MAKALELER

Hipnoterapi hakkında daha fazla bilgi edinebileceğiniz uzman makaleleri.

Şizofreni Nedir?

Şizofreni, kişinin davranış ve duygularında ciddi bozulmalara yol açan ve kişinin gerçeklikle algısını kopartan bir zihinsel bozukluktur. Bulguları ve ilerleyişi hastalara göre farkı bir seyir izleyebilir. Bu sebepten şizofreninin gidişatı için net bir şey söyleme imkânı yoktur. Şizofreni hem tedavisi, hem hastalığın doğal yapısı hem de toplumda şizofreniye karşı mevcut olan ön yargılar sebebiyle hem hasta hem de yakınları için problemlere sebep olabilir.

Şizofreni hastaları birkaç yıl içinde sesler duymaya ve hayaller görmeye başlarlar. Gerçekle hayalleri ayırmakta zorlandıkları görülür. Yukarıda şizofreni tanısı koyulan bir hastayı ve gördüğü hayalleri resmettiği bir örneği inceleyebilirsiniz.

Şizofreni, başka örnekleri de mevcut olan, kişinin neyin gerçek neyin hayal olduğunu tespit etmekte güçlük yaşadığı hastalıkların en çok rastlanan örneğidir. Zaman zaman farklı psikolojik problemleri olan kişilerin de gerçeklik algısında bozulmalar görülebilir. Gerçekle olan ilişki koptuğunda gözüken ani kişilik değişimlerine ‘’psikotik atak’’ denir. Şizofreninin şiddeti kişiden kişiye farklılık gösterebilmektedir. Bazı şizofreni hastaları hayatlarında sadece tek hayat yaşarken bazıları sık sık yaşayabilir. Hastalardaki semptomlar, alevlenme ve duraksama dönemlerinde azalıp artabilir.

 Şizofreni Nedenleri

Birçok zihinsel rahatsızlık gibi şizofreninin nedeni de tam olarak bilinmemektedir. Fakat neden ortaya çıktığına dair bazı temel yaklaşımlar mevcuttur. En çok üzerinde durulan faktörler, genetik yatkınlık, beyin kimyası, beyin anomalisi ve çevresel etmenler olarak karşımıza çıkmaktadır.

1. Genetik yatkınlık

Genetik, şizofreni oluşumunda büyük bir paya sahiptir. Araştırmalara göre, ailesinde şizofreni olan bir hastanın, hastalığa yakalanma olasılığı, olmayan birine göre daha yüksektir. Tek yumurta ikizlerinden birinde şizofreni görülüyorsa, diğerinde de görülme şansı %48 kadar yüksektir. Fakat bu orandan da anlaşıldığı gibi, ailenizde şizofreni hastasının olması, sizin de illa olacağınız anlamına gelmemekte, sadece ihtimali yükseltmektedir.

Şizofrenlerin bu resimdeki gibi hayaller görmelerine neden olan etkenlerden birisi beyin kimyasındaki bozukluklardır.

2. Beyin kimyası

Hastalığa neden olan sebepler arasında beyin kimyası da vardır. Şizofeni hastalarında genelde dopamine karşı bir hassasiyet durumu gözlemlenir ya da dopamin üretim seviyeleri, sağlıklı bir insana göre çok yüksektir. Dopamin hormonu, beynimiz tarafından salgılanan bir kimyasaldır ve duyguları, hazzı, acıyı etkiler. Dopamin olması gerekenden fazla salgılanınca, beyin doğru tepkiler göremez ve halüsinasyonlar görülebilir.

3. Beyin anomalisi

Tıp dünyasında son yıllarda yapılan araştırmalar, sağlıklı insanlar ile şizofreni hastalarının beyin fonksiyonlarında bazı farklılıklar olduğunu ortaya koydu. Bununlar birlikte, beyinde normal olmayan her fonksiyonun anlamı – açıklaması ve sonucu şizofreni değildir. Yalnızca bazı belli beyin anomalileri şizofreniye sebebiyet vermektedir.

4. Çevresel etmenler

Şizofreniye neden olan faktörler yalnızca beyindeki bir takım anomaliler ya da genetik değildir. Çevresel faktörler de şizofreniye sebebiyet verebilir. Çevresel etmenlerin skalası, aşırı stres sonrası oluşacak bir travmadan, vücuda bulaşan bir viral enfeksiyona kadar genişleyebilmektedir. Sosyal etmenlere bağlı olarak şizofreni oluşumu, genellikle gençlik döneminde görülmektedir.

Şizofreni sosyal etmenlere bağlı olarak da ortaya çıkabilir.

Şizofreni Belirtileri

Şizofreni, çeşitli belirtiler vererek ortaya çıkar. Belirtiler hastaya göre değişse de bazı ortak belirtiler de mevcuttur. İlk olarak, içine kapanma, dikkat toplamada zorlanma, sosyal ortamlarda ilgi çekmeye çalışma gibi belirtiler görülür. Birkaç yıl içinde hastalar gerçekte mevcut olmayan sesleri duymaya ya da bir şeyler görmeye başlar.

Şizofreni problemiyle karşılaşan hastalar birkaç yıl içinde hayaller görmeye ve sesler durmaya başlarlar.

Zaman içinde bazı hastalarda uzun süre garip şekilde durma, bazılarında hiçbir şey yapmadan ve söylemeden uzun zaman dilimi boyunca sessiz kalma ya da tam tersi çok fazla hareketlilik ortaya çıkabilir.

Şizofreni Tedavisi

Hastalığın tedavisinde hem ilaçlardan hem de psikososyal tedavi yöntemlerinden yararlanılır. İlaçlar temel olarak beyindeki nörotransmitterler üzerinde etki gösterir ve belirtiler kontrol altına alınır. İlaçların bazı yan etkileri olabilir ve hastalar sıkıntı yaşayabilir ama bu yan etkiler uzun süreli olmaz. Bu yüzden mutlaka sabırlı davranılmalı ve ilaçlar mutlaka alınmalıdır.

Şizofreni tedavisinde kullanılan ilaçlar ve hastanın sosyal destek almasını sağlayan psikososyal tedavi yöntemi, hastanın durumu kontrol altına almasına yardımcı olacaklardır.

Psikososyal tedavide ise başarıya ulaşmak için biraz zaman gerekir. İlk olarak ailenin daha bilinçli davranabilmesi için aile eğitimler yapılmalıdır. Bir yandan da hastanın kendi sorunu hakkında bilgi sahibi olması sağlanır. Benzer problemler yaşayan hastalar ile bir araya gelerek birbirlerine sosyal destek vermeleri, ortak sorunlarını ve etkilerini daha iyi biçimde anlamaları sağlanır.

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...

TMS NEDİR?

TMS ya da uzun ismiyle (transcranial magnetic stimulation), çok eski çağlardan beri tedavi amacıyla kullanılan bir çeşit …

Şizotipal Kişilik Bozukluğu Nedir?

Şizotipal kişilik bozukluğu, insanlarla yakın ilişki kurmaktan rahatsız olma, sıra dışı davranışların görülmesi, …

Serotonin Nedir?

Konu genellikle depresyon ve tedavisinde kullanılan ilaçlar olduğunda serotonin hormonunun ismi çok sık duyuluyor. Ancak …