MAKALELER

Hipnoterapi hakkında daha fazla bilgi edinebileceğiniz uzman makaleleri.

Nöroterapi Nedir?

Nöroterapi aslında bir tedavi yöntemi değildir. Beyin kalıplarını düzenlemek ve yönetmek için kullanılan, beynin daha sağlıklı biçimde işlemesini amaçlayan bir yöntemdir.

Beynin Çalışma Biçimi ve Nöroterapi Uygulaması

Beyin insan vücudunda ana kumanda merkezi vazifesini üstlenen bir organdır. Bütün organları ve tepkileri kontrol eden beyin, bu görevini yerine getirebilmek için o davranışlarla-tepkilerle ya da organlarla ilgili bilgi sahibi olmalıdır. Örnek verirsek, masadaki su şişesini almak için elimizi uzatmamız ve şişeyi almamız; görsel duyumlar ve şişe-el arasındaki mesafenin uzunluğu gibi bilgilerin sinir iletileri yoluyla beyne bildirilmesi yoluyla olur. Feedback (geribildirim) döngüsü olarak adlandırılan bu süreç; insanların yeni doğdukları dönemlerde başlayan ve beynin ilerleyen zamanla birlikte bu şekilde aldığı veriler sayesinde ustalık kazanılan, dökmeden-kırmadan şişeyi almamızı ve içmemizi sağlayan süreçtir. Beyin tüm davranış kalıpları ve tepkiler için geçmişte aldığı geribildirimleri kullanır.

Feedback (geribildirim) döngüsü ve neurofeedback uygulamaları, Nöroterapi yönteminin temelini oluşturan bilgiler ve uygulamalardır.

İnsanların genellikle farkında olmadıkları fizyolojik süreçler hakkında beynin aldığı geribildirimler ise kalp ritmi, damar genişleme ve daralmaları vb.), beynin iç organların ve onlarla alakalı vücut bölgelerinin/parçalarının işleyiş biçimleri hakkında aldığı geribildirimlerdir. Nöroterapi işte bu noktada devreye giren bir yöntemdir.  Bilgisayarlı bir nöroterapi programı kullanarak beyne sinyaller (Biofeedback-biyolojik geri bildirim) gönderilir. Amaç beynin verdiği tepkileri düzenlemek, ağrıya – acıya- rahatsızlıklara neden olan bozuklukları düzeltmek, beyin dalga frekanslarını yeniden normal kabul edilen şekilde düzenlemek ve bu düzenleme işini merkezi sinir sistemine öğretmektir. Bu işlem tek seansta tamamlanabilen bir işlem değildir. En az 20, genellikle 40 veya daha fazla sayıda seansta tamamlanabilen bir işlemdir.

Nöroterapi uygulamasından faydalanan kişiler seanslar sırasında beyin dalgalarını (simülasyonlar şeklinde) izlerler ve kontrol etmeye çalışırlar.

Bütün hastalıkların temelinin nöronlar arası elektrik aktivitelerine ve beyin dalgalarına dayandığını varsayan yöntem, 1920’li yıllardan sonra EEG cihazı gibi teknolojik gelişmeler sayesinde gündemde yer bulmaya başlamıştır. 1950’lerden sonra alfa dalgalarıyla ilgili deneyler, yapılan analizler ve neurofeedback uygulamasının benimsenmesi, nöroterapinin temelini oluşturmuştur.

Nöroterapinin Uygulanış Şekli ve Kullanıldığı Alanlar

Nöroterapi uygulamasına başlamadan önce QEEG isimli görüntüleme cihazı ile beyindeki duyarlılıklar tespit edilir. Çünkü travmalar, havale geçirilmesi, zor doğumlar gibi farklı durumlar beyinde duyarlı bölgelerin oluşmasına neden olabilir. 40-200 seans aralığında yapılan nöroterapi uygulamalarının her 40 seansından sonra tekrarlanan QEEG ölçümleri, tedavi planının yapılmasında ve uygulanmasında esas alınan ölçümlerdir.

Beyin dalgalarını yönetmeye çalışan kişiler beyin dalgalarını doğru biçimde yönlendirdiklerinde verilen bir uyaran (ses-görüntü) ödüllendirilirler. Deneme-yanılma metoduyla devam eden bu durum, seans sayısının 40-200 seans arasında olmasına yani oldukça uzun bir süre boyunca devam etmesine neden olmaktadır.

Vücudundaki geribildirim döngüsünün ve kontrol mekanizmalarının farkında olmayan kişiler, nöroterapi uygulaması sırasında kafaderisine bağlanmış olan elektrotlar vasıtasıyla karşısındaki ekrana (Biofeedback monitörü) iletilen beyin dalgalarını (Delta, Teta, Alfa, Beta ve Gama) simülasyonlar biçiminde görür. Biofeedback monitöründe kişinin gördüğü beyin dalgalarını düzenleyerek rahatsızlıklarını/hastalıklarını/psikolojik ya da fiziksel sorunlarını gidermesi beklenir. Hastaya bu dalgaların nasıl olması gerektiği ve o anda nasıl olduğu gösterilir. Örneğin, teta dalgalarını artırması gerekmektedir. Bunu yapmaya çalışan birey, beyin dalgalarını doğru biçimde yönlendirdiğinde ona bir uyaran (ses-görüntü-ödül) verilir. Tabi bu süreç kişilere göre farklılık gösterebilir, beyin dalgalarının durumu nedeniyle değişebilir. Deneme-yanılma metoduyla ilerleyen ve yönlendirme denetiminin zamanla kazanılmasını sağlayan bu yöntem, seans sayılarının yükselmesine neden olan en önemli faktördür.

Nöroterapi Yönteminin Kullanıldığı Durumlar

Nöroterapi beyin aktivitelerini kontrol edebilme becerisine sahip olan herkese uygulanabilir. Tabi bebeklerde uygulanamaz (görsel uyaranlara istenen tepkileri vermeleri gerekir ama yapamazlar).

Nöroterapi uygulamalarının temelinde bulunan neurofeedback uygulamaları pek çok hastalığın tedavisinde yararlanılabilen uygulamalardır. Epilepsi, migren ve diğer baş ağrıları, kas gerginliği, stres yönetimi, depresyon, çarpıntı, hafif zekâ geriliği, tikler, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, panik atak, anksiyete, huzursuz bacak sendromu gibi rahatsızlıklar, nöroterapi uygulamalarından faydalanılabilen durumlardır.

Nöroterapi, beyin dalgalarını kontrol etme yetisine sahip olan bütün kişilerde ve tüm yaş gruplarında (bebekler hariç) uygulanabilen bir yöntemdir.

Bunun yanı sıra son 20 yıllık süreçte felç geçiren hastalarla yapılan çalışmalar; Nöroterapi uygulamalarına katılan hastalarda denge ve koordinasyon, konuşma akıcılığı, dikkat ve koordinasyon konularında önemli gelişmeler olduğunu göstermiştir.  Yukarıda sayılan basit kabul edilebilecek sorunların yanı sıra felç gibi ciddi problemlerin tedavisinde de kullanılabileceğini gösteren nöroterapi, yakın bir zamanda hastanelerde kendi polikliniğine sahip olan bir dal haline gelebilir.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (No Ratings Yet)
Loading...

TMS NEDİR?

TMS ya da uzun ismiyle (transcranial magnetic stimulation), çok eski çağlardan beri tedavi amacıyla kullanılan bir çeşit …

Şizotipal Kişilik Bozukluğu Nedir?

Şizotipal kişilik bozukluğu, insanlarla yakın ilişki kurmaktan rahatsız olma, sıra dışı davranışların görülmesi, …

Serotonin Nedir?

Konu genellikle depresyon ve tedavisinde kullanılan ilaçlar olduğunda serotonin hormonunun ismi çok sık duyuluyor. Ancak …