MAKALELER

Hipnoterapi hakkında daha fazla bilgi edinebileceğiniz uzman makaleleri.

Narsistik Kişilik Bozukluğu

Narsistik kişilik bozukluğu tanısı konmuş bireyler, çevresindekilerin fikirlerine ve düşüncelerine karşı tepkisizdir. Bu kişiler, kendilerini beğenmiş kişilerdir ve başkalarının hayatında neler olup bittiğine karşı duyarsızlardır. Tek gayeleri kendilerini ön plana çıkartmaktır. Kendilerini başkalarının yerine koymayı başaramazlar. Sürekli kendilerini düşünürler.

Bu kişilerdeki mevcut narsistik karakteristikler, dramatik, artistik veya atletik başarılar şeklinde adlandırılabilir. Narsistik kişiler, aslında bir yandan da kendilerini aşağılık veya değersiz görme eğilimine sahiptir. Eleştiriye tahammülleri yoktur. Karşılarındakileri, kendi emelleri doğrultusunda kullanmaktan çekinmezler. Kendilerini asla eşi bulunmaz olarak görürler. Empati kurmayı asla beceremezler. Daimi olarak onay beklerler. Herkesin, kendilerini takdir etmesini beklerler.

Narsistik kişilik bozukluğu hastaları, sürekli kendilerini düşünen, mükemmel olduklarına inanan ve herkesin kendilerini onaylamasını isteyen kişilerdir.

Beklentileri yerine getirilmezse, özsaygılarında sarsılma meydana gelir, kendilerini bir anda kırgınlık ve çökme içinde bulurlar. Kendilerine karşı ilgili olmayan, saygı göstermeyen herkesi küçük görürler. Sürekli olarak hayallerini abartırlar. Başkalarını kandırmak için çaba gösterirler. Gerçekleri saptırma eğilimleri vardır. Rahatlarından kesinlikle ödün vermezler. Devamlı olarak başkalarını kıskanırlar. Narsistik kişilik bozukluğu genelde anti sosyal kişilik bozukluğu ile birlikte seyreder. Bu yüzden de teşhis edilmesi zordur. Bu kişiler, yaşlandıkça ve güçleri azalmaya başlayınca çok zorlanırlar. En ufak olumsuzluk karşısında öfkeye kapılır ve intikam arayışına girerler. Yaşayışlarına dair bir eleştiri yapıldığında umursamazlar. Eleştirileri anlamsız bulurlar.

Narsistik Kişilik Bozukluğu Belirtileri

Narsistik kişilik bozukluğu olarak isimlendirilen psikiyatrik sorunun önemli belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz:

Narsistler kendilerinin çok önemli olduğunu düşünen, sürekli güzellik-zeka-başarı arayışı içinde olan kişilerdir.
  • Kendisinin çok önemli olduğunu düşünme,
  • Sınırsız güzellik, zekâ, başarı arayışında olma ve bunlar üzerine kafa yorma,
  • Sürekli olarak beğenilmek ve takdir görmek isteme,
  • Kendini eşsiz bulma,
  • Kendisinin ayrıcalıklı biri olması gerektiğine inanma hali,
  • Başkalarını kendi çıkarları için kullanmakta sorun görmeme,
  • Empati yapamama ve ihtiyaç hissetmeme,
  • Başkalarındaki özellikleri kıskanma ya da tam tersi şekilde sürekli olarak kıskanıldığını düşünme,
  • Küstah bir tavra sahip olma.

Narsistik Kişilik Bozukluğu Nedenleri

Bu bozukluğun ortaya çıkışı, genelde çocukluk yıllarına dayandırılmaktadır. Bu bozukluğun görüldüğü kişiler, çocukluk yıllarında kendilerine verilen çevre tepkilere ihtiyaç duymuş ve bunlar karşılanmamıştır.

Anne sevgisinden yoksun kalan ama babası tarafından sürekli yüceltilen çocuklarda narsistik kişilik bozukluğu ortaya çıkabilir.

Ebeveynlerinden yeterli sıcaklığı göremeyen çocuklarda duygular çok yüzeysel şekilde gelişir. Örneğin, anne sevgisinden mahrum kalmış ama babası tarafından devamlı olarak yüceltilen bir çocuğun özbenlik duygusu gereğinden fazla gelişir. Bu da, narsistik bozukluğunun ortaya çıkması için bir neden oluşturur. Çocukken ortaya çıkan travmalar da kişilik gelişiminde sorunlara neden olabilir.

Narsistik Kişilik Bozukluğu Tedavisi

Bu bozukluk kolayca kronikleşebilir. Bu nedenle güç bir şekilde tedavi edilmektedir. Tedavide bireysel psikoterapi yöntemleri kullanılmalıdır.

Narsistik kişilik bozukluğu tedavisinde danışan ile terapist arasındaki ilişkinin dengeli bir terapötik ilişki olması gerekir ama bu ilişkiyi kurmak kolay değildir.

Tedainin başlangıcı aşamasındaki en önemli sorun, bu rahatsızlığa sahip olan kişileri yardım ve destek alma konusunda ikna etme zorunluluğunun olmasıdır. Çünkü destek ve yardım alma fikrini kabullenmeleri, buna inanarak seanslara devam etmeleri onların bakış açısından aşağılayıcı ve katlanılmaz bir durumdur. Ama dayanılmaz bir durum yaşamaları nedeniyle, itibarlarını sarsan bir olay yaşadıklarını düşünmeleri nedeniyle seanslara gelmeyi ve devam etmeyi kabul edebilirler. Aslında amaçları yardım almak, kendilerinde bir kusur bulmak ve bunu kabul etmek değil, itibarlarını geri kazanmak ve mükemmel olduklarını kanıtlamaktır. Bu şekilde başlayan terapi seansları, konuda uzman ve tecrübeli bir terapist sayesinde hastanın tedavisinin başarıya ulaşmasını sağlayan seanslar olabilir.

Tedavideki asıl hedef, özsaygının korunmasıdır.  Gerçek benliği ortaya çıkartmadan, yapay benlik üzerinde tedavi uygulamak işe yaramayacaktır. Terapistler, gerçek ve yapay benliğe aynı anda müdahale etmeye çalışmalıdır. Ayrıca bu rahatsızlığı olan kişiler toplumdan dışlanan, sevilmeyen kişiler de olabilirler. Terapist; hastanın gerçekçi, olumlu ilişkiler kurmasını ve bu sosyal ilişkilerin hastanın uygun davranışlarda bulunması sonucunu sağlamasını hedeflemelidir. Bu arada hastanın terapistle olan ilişkisini suiistimal ettiği de gözlemlenebilir. Yani tedavi sürecinde dengeli bir terapötik ilişki kurmak oldukça zor bir iştir. Danışan / hasta açısından zor geçebilen bu süreç, tedaviyi üstlenen terapist açısından da yorucu ve çok emek sarf edilmesi gereken bir süreç olabilir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...

TMS NEDİR?

TMS ya da uzun ismiyle (transcranial magnetic stimulation), çok eski çağlardan beri tedavi amacıyla kullanılan bir çeşit …

Şizotipal Kişilik Bozukluğu Nedir?

Şizotipal kişilik bozukluğu, insanlarla yakın ilişki kurmaktan rahatsız olma, sıra dışı davranışların görülmesi, …

Serotonin Nedir?

Konu genellikle depresyon ve tedavisinde kullanılan ilaçlar olduğunda serotonin hormonunun ismi çok sık duyuluyor. Ancak …