin sorunların yaşanmasına, çözülmesi imkânsız olan problemlerin ortaya çıkmasına sebebiyet verebilir. Örneğin kişideki intihar eğilimi artabilir. Bu eğilim eyleme dönüşebilir, hasta hayatına son verebilir.

Histrionik Kişilik Bozukluğu Tedavisi

Bu hastalıkta temel problem hastanın bastırma adı verilen savunma mekanizmasının, normal insanlardan çok daha sık kullanmasıdır. Böylece geçmişi kendileri için daha silik bir duruma sokarlar. Bozukluğu düzeltmek için atılacak adımlar arasında bu yüzden ilk sırada, kişilerin farkında olmadığı zararlı düşünce yapılarının farkına varmalarını sağlamak gerekir.

Tedavide psikoterapinin önemi çok büyüktür. Duyguların netleşmesi ve doğru şekilde ifadesinin sağlanması son derece önemlidir. Hastanın derinliklerine yatan duygular keşfedilmeli ve bunlar hastaya ifade edilmelidir. Gerçek duygularının farkına varamadıkları sürece yanlış şeyleri savunmaları son derece doğaldır. Hastaların sevgi ilişkileri güçlendikçe, daha kolay iç görü kazanacaklardır.

Histrionik kişilik bozukluğu tedavisinde uygulanan terapi seansları grup terapi seansları şeklinde ya da aile bireylerinin katıldığı seanslar şeklinde yapılabilir.

Kendilerini ifade etmeleri için uygulanacak tedavilerde, terapötik bir yaklaşım izlenmesi gerekmektedir. Aslında ilgisizlik durumuyla karşılaşılması halinde kendilerini çok kötü hissedecek durumdadırlar ve bu yüzden terapistlerden destek beklemektedirler.  Grup terapisi ya da bireysel halde yapılacak analitik psikoterapiler de problemin çözülmesinde etkili olmaktadır.

Tedavide önem kazanan bir diğer nokta, hastanın yakınlarının da bu sürece katılmasıdır. Çocukluk dönemindeki sorunların çözülmesi ya da yanlış anlaşılan olayların açıklanması, açıklığa kavuşturulması gerekebilir. Ebeveynlerin yanı sıra hastayla yakın ilişkisi bulunan kişilerden (özellikle aile fertlerinden) yardım alınması gerekebilir. Bu yardımlar hastayla yapılan terapi seanslarına aile bireylerinin katılması şeklinde alınabileceği gibi hastaya verilen ödevler şeklinde, yakın ilişki içinde olduğu veya yakın ilişki kurmak istediği kişilerle yapılan bireysel görüşmeler şeklinde de olabilir. Tedaviyi üstlenen terapistin yaklaşımı ve tedavi planlaması, hastaya en uygun yaklaşım tarzının belirlenmesini ve tedavinin gerçekleştirilmesini sağlayacaktır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 votes, average: 4,00 out of 5)
Loading...

TMS NEDİR?

TMS ya da uzun ismiyle (transcranial magnetic stimulation), çok eski çağlardan beri tedavi amacıyla kullanılan bir çeşit …

Şizotipal Kişilik Bozukluğu Nedir?

Şizotipal kişilik bozukluğu, insanlarla yakın ilişki kurmaktan rahatsız olma, sıra dışı davranışların görülmesi, …

Serotonin Nedir?

Konu genellikle depresyon ve tedavisinde kullanılan ilaçlar olduğunda serotonin hormonunun ismi çok sık duyuluyor. Ancak …